(818 SK m. 41)
Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çarşamba Asliye 2.Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26.09.2002 gün ve 1999/682-2002/270 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 22.05.2003 gün ve 2002/12973-2003/5366 sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili, davalının, Samsun Havaalanı yeni yol inşaatıyla ilgili çalışmaları sırasında müvekkiline ait kabloyu hasara uğrattığını iddia ederek, 807.059.745 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın kendilerince meydana getirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, zararlandırıcı eylemin davalı tarafından işlendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız fiile dayanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının yol inşaatı sırasında müvekkiline ait kablolarına zarar verdiğini iddia ederek tazminat talep etmiş, mahkemece, zarara neden olan filin davalı tarafından işlendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece varılan sonucun dosya kapsamına uygun düştüğünü kabul etmek mümkün değildir. Davacıya ait kabloların kopma şeklinde hasarlandığı, bu hasarlanmanın 31.10.1998 günü, gece saat 23.00 de olduğu ve hasarlanma bölgesinde davalının yol inşaatı yaptığı hususları tartışmasızdır. Hasar tutanağının çevreden sorulmalarla düzenlendiği, asfalt makinesinin kabloyu koparttığının söylendiği ve tutanağın buna göre tanzim edildiği tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır. Keşifte hasar tutanağı kapsamına göre tatbikat yapılmış asfalt makinesinin çekici üzerinde taşınması sırasında kabloyu kopartabileceği tespit olunmuştur. Her ne kadar kablonun davalı veya işçileri tarafından kopartıldığının net tespit edilemediği sabit ise de, dosya kapsamı, hayatın olağan akışı, davacı elemanlarının davalı şirkete yönelik kasıtlı bir tavrının iddia ve ispat edilmeyişi, davalının hasar mahallinde yol yapım çalışması yapması, olayın oluş saati ve şekli, kopmaya neden olacak yükseklikte araç kullanımın belirlenmesi karşısında hasarın, davalı tarafça meydana getirildiğinin kabul edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanlış değerlendirme ile hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 10.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy