(818 S. K. m. 88) (4302 S. K. geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 20.9.2002 gün ve 2002/31-739 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.5.2003 gün ve 2002/12797 - 2003/5126 E-K sayılı ilamı ile;
(... Davacı vekili, müvekkili şirkete ait talih oyunları salonunun davalı şirkete kiralandığını, yasa gereği salonların kapatıldığı 10.2.1998 tarihine kadar ödenmemiş 98.500 USD kira alacaklarının bulunduğunu, başlattıkları takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürülerek, bu meblağın ve 26.808 USD faizinin, temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kira borçlarının ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davacı vekilinin 20.9.2002 tarihli oturumunda alınan beyanında, davanın 10.2.1998'den geriye doğru 2 aylık döneme ilişkin olduğunu bildirdiği, oysa, 24.2.1998 tarihli faturanın 25.1.1998-11.2.1998 arası dönem için 6.812.400.000.- Lira olarak düzenlendiği ve bu bedelin 24.2.1998 tarihli fiş ile ödendiği, davacının çekince koymadığı, artık davacının geriye doğru bir talepte bulunamayacağı, davacı vekilinin 2.4.2002 tarihli dilekçesinde belirtilen 20.9.1995 - 24.11.1995 arası için talepte bulunduğu kabul edilse dahi, bu dönemin 5 yıllık zamanaşımına uğradığı, davalının, davacının bu dilekçesi üzerine zamanaşımı savunmasında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davanın alacak davası olması karşısında, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince, dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Sözleşmenin 20.9.1995 - 24.11.1995 tarihleri arasındaki bölümüne ilişkin kira bedelinin davalı kiracı tarafından ödenmediği çekişmesiz olup, davanın sadece bu döneme ilişkin olduğu da temyiz dilekçesi kapsamı ile sabittir.
Mahkemece, bu döneme ilişkin alacağın, öncelikle BK'nun 126'ncı madde hükmü karşısında 5 yıllık zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, dava reddedilmiştir. Oysa, davalı Antalya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'ne 20.12.1996 günlü açtığı davada, sözleşmenin başlangıcının 24.11.1995 olduğunun tespitini istemiş olup, yargılama sonunda, sözleşmenin başlangıcının 20.9.1995 olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, Dairemizce 23.11.1999 tarihinde onanmış ve sonrasında karar kesinleşmiştir. Davacı o dava nedeniyle, o döneme ilişkin olarak bir takip başlatamadığını ve dava açamadığını iddia etmiş olup, mahkemece bu husus üzerinde durulmamıştır.
Öte yandan, sözleşmenin sona erdiği 10.2.1998 tarihi ile öncesindeki 25.1.1998 tarihi arasındaki dönem için davacının, tahsil ettiği kira bedeline ilişkin düzenlediği 24.2.1998 tarihli fatura ve aynı tarihli ödeme fişinde işbu dava konusu geçmiş döneme ilişkin alacak ile ilgili olarak bir çekince koymasına gerek olmadığının kabulü de gerekir. Zira, devam eden o dava nedeniyle, halin icabı karşısında, artık BK'nun 88'nci maddesi ile davacı aleyhine var olan karinenin, aksinin kanıtlandığı sonucuna varılmalıdır. Bu durumda, bu noktaya ilişkin gerekçede de isabet bulunmamaktadır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı şirket vekili, davalı şirketin davacıya ait G. Hotel Adonis bünyesindeki talih oyunları salonunu 02.01.1995 tarihli sözleşme ile kiraladığını, sözleşmenin yürürlük tarihi hakkında doğan ihtilafın 20.01.1996 tarihli ek protokol ile çözüldüğünü, sözleşmenin başlangıç tarihinin ek protokol ile 20.09.1995 olarak belirlendiğini; bu tarihten itibaren salonun davalı tarafça "Casino C." adı altında işletilmeye başlandığını, 4302 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca, talih oyunları salonlarının 10 Şubat 1998 tarihi itibariyle kapatıldığını, bu tarihe kadar ödenmemiş bulunan 98.500 ABD Doları kira bedelinin ve işlemiş 26.868 ABD Doları faizin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle, yapılan sözleşmenin açık hükmüne göre, salonun işletme belgesinin alındığı 24.11.1995 tarihi itibariyle faaliyete geçtiğini, sözleşme ve resmi organlarca düzenlenmiş belgeler uyarınca davacı tarafa tüm kira ödemelerinin muntazam olarak yapıldığını, davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Özel Daire'ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
BK'nun 88. maddesi "Faizden veya İcar bedeli gibi muayyen zamanlarda ödenmesi lazım gelen sair borçlardan ihtirazı bir kayıt dermeyen etmeksizin bir taksit için makbuz veren alacaklı, ondan evvelki taksitleri de tahsil etmiş sayılır. Senet borçluya iade edildikte borç (sakıt) olmuş sayılır" hükmünü içermektedir. Anılan madde, ödemeye ilişkin bazı karineler getirmektedir. Bu karinelerin aksi ispat edilebilir. Madde son cümlesinde, senedin aslının iade edilmiş olmasını borcun son bulduğuna ilişkin bir karine olarak kabul etmiştir. Ancak alacaklı bunun aksini ispat ederse bu karineye dayanılamaz. Madde resülmal (ana para) için makbuz verilmesi halinde, faizlerin de tahsil edilmiş sayılacağına ilişkin bir karine getirmekte, bu suretle BK'nun 84 ve 113. maddeleriyle bir paralellik kurmaktadır. Kuşkusuz bu karinenin de aksini ispat mümkündür. Devri (Periyodik) borçlar, içinde tekerrür unsuru bulunan edalardır. Başka bir deyişle (düzenli) muntazam aralıklarla ödenen, aynı borç ilişkisinden doğarak belirli zaman aralıklarıyla tekrarlanan edimlerdir. Örneğin hisse senetlerine isabet eden temettüler, intifa senetlerinin ve lisans haklarının sağladığı gelirler, kiralar, akdi faizler, taksitli satışlarda taksitler, demek aidatları, gazete ve mecmua abonman ücretleri, bir havagazı ve elektrik şirketine yapılan periyodik edalar, sigorta primleri, nafaka borçları devri borçlardır. Adi ortaklıktan istenen kar payı ise buraya girmez.
Madde bu borçlarda bir devreye ait ihtirazı kayıt ileri sürülmemesinin, makbuz verilmesinin, daha önceki devreye ait borçların ödendiğine karine teşkil edeceğini hükme bağlamıştır. Kuşkusuz alacaklı bu karinenin aksini iddia ve ispat hakkına sahiptir (Turgut Uygur, Borçlar Kanunu Genel Hükümler, 2003 Baskı, Cilt 3, s. 3095).
Somut olaya gelince; tüm dosya içeriğine göre, taraflar arasında ilk kira sözleşmesi, 20.01.1995 tarihinde yapılmış, sözleşmenin yürürlük tarihi hakkında doğan ihtilaf 20.01.1996 tarihli ek protokol ile çözülmüş, sözleşmenin başlangıç tarihi 20.09.1995 olarak belirlenmiştir.
4302 sayılı "Turizm Teşvik Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun"un geçici 1. maddesi uyarınca talih oyunları salonları 10.02.1998 tarihi itibarıyla kapatılmış, kira sözleşmesi 10.02.1998 tarihinde sona ermiştir. Bu davadan önce davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine kira bedelinin günün koşullarına uydurulması için açılan, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/1060 E, 1999/208 K. sayılı uyarlama davasında, kira süresinin başlangıcının 20.09.1995 olduğu tespit edilmiş, karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce onanarak kesinleşmiştir.
Taraflar arasında 02.01.1995 tarihinde imzalanan kira sözleşmesinin 4. maddesine göre yıllık kira bedeli ilk beş yıl için 600.000 ABD Doları olarak belirlenmiş, yıllık kiranın her yıl işletme belgesinin alınış tarihinden başlayarak üç ay içerisinde üç eşit taksit halinde ABD Doları olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen fatura ve fişlerden ilk ödemenin 01.11.1995, son ödemenin 24.02.1998 tarihlerinde yapıldığı toplam 1.334.500.000 ABD Dolarının davacı şirket tarafından, davalı şirkete ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, davadan önce 06.12.1997 - 10.02.1998 tarihleri arasında kalan dilim için 106.849 ABD Doları asıl, 20.568 ABD Doları faiz olmak üzere İcra takibine girişmiş, yapılan takibe davalı tarafça itiraz edilmiş, takibin durması üzerine davacı, görülmekte olan alacak davasını açmıştır.
Davacı tarafın talep etmiş olduğu 98.500 ABD Doları ödenmeyen kira alacağının hangi döneme ilişkin olduğu dava dilekçesinde açık olarak belirtilmediğinden davacı vekilinden açıklaması istenmiş, davacı vekili 20.09.2002 tarihli oturumda, isteğin 10.02.1998 tarihinden geriye doğru 2 aylık bölümle ilgili olduğunu beyan etmiştir.
Yerel mahkeme kararında, 25.01.1998 - 11.02.1998 tarihleri arasındaki kira bedeline ilişkin olarak 24.02.1998 tarihli faturanın tanzim edilmiş olduğu, davacının bu dönem için fatura düzenleyip, çekince (ihtirazı kayıt) ileri sürmeden bedeli tahsil etmiş olması karşısında belirtilen döneme yönelik talebinin reddedildiği; davacının isteğinin ilk dönem yani 20.09.1995 ve 24.01.1995 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olduğu kabul edilse dahi, daha sonraki ödemelerin ihtirazı kayıtsız kabul edilmesi, davalı vekilinin zamanaşımı itirazında bulunması dikkate alınarak 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle de davanın reddedilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk dönemin kira parası 01.11.1995 tarihli fatura ile ödenmiş olduğundan, ödenen bedelin zamanaşımına uğradığından söz edilemez.
Ayrıca, son dönem olan 25.01.1998 - 11.02.1998 tarihleri arasındaki kira bedeli için 24.02.1998 tarihli fatura ile ödeme yapıldığı, herhangi bir çekince (ihtirazı kayıt) ileri sürülmediği anlaşılıyor ise de Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde, kiracı tarafından 20.12.1996 tarihinde açılan ve 23.11.1999 tarihinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce onanarak kesinleşen, kira bedelinin günün ekonomik koşullarına uyarlanması davası, bu sırada derdest olup, 24.02.1998 tarihindeki ödeme, anılan dava devam ederken gerçekleşmiş, kira başlangıcının da 20.09.1995 günü olduğu bu dava ile belirlenmiştir.
Hal böyle olunca, (kiralayan) davacının 24.02.1998 tarihindeki ödemeyi kabul ederken BK'nun 88. maddesi uyarınca çekince (ihtirazı kayıt) koyması zorunluluğu ortadan kalkmış bulunmaktadır.
Bu durumda ilk dönem (20.09.1995 - 31.12.1995) tarihleri arasındaki kiranın 01.11.1995 tarihi itibarıyla ödenmiş olması, ödenmiş bedel için zamanaşımından söz edilemeyeceği, davacının, davadan önce İcra takibini 06.12.1997 - 10.02.1998 tarihleri arasında kalan dilim için yapmış olması, davacı vekilinin ısrarla alacağın 25.01.1998-11.02.1998 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olduğunu beyan etmesi karşısında, mahkemece taraflar arasındaki kira ilişkisinin tümüyle değerlendirilmesi, çekişmesiz ödemelere ilişkin makbuzların dikkate alınması, noksan ödenen kira bedelinin tespit edilmesi ve uyuşmazlığın bir çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
O halde, usul ve yasaya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 7.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy