(2004 S. K. m. 50, 67) (6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.06.2003 gün ve 2003/28 E. 488 K. sayılı kararın incelenmesi Davalı Er-Denizcilik Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 17.11.2003 gün ve 2003/11951-11026 sayılı ilamı ile (...Davacının TTK. nun 1301 madde hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın kısmen kabulü ile takibin 765.000.000 TL asıl ve 807.075.000 TL işleyen faiz üzerinden devamına dair verilen karar, davalı Er Denizcilik San. Nak. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya ait ve diğer davalıya trafik sigortacısı olduğunu aracın, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı araca çarpması sonucu hasarlandığını, sigortalısına ödedikleri tazminatın davalılardan tahsili amacıyla yapılan icra takibinin, itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali davası açmıştır.
Davacı şirket, alacağının tahsili amacıyla Ankara İcra Müdürlüğünde icra takibinde bulunmuş, davalı borca ve icra dairesinin yetkisine İtirazında, müvekkilinin ikametgahı Şişli olduğunu belirterek yetki İtirazında bulunup takibi durdurmuştur. Davacı şirket İtirazın iptali davasını Ankara'da açmış olup, davalı borçlunun yetki itirazı üzerine mahkemece yetki itirazı süresinde olmadığından yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
İ.İ.K.nun 50. maddesi yetki meselesini düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrasında yetki itirazının esas hakkında itirazla birlikte yapılacağı, Tetkik Merciinin önce yetki itirazını inceleyip kesin bir sonuca bağlayacağı, belirtilmiştir. Bu madde hükmünün itirazın iptali için müracaat edildiği hallerde de uygulanacağının kabulü gerekir. Zira, İİK. nun 67.Maddesinde açıkça Takip talebine itiraz edilen ve İtirazın kaldırılması için mercie müracaat etmek istemeyen alacaklı denildiğine göre, alacaklıya ya mahkemeye yada mercie müracaat imkanı bakımından bir tercih hakkı tanınmaktadır. Alacaklı tercihini mahkemeye müracaat şeklinde yapmışsa artık mahkemenin hem icra dairesinin yetkisine itirazı ve hem de borcun esasına ilişkin itirazı incelenmesi gerekecektir. Esasen merciiden daha geniş yetkili bir mahkemenin yetki itirazını inceleyememesi için bir sebepte bulunmamaktadır.
Bütün bu hususlar nazara alınarak somut olay incelendiğinde; Ankara'da açılan itirazın iptali davasında, davalının mahkemenin yetkisine ilişkin itirazı üzerine mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi daha sonra, kendisinin yetkili olup olmadığını tespit etmesi gerekirken, yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Ankara İcra Dairesinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olmakla takip durmuş ve bu itiraz konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmakla yetki itirazı askıda beklemektedir. O halde mahkemesinin somut uyuşmazlıkta ilk olarak icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemek suretiyle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapıldığına kanaat getirmesi halinde işin esasına girmesi, aksi halde icra dairesinin yetkili olmadığını belirlemesi durumunda esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin, yetkili icra dairesinde yapılan icra takibi bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davasının reddine karar vermesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak icra dairesinin yetkisini incelemeksizin verilen karar doğru görülmemiştir.
2- Bozma nedenine göre davalı Er Denizcilik A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı Er Denizcilik A.Ş.vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı/alacaklı Şeker Sigorta vekili dava dilekçesinde özetle; asıl alacak ve faizinin tahsili için davalılar aleyhine takip yapılmış ise de itiraz nedeni ile takibin durduğunu beyanla itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, karar verilmesini istemiştir.
Davalı/borçlu Er Denizcilik A.Ş. vekili, cevabında; takibin üç borçluya yönelmesine karşın bunlardan sadece ikisine dava yöneltildiğini, müvekkili şirket ikametgahının İstanbul olduğunu bu nedenle, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, icra dosyasına da 23.01.2002 tarihinde yetki itirazı dilekçesini verdiklerini, esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi (Şeker Sigorta) vekili cevabında; sigorta poliçesini de ekleyerek müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkiline müracaat edilmemesi nedeni ile davaya sebebiyet vermediğini, beyan etmiştir.
Yerel Mahkeme; Davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire;
.somut olay incelendiğinde; Ankara'da açılan itirazın iptali davasında, davalının mahkemenin yetkisine ilişkin itirazı üzerine mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi daha sonra, kendisinin yetkili olup olmadığını tespit etmesi gerekirken, yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Ankara İcra Dairesinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olmakla takip durmuş ve bu itiraz konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmakla yetki itirazı askıda beklemektedir. O halde mahkemesinin somut uyuşmazlıkta ilk olarak icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemek suretiyle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapıldığına kanaat getirmesi halinde işin esasına girmesi, aksi halde icra dairesinin yetkili olmadığını belirlemesi durumunda esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin, yetkili icra dairesinde yapılan icra takibi bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davasının reddine karar vermesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak icra dairesinin yetkisini incelemeksizin verilen karar doğru görülmemiştir. Gerekçesiyle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Er Denizcilik A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına oybirliğiyle karar vermiştir.
Yerel Mahkeme;
.Önceki kararımızın gerekçesinde de görüleceği üzere mahkememizce öncelikle İcra dairesinin yetkisine yapılan itiraz değerlendirilmiş, gerekçesi de açıklanarak icra dairesinin yetkisine itirazın yerinde görülmediği açık biçimde belirtilmiş ve sonucunda hüküm fıkrasında borcun esası hakkında hüküm kurulmuştur. Yargıtay incelemesinde bu hususun gözden kaçırıldığı ve bu nedenle kararın usulden bozulduğu kanısına varılmıştır
Gerekçesiyle önceki kararında direnmiştir.
Hükmü Davalı Er Denizcilik San. Şti. vekili temyize getirmektedir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; itirazın iptali davasını gören mahkemenin kendi yetkisine yapılan itirazın süresinde olmaması halinde, takip dosyasındaki icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı değerlendirip değerlendiremeyeceği, mahkemece bu değerlendirmenin yapılıp yapılmadığı, noktasında toplanmaktadır.
Özel Dairece yerel mahkemenin icra dairesinin yetkisi konusunda değerlendirme yapmadığı gerekçesiyle ilk kararın bozulmasına karar verilmiş ise de , mahkeme davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk kararında aynen Dava, TTK 1301 maddesi ve haksız fiilden kaynaklanan sigorta rücu tazminatı alacağı ve işlemiş faizin tahsili için yapılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine İİK 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır
..Davalı Er Denizcilik A.Ş. takibin Şişli İcra Müdürlüğünde yapılması gerektiğinden bahisle icra dairesinin yetkisine, yine davanın İstanbul mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden bahisle mahkememiz yetkisine itirazda bulunmuş ise de mahkememiz yetkisine itiraz yasal cevap süresi geçtikten sonra yapıldığından reddedilmiş; yine davalı Sigorta şirketinin Ankara'da Bölge Müdürlüğü ve acentelerinin bulunması, kazanın meydana geldiği Fatih Sultan Mehmet Köprüsü girişinin Beykoz Adliyesine bağlı bulunması, HUMK. 21. maddesine göre ortak yetkili yer mahkemesinin ortak yetkili olarak gösterilmemesi ve 2918 sayılı Kanunun 110. maddesine göre davanın, birden fazla borçlu olması halinde borçlulardan herhangi birinin yerleşim yerinde açılması imkanı mevcut olduğundan icra dairesinin yetkisine itiraz da yerinde görülmemiştir. gerekçesiyle işin esasına girerek Davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Görüldüğü üzere, mahkemenin ilk kararında icra dairesinin yetkisine ilişkin değerlendirme yaptığına ilişkin direnme kararı yerinde olup, bozma yanılgıya dayalıdır.
Ne var ki, Özel Dairece bu değerlendirme irdelenmediği gibi, işin esasına yönelik temyiz itirazları da incelenmemiştir. Bu hususlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı direnme kararı uygun olup, kararda yer alan yetkiye ilişkin değerlendirmeye ve işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine 29.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy