(2004 S. K. m. 168) (7201 S. K. m. 21)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki şikayet yoluyla takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5. İcra Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 8.10.2002 gün ve 2002/897-1957 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 27.2.2003 gün ve 1067-3731 sayılı ilamıyla;
(...Muteriz B.D.'e çıkartılan 163 örnek ödeme emri 25.4.2002 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre tebliğ edilmiş olup, bu tebligatın usulsüzlüğü ileri sürülmemiştir. İ.İ.K.nun 168/5. maddesi gereğince muteriz borçlunun yasal 5 günlük süre içinde Merciiye başvurmadığı gözetilerek borçlunun, 27.5.2002 tarihinde yaptığı itiraz süreden sonra olmakla Merciice istemin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girerek şikayeti kabul etmiş olması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, şikayet yoluyla takibin iptali istemine ilişkindir.
Davacı-borçlu vekili; Davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine giriştiğini, takip konusu çekin müvekkili tarafından ciro edilmekle birlikte, sonradan iptal edildiğini ve ciranta imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı-alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Tetkik Merciinin; Şikayetin kabulü ile icra takibinin iptaline dair verdiği karar, Özel Dairece yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmuş,; Merciice 163 Örnek Ödeme emrinin 23.5.2002 tarihinde tebliğinden sonra, borçlu tarafından 27.5.2002 tarihinde yapılan itirazın beş günlük yasal sürede olduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilerek esasa ilişkin hüküm kurulmuştur.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla girişilen icra takibinde, ödeme emrine itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını sebepleriyle birlikte ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra tetkik merciine bir dilekçe ile yapmak zorundadır.(İİK. m.168/4, 5)
Bozma kararında, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 25.4.2002 tarihinde tebliğ edildiği kabul edilmiş ve bozma gerekçesi bu kabul çerçevesinde oluşturulmuştur.
Mercii ise, borçluya 25.4.2002 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin tetkik merciince iptalinden sonra yeniden düzenlenen ödeme emrinin 23.5.2002 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre itirazın yasal sürede yapıldığı görüşündedir.
İcra dosyasından, alacaklı tarafından borçlu B.D. aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla girişilen icra takibinde, borçlu adına çıkartılan ilk ödeme emri 25.4.2002 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, borçlu vekilinin başvurusu üzerine Tetkik Merciinin 10.5.2002 gün, E:697, K:591 sayılı kararı ile bu ödeme emrinin iptal edildiği ve alacaklı vekilinin talebi üzerine yeniden düzenlenen ödeme emrinin 23.5.2002 günü borçlu vekiline tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda ödeme emrinin, 23.5.2002 tebliğ tarihine göre, 27.5.2002 tarihinde Merciiye yapılan itirazın beş günlük yasal sürede olduğu ve değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca, bu kabulü esas alan Tetkik Mercii direnme kararı yerinde bulunmaktadır.
Ne var ki; Özel Dairece bozma nedenine göre diğer temyiz itirazları incelenmemiş olup, bu incelemenin yapılması için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun bulunduğundan, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 12. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 02.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy