(2004 S. K. m. 169/A) (YHGK. 13.04.2005 T. 2005/12-121 E. 2005/250 K.).
Dava: Taraflar arasındaki takibe itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Küçükçekmece İcra Tetkik Mercii Hakimliğince davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.06.2003 gün ve 2003/349 E. 679 K. sayılı kararın incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 18.03.2004 gün ve 2004/1133-6431 sayılı ilamı ile; (...İtiraza konu Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2003/1620 esas sayılı dosyasındaki çeklerin keşidecisi muteriz şirket olup, mükerrerlik şikayetine konu edilen 14.1.2003 tanzim tarihli 329.000.000.000 TL. bedelli bonoda çek keşideci şirket borçlu konumunda olmadığı gibi hakkında bu bonodan dolayı icra takibi de bulunmamaktadır. Dolayısıyla muteriz borçlu şirket hakkında mükerrer bir takip olduğu kabul edilemez.
Bononun arka yüzünde E. G. ve A. P. tarafından verilen meşruhat çeklerin keşidecisi yönünden çeklerden dolayı yapılan takibe etkili olmayıp bu meşruhattan dolayı aynı borçtan mükerrer tahsil iddiası ancak genel mahkemede açılacak bir davada dinlenebilir. Öte yandan bononun arka yüzündeki meşruhatın bu bono ile ilgisi olmayan çeklerin keşidecisi yönünden ödeme belgesi yerine kabulü de İİK'nun 169/a maddesi içeriğine aykırı olduğundan yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece borçlunun sadece faize itirazı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken mükerrerlik iddiasının kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olduğundan, alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle çek hamili, karşılığı olmayan çekte yazılı bedeli veya bunun ödenmeyen kısmını keşideciden, cirantalardan ve onlara aval verenlerden tahsil etmek hakkına haiz olduğuna göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 13.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy