(2004 S. K. m. 62, 63, 68, 269/C) (6570 S. K. Geç. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin İcra Hakimliğince talebin kısmen kabulüne dair verilen 01.05.2003 gün ve 2002/1342-2003/661 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 20.10.2003 gün ve 16727-20348 sayılı ilamı ile;
Merciin alacaklıya kira sözleşmesini ibraz ettirecek 4531 sayılı yasa hükümlerinde nazara alarak alacaklının isteyebileceği kira miktarını gerektiğinde bilirkişiye başvurmak üzere tespit ettirdikten sonra faize yönelik itirazında incelenmesiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar vermesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı/alacaklı vekili
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 68 ve devamı maddelerine dayalı itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
A. DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı/alacaklı/kiralayan vekili 09.07.2002 tarihli dava dilekçesinde; Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2002/2322 sayılı dosyası ile borçlu davalı hakkında kira alacağından dolayı takip yaptıklarını, borçlu davalının haksız olarak borca itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu, davalı tarafın kira bedeline yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, kira bedelinin 01.04.2001 tarihinden itibaren yıllık 1.440.000.000 TL olduğunun davalı tarafça da bilinip kabul edilmesine karşın sadece takibi sürüncemede bırakmak amacıyla ve daha az kira bedeli ödeyebilmek için yapılmış bir itiraz olduğunu, davalının kira bedelinin 1.440.000.000 TL olduğunu kabulle mecurla ilgili olarak açılmış ve sonuçlanmış bulunan Mersin 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/572 esas sayılı dosyası ve Mersin 3.İcra Müdürlüğünün 2002/1263 sayılı dosyasında bu kira bedeli üzerinden aylık 120.000.000 TL den hesap edilerek üç aylık kira bedeli 360.000.000 TL. sini bu dosyaya tehiri icra kararı getirebilmek için yatırdığını, belirterek, itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve % 40'dan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
B. DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı/borçlu/kiracı vekili ilk celse beyanında: davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
C. YEREL MAHKEME KARARININ ÖZETİ:
İcra Hakimliği; Davacı alacaklı vekili, 01.04.2001 tarihinden itibaren yıllık kira bedelinin 1.440.000.000 TL olduğunu iddia etmiş ise de, bu iddiasını destekler bir kira sözleşmesi ibraz etmediği gibi kira tespit ilamı da ibraz etmemiştir. Buna göre borçlu davalının belirtmiş olduğu 513.535.000 TL.nin yıllık kira bedeli olduğunu kabul etmek gerekir. Borçlu davalı kabul ettiği ve mahkememizce kabul edilen kira bedelinin 360.000.000 TL lik kısmını ödediğini savunmuş ise de İİK. nun 269/c maddesi gereğince ödeme savunmasını yazılı belgelerle ispat etmesi gerekir. Böyle bir belge ibraz etmemiştir. Borçlu davalı Mersin 3. icra müdürlüğünün 2002/1260 sayılı dosyasında ödemede bulunduklarını belirtmiş ise de adı geçen takip dosyasında borçlu davalının kira borcuna ilişkin bir ödeme yapmadığı anlaşılmıştır. Toplanan delillere ve izah edilen nedenlere göre talebin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Gerekçesiyle Talebin kısmen kabulü ile; borçlu davalının Mersin 4. icra müdürlüğünün 2002/2322 sayılı takip dosyasında asıl alacağın 360.000.000 TL lik kısmına itirazının kaldırılmasına; 360.000.000 TL üzerinden % 40 tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine;Fazlaya ilişkin talebin reddine;1.166.456.000 TL üzerinden % 40 tazminatın davacıdan alınıp davalıya verilmesine.. karar vermiştir.
D. TEMYİZ EVRESİ, BOZMA VE DİRENME KARARLARININ ÖZETİ:
Taraf vekillerinin temyizi üzerine karar Özel Dairece, yukarıya aynen alınan gerekçeyle bozulmuş; yerel Mahkemece yukarıda özetlenen nedenlerle önceki kararda direnilmiştir.
Direnme hükmünü davacı/alacaklı vekili temyize getirmektedir.
E. MADDİ OLAY:
Dosya içeriğine göre; icra ve eldeki dava dosyalarına sunulmamakla birlikte, davacı/alacaklı ile davalı/borçlu arasında 01.04.1998 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi olup, buna göre ilk yıl için yıllık kira bedelinin 200,000,000.TL olduğu, ikinci yıl için %60 oranında, sonraki yıllar için enflasyonun altına düşmemek şartı ile artış yapılacağının taraflarca kararlaştırıldığı, buna göre ikinci yıl olan 1.4.1999 yılı kira parasının sözleşme gereği % 60 arttırılarak 320,000,000 TL. olarak belirlendiği tarafların kabulünde olup, uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık; 01.04.2001 ile taşınmazın kiracı tarafından tahliye edildiği 31.05.2002 tarihleri arasındaki döneme ilişkin kira parasının ne olduğu noktasındadır.
Davacı/alacaklı/kiralayan tarafından davalı/kiracı/borçlu aleyhine ilamsız takibe girişilerek, yıllık 1.440.000.000 TL kira bedeli üzerinden %60 faizle alacağın tahsili istenmiş, borçlunun süresinde takibe itirazı üzerine takip durmuştur. Borçlu/kiracı itiraz dilekçesinde; kira ilişkisini, kira sözleşmesinin varlığını, ikinci yıl için yıllık kira bedelinin artış şartına uygun olarak 320.000.000 TL olarak belirlendiğini kabul etmiş; ancak takip eden dönemlere ilişkin kira bedellerini talep edilenden farklı hesaplayarak son döneme ait kira parasının yıllık 440.000.000 TL olduğunu, Mersin İcra Müdürlüğünün 2002/1263 sayılı diğer bir takip dosyasında kira borcuna karşılık 360.000.000 TL ödemede bulunduğunu, alacaklıya 153.535.000 TL borcu kaldığını ifadeyle, davacı/kiralayan/alacaklının talep ettiği kira bedelinden oluşan asıl alacağa ve faiz miktarına kısmen itirazda bulunmuştur.
Alacaklı/kiralayan/davacı açtığı eldeki davada itirazın kaldırılmasını isterken, yazılı kira sözleşmesinin varlığını kabulle borçlunun da itirazında belirttiği taraflar arasındaki Mersin İcra Müdürlüğünün 2002/1263 sayılı ve tahliye talepli bir başka takip dosyasına da delil olarak dayanmıştır. Dosya arasına getirtilen bu icra dosyasında alacaklı kiralayan olup, ilama dayalı takip talebi ile borçlu kiracının taşınmazdan tahliyesini istemiştir. Bu takibin dayanağı olan ilamda davanın açıldığı 06.09.2001 tarihi itibariyle harca esas yıllık kira bedeli 1.440.000.000 TL olarak gösterilmiştir.
Eldeki dava ile kaldırılması istenen davalı/borçlu/kiracının itirazı da anılan döneme ait kira bedelinin alacaklının iddia ettiği bu miktar olmadığı, yıllık 440.000.000 TL olduğu yönündedir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; incelemenin hükme yeterli olup olmadığı, bu cümleden olarak; icra mahkemesi tarafından kira sözleşmesinin alacaklıya ibraz ettirilip, 4531 sayılı Kanun hükümleri de nazara alarak alacaklının isteyebileceği kira miktarının da tespit ettirilmesi ve faize yönelik itirazın da buna göre değerlendirilmesinin gerekip gerekmediği, noktasındadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesinde itirazın kesin olarak kaldırılması, 62. ve bu maddeye atıfla 63. maddelerinde ise itiraz süresi, şekli ve sebepleri düzenlenmiştir.
Borçlu takibe itiraz ederken alacaklının da dayandığı yazılı kira sözleşmesinin varlığını, başlangıç tarihini ve başlangıçtaki kira bedelini ve sözleşmenin artış hükümlerini açıkça kabul etmiş, kısmi itirazını ise istenen kira bedelinin sözleşmede belirlenen artış oranına uygun olmadığı ve buna göre hesaplanan faiz miktarının da fazla olduğu savına dayandırmıştır.
Takibe konu kira bedeli ve faiz dışındaki hususlar alacaklı kiralayanın da kabulünde olduğuna göre taraflar arasında kira sözleşmesinin varlığı ve özel şartlarının ne olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sadece belirlenen esaslar çerçevesinde son kira bedelinin ne olması gerektiği ve buna göre alacak miktarı ile buna uygulanacak faizin hesabı noktasındadır.
Dar yetkili İcra Hakimi, itiraz ederken sebeplerini ayrıntısıyla bildiren borçlunun itirazlarının kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verirken tarafların kabulünde olan bu sözleşme hükümlerini değerlendirmek ve ayrı bir yargılama da gerektirmediğinden bu sözleşme üzerinden tarafların sav ve savunmalarını incelemek durumundadır.
İcra Hakimliğinin, alacaklının iddiasını destekler bir kira sözleşmesi veya kira tespit ilamı da ibraz etmediği, buna göre borçlu davalının belirtmiş olduğu 513.535.000 TL nin yıllık kira bedeli olduğunu kabul etmek gerektiği yönündeki kabulü yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamakta ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Zira, taraflar arasındaki yazılı kira sözleşmesinin varlığı, başlangıç ve bitişi ve artışa ilişkin özel koşullarının varlığı alacaklı yanca iddia edildiği gibi borçlu yanın itirazında da açıkça kabul edilmiştir.
Şu durumda; İcra Hakimliğince, öncelikle kira sözleşmesinin alacaklı/davacı/kiralayan tarafından ibrazının sağlanması; gerek tarafların kabulünde olan sözleşme ile bu sözleşmede belirlenen artış koşulları, gerekse o tarihte yürürlükte olan 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında 4531 sayılı Kanun hükümleri de değerlendirilerek, gerektiğinde bilirkişiye de başvurulmak suretiyle uyuşmazlığa konu kira dönemlerine ilişkin talep edilebilecek kira bedelinin belirlenmesi ve dosya kapsamına göre davacı/kiralayan/alacaklının kira alacağı miktarı ile buna uygulanacak faiz miktarının ne olduğunun hesaplanması gerekmektedir.
İcra Hakimliğinin açıklanan hususları göz ardı ederek salt dar yetkili olduğundan bahisle ve buna yanlış anlam vermek suretiyle eksik incelemeyle yazılı şekilde karar vermesi isabetsizdir.
Bu nedenle, Özel Daire bozma ilamında ve yukarıda açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen bozmaya uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Davacı/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 22.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy