(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Marmara Ereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 30.5.2002 gün ve 2001/169-2002/93 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 21.4.2003 gün ve 2002/14834-4751 sayılı ilamı ile;
(...Davacı yönetim davalının sitedeki ev sahiplerinden biri olduğunu ve 1997 yılında 2001 yılına kadar olan aidat borçlarını ödemediği için hakkında icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacı tatil köyü yönetimi, davalının 1997-2001 yılları arasındaki dönemde bir kısım aidatları ödemediğini öne sürerek, bu davayı açmıştır. Davalı ise, davacının tüzel kişiliği ve yönetim planı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 1998 ve 1999 yıllarına ait yönetim giderleri için daha önce takip yapıldığı ve takibe itiraz edildiği halde itirazın iptali davası açılmadığından bahisle tekrar aynı alacakları için takip yapılamayacağı ve itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesi ile alacak kalemlerinin bu bölümü için dava reddedilmiştir. Kararın bu kısmı usul ve yasaya uygundur. Ancak, sonraki yıllara ilişkin (ilk icra takibine konu yapılmayan) alacaklar için davalının sorumlu kılacak herhangi bir belge ibraz edilmediği gerekçesi ile bu kalem isteklerin de reddine karar verilmiştir. Oysa davacı, delil olarak icra takibine dayanak yapılan genel kurul toplantı tutanaklarını ibraz etmiş ve davalının genel kurulca kararlaştırılan aidat ve diğer katılım paylarını ödemediğini ileri sürmüştür. Gerçekten de dosyaya sunulan genel kurul tutanakları incelendiğinde, davalıya ait konutun da dahil olduğu sitedeki mesken sahiplerinin bir araya gelerek Evren Tatil Köyü Ortak Yerler Yönetimi adı altında topluluk oluşturdukları, yöneticilerin belirlendiği, yöneticilerin işlem ve faaliyetlerinin rapor edilerek tartışıldığı, ortak yerlere yapılan ve yapılacak giderlerin belirlenerek tahmini bütçenin yapıldığı ve buna göre ortaklardan alınacak aidatların kararlaştırıldığı görülmektedir. Mesken sahiplerinin toplanarak aldığı bu şekildeki kararların artık davalıyı da bağlayan bir sözleşme hükmü haline geldiğinin kabulü zorunludur. Kaldı ki, ortak kullanım alanlarından davalı da istifade ettiğine göre, bu gibi yerler için yapılan ve yapılacak harcamalara katılması, toplu yaşamanın getirdiği nimet ve külfetlere birlikte katılmanın, eşitlik ve hakkaniyet ilkelerinin gereğidir. Bu durumda mahkemece, daha önce icra takibine konu yapılan alacaklar dışında kalan istekler ile ilgili olarak, dosyaya ibraz edilen ortaklar kurulu ve yönetim kurulu kararlarının değerlendirilerek, elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, davanın tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı Evren Tatil Köyü Ortak Yerler Yönetimi vekili, Marmara Ereğlisi Yeni Çiftlik, 18 ada 4195 parsel üzerindeki yapının maliki olarak, Evren Sitesinde diğer site malikleri ile birlikte yaşayan, Sitedeki olanak ve hizmetlerden yararlanan davalının, 1997/2001 yılları arasındaki döneme ait toplam 1.485.000.000 TL. borcunu davacıya ödemediğini, yapılan icra takibinde de borca haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mehmet Aldatmaz, icra takibine konu borçlardan 2000 yılı ve öncesine ait olanlar için daha önce iki ayrı icra takibi yapıldığını, bunların yeniden takibe konu edilemeyeceğini; ortada Yönetim Planı veya onun yerine geçecek herhangi bir plan ve belge bulunmadığını, Yönetim Planı varsa, tüm bağımsız bölüm sahipleri tarafından eksiksiz olarak imzalanmış olması gerektiğini, esasen, Evren Tatil Köyünün site niteliği taşımadığını, söz konusu alanın, Yeniçiftlik Belediyesi hudutları içerisindeki bağımsız parsellerden oluştuğunu, çöp vs. gibi hizmetlerin belediyece verildiğini, her türlü vergi ve resimlerin kendisi tarafından ilgili kurumlara ödendiğini, site adı altındaki alanda 140'dan fazla bağımsız parsel bulunduğunu, yolların da kamuya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Yerel Mahkemece verilen; dava konusu sitenin birden çok parsel üzerinde bulunan bağımsız bölümlerden oluştuğu, ancak sitedeki bağımsız bölüm malikleri arasında yapılmış bir yönetim planının bulunmadığı; davacının 1998-2000 yılları arasındaki ortak yerler yönetim giderleri için daha önce davalı aleyhine iki ayrı icra takibi yaptığı, itiraz üzerine takipler durduğu halde, yasal sürede itirazın iptali davası açılmadığından aynı alacaklar için yeniden icra takibi yapılamayacağı gibi, itirazın iptali davası da açılamayacağı, sonraki yıllara ilişkin alacaklar yönünden de davalıyı sorumlu kılacak herhangi bir belge ibraz edilemediği gerekçesine dayalı, davanın reddine dair karar, Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle; icra takibine konu borçların, davalı adına tapuya kayıtlı bahçeli kargir evin de aralarında bulunduğu çok sayıdaki taşınmazın müşterek methali durumundaki üç adet parsel üzerinde yer alan tesislerin yapım ve işletme giderlerinden kaynaklanmasına; davalının da üyesi olduğu Sınırlı Sorumlu Evren Sitesi ve Sosyal Hizmetler Tüketim Kooperatifi'nin 22.6.1997 tarihli Olağan Genel Kurulunda, amacı gerçekleşen Kooperatifin feshiyle site yönetimine geçilmesinin kararlaştırılmış olmasına; konut sahiplerinin 1998 yılındaki feshi izleyen yıllarda Evren Tatil Köyü Ortak Yerler Yönetimi adıyla düzenli şekilde genel kurul toplantıları yaptıklarının ve yöneticilerini seçerek, ortak alanlarda yapılacak işler, bütçenin düzenlenmesi, giderlerin paylaştırılması, aidat miktarlarının belirlenmesi gibi konularda kararlar aldıklarının dosya kapsamından açıkça anlaşılmasına; Yargıtay uygulamasına göre, bu kararların toplantılara katılmayanlar ve katılıp onay vermeyenler de dahil, bütün parsel maliklerini bağlayan bir sözleşme olarak kabulü gerekmesine; davalının hukuka aykırı olduğunu ileri sürdüğü genel kurul kararlarının iptali istemiyle dava açma hakkına sahip olmasına; söz konusu tesislerden yararlanmamasının bu sonuca etkisinin bulunmamasına; kaldı ki, tesislerin niteliği gereği, o yönde özel bir isteği ve çabası bulunmasa dahi, davalının bunların hiç değilse bir kısmından kaçınılmaz olarak ve dolaylı şekilde yararlandığının açık bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 10.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy