(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Siirt Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 6.3.2003 gün ve 2001/236-2003/66 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 15.3.2004 gün ve 2004/225-3341 sayılı ilamı ile, karar düzeltme aşamasında
(...1- Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesine göre, davalının ilaçları teslim ettiğine dair ilgili kişilerin imzasını alma yükümlülüğü bulunduğu, reçetelerde imza bulunmaması ilaçların teslim edilmediğine karine teşkil edebileceği gibi, davalı ilaçları teslim ettiği ve yazılı belge ile kanıtlayamamış ise de tüm reçeteler üzerinde incelemeyi içeren 25.3.2002 ve 7.11.2002 tarihli bilirkişi kurulu raporlarında toplam 25.472.528.922 TL tutarındaki reçetelerde hak sahibi sigortalıların imzalarının olmadığı gibi, sigortalıya ait sağlık karnelerinde de hak sahibi sigortalıların yakınları olarak adları yazılı kişilerin reçetede adı yazılı hastaların imzalarının bulunmadığı ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu açıklamalara göre sözleşmenin 16. maddesine aykırı olarak işlem yapılan faturalar tutarı 25.472.518.022 TL olup, bunun üzerinde kalan kısımla ilgili faturalardaki ilaçların sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. Öyle olunca, davanın 25.472.528.022 TL.'lık kısmının kabulü, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkeme kararının bozulması gerekirken, davanın tümünün kabulü gerektiğinden bahisle zuhulen kararın bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemiz bozma kararı kaldırılmalı ve mahkeme kararı az yukarıda açıklanan şekilde bozulmalıdır...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, taraflar arasında 2000 yılına ilişkin olarak düzenlenen sözleşmenin 16. maddesindeki Eczane ayakta ya da yatarak tedavi gören hastalara ait reçetelerin arka yüzündeki hasta bilgilerine ait kaşeye ilacı alan kişinin adı, soyadı, yakınlık durumu ve imzasını alır. Reçetedeki ilaçları alan hastanın kendisi ise sadece imzası alınır. İmzanın olmaması durumunda reçete bedeli ödenmez. hükmüyle, ilaçların sözleşmeye uygun şekilde teslim edilmiş sayılabilmesi için eczanece yerine getirilmesi gereken şekil ve koşulların taraflarca birlikte kararlaştırılmış olmasına; bu kuralın aynı zamanda, uyuşmazlık halinde teslimin varlığını kanıtlama yönünden münhasır olmayan bir delil sözleşmesi niteliği de taşımasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel
Sonuç: Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 24.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy