(285 s. KHK m. 5) (3065 S. K. m. 8)
Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 13. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 27.11.2002 gün ve 2000/297-2002/776 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 25.4.2003 gün ve 2003/2195-5088 sayılı ilamı ile;
(...Davacı, KKK.lığının ihtiyacı olan ve Olağanüstü Hal Bölgesinde kullanılmak üzere 200.000 Nevresim takımı alımı için ihale yapıldığını, 285 sayılı KHK.gereğince satın alınacak malzemenin KDV.den muaf olmasına ve alıma ilişkin özel şartnamenin "Tediye Şartları" başlıklı 5.maddesinde de KDV vergisi ödenmeyeceği hükmüne yer verilmesine rağmen davalı şirkete sehven 130.312.500.000 TL. KDV ödemesi de yapıldığını talebe rağmen iade edilmediğini ileri sürerek ödenen 130.312.500.000 TL.nin ödeme tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, satın alınan malın KDV.den muaf olduğuna dair konulan hükmün hukuki sonuç doğurmayacağını, davacıdan tahsil edilen KDV.nin Vergi Dairesine yatırılması nedeniyle sebepsiz zenginleşmelerinin de olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında Olağanüstü Hal Bölgesi ihtiyacı için nevresim temini konusunda sözleşme yapıldığı, sözleşme ve teklif şartnamesinde, işin KDV'den muaf olacağı hükmünün yer aldığı, davacı alıcının, satıcıya 130.312.500.000TL. KDV ödediği konusunda uyuşmazlık yoktur. Davacı zuhulen ödediği KDV'nin iadesini istemiş, davalı şirket ise sözleşme konusu nevresim satışından KDV alınması gerektiğini, aldıkları KDV'nin Vergi Dairesine yatırıldığı için sebepsiz zenginleşmelerinin olmadığını savunmuştur.
Katma Değer Vergisi Kanununun 8/2 maddesi "Vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya Katma Değer Vergisi fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarlarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerlidir. Bu gibi sebeplerle fazla ödedikleri vergilerin, indirim hakkına sahip olmayanlara iadesi konusunda Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir" hükmünü getirmiştir. Kanunun bu hükmü gereği taraflar arasındaki satış, Katma Değer Vergisine tabi olmadığı halde davalı, davacıdan tahsil ettiği Katma Değer Vergisi karşılığı olan miktarı Vergi Dairsine ödemekle yükümlü olduğu gibi, davacı da davalıya ödemek zorunda kaldığı Katma Değer Vergisi karşılığı olan miktarı, daha sonra ödeyeceği vergilerden indirimi ye indirim hakkına sahip değil ise iadesini Maliye Bakanlığından isteyebilir. İndirim ve iade konusunda kabul, Maliye Bakanlığının takdir ve yetkisinde olup bu nedenle davalının Katma Değer Vergisini davacıya iade yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bundan ötürü davalıya husumet düşmeyeceği göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir...)
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, ihale yoluyla satın alınan mal bedeli ile birlikte davalı yükleniciye ödenen Katma Değer Vergisinin sehven ödendiği iddiasına dayalı, alacak istemine ilişkindir.
A- Davacı İsteminin Özeti:
Davacı Milli Savunma Bakanlığı vekili, Olağanüstü Hal Bölgesindeki askeri birliklerin ihtiyacı için, 200.000 nevresim takımının 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında ihale yoluyla 695.000.000.000 TL. bedelle davalıdan satın alındığını, taahhüdün şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi üzerine % 15 Katma Değer Vergisi dahil olmak üzere davalıya toplam 999.062.500.000 TL. ödendiğini; bu alım için hazırlanan onay belgesi ve eki özel şartnamede, alımın 285 sayılı K.H.K. kapsamında yapıldığının, bu nedenle Katma Değer Vergisinden muaf olduğunun, belirtildiğini, buna rağmen davalıya sehven taahhüt bedeline ilaveten 130.312.500.000 TL. tutarında Katma Değer Vergisi ödendiğini; satıcı davalının ihale için teklifini verirken kendisine Katma Değer Vergisi ödenmeyeceğini hesaplayarak teklif verdiğini, dolayısıyla kendisine ödenen Katma Değer Vergisini, bu mallar için teslimat aşamasına kadar ödediği Katma Değer Vergisinden mahsup etme imkanına kavuştuğunu, bunun da bir sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu ileri sürerek, 130.312.500.000 TL. nin ödeme tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B- Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Yıldırım Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davalıya Katma Değer Vergisi ödemesinin Maliye Bakanlığı'nın yazı ve görüşlerine istinaden yapıldığını, anılan verginin mal ve hizmet satımları üzerinden tahakkuk ettirilen ve yasal süresi içinde beyan edilerek Devlete ödenen bir vergi olması ve elde edilen bir kazanç niteliği taşımaması nedeniyle, davalının herhangi bir zenginleşmesinin de söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
c- Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkeme, sözleşmede ve onun eki mahiyetindeki ihale şartnamesinde Katma Değer Vergisi ödenmeyeceğine dair açık hüküm bulunduğu halde, davalı şirketin, üç adet fatura ile teslim ettiği mal bedellerine % 15 Katma Değer Vergisi eklediği, saymanlığın da faturaları incelemeden mal bedelini sehven KDV'li tutar üzerinden ödediği, böylece davalının sözleşme hükümlerini ihlal ederek davacı idareden toplam 130.312.500.000.TL. yi Katma Değer Vergisi adı altında haksız şekilde aldığı; bu miktarı vergi dairesine yatırmadığı, mahsup yoluyla kapattığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 130.312.500.000.TL. nin ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.
D- Temyiz Evresi ve Direnme:
Davalı vekilince aşamalardaki savunma tekrarlanmak suretiyle temyiz edilen karar, Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme gerekçesini tekrarlayarak önceki kararında direnmiştir.
Karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
E- Maddi Olay:
Davacı Milli Savunma Bakanlığı tarafından, Olağanüstü Hal Bölgesindeki askeri birliklerin ihtiyacı olan nevresimlerin 250.000 adedinin ihale yoluyla davalıdan satın alındığı; gerek ihale şartnamesinde ve gerekse ihale onay belgesinde, alımın 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında ve Katma Değer Vergisinden muaf olarak yapıldığının açıkça belirtildiği, taahhüdündeki nevresimleri teslim eden davalının, 1.9.1998; 5.10.1998 ve 31.12.1998 tarihli faturalarda mal bedeline ilaveten % 15 oranındaki KDV tutarlarını da göstererek fatura bedellerini buna göre oluşturduğu, böylece üç ayrı fatura karşılığında kendisine davacının saymanlığınca toplam 999.062.500.000 TL. ödendiği, bu miktarın içerisinde 130.312.500.000 TL. Katma Değer Vergisinin bulunduğu toplanan delillerden anlaşılmaktadır.
F- Gerekçe:
İhale şartnamesine ve onay belgesine göre, davalı şirkete teslim ettiği mal bedeline ek olarak Katma Değer Vergisi ödenmemesi gerektiği çekişmesizdir. Yine, davalının düzenlediği faturalar esas alınmak suretiyle kendisine dava konusu tutarın Katma Değer Vergisi olarak ödendiğinde de çekişme yoktur.
Özel Daire bozma ilamında da belirtildiği üzere, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 8/2. maddesine göre, vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya Katma Değer Vergisi fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde, düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisini gösterenler bu vergiyi ödemekle yükümlüdürler. Bu şekilde ödenen vergilerin, indirim hakkına sahip olmayanlara iadesi konusundaki yetki, Maliye ve Gümrük Bakanlığı 'na aittir.
Somut olayda, satım işlemi Katma Değer Vergisine tabi olmadığı ve dolayısıyla davalı şirket mal bedeli için düzenleyeceği faturada bu vergiyi göstermemesi gerektiği halde, yukarıda "Maddi Olay" kısmında tarihleri belirtilen faturalara Katma Değer Vergisini de eklediğine ve bunu davacıdan tahsil ettiğine göre, anılan Kanun hükmü karşısında, artık bu vergiyi vergi dairesine ödemekle yükümlüdür. Kanun gereği ödemekle yükümlü olduğu vergiyi, gerçekten de ödemiş olması halinde, davalının herhangi bir sebepsiz zenginleşmesinin gerçekleşmeyeceği, dolayısıyla, davacının da ödemenin hataya dayandığı iddiasıyla ve sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak bunu davalıdan geri isteme hakkının olamayacağı çok açıktır.
Önemle ve tekrar vurgulanmalıdır ki, bunun böyle olabilmesi için, davalının söz konusu Katma Değer Vergisini vergi dairesine ödemiş olması zorunludur.
Oysa, davalı vekilinin sunduğu faturalar ile KDV beyannamelerinin değerlendirilmesi sonucunda düzenlenen 13.6.2002 günlü ek bilirkişi raporunda, davalı şirketin davacıdan aldığı Katma Değer Vergisine karşılık Vergi Dairesine nakden ödeme yapmadığı, faturalarında yer alan Katma Değer Vergilerine mahsup ettiği belirtilmiş, dahası, Katma Değer Vergilerinin beyannamelerde toplam olarak gösterilmiş olmasından dolayı, bu toplam içerisinde dava konusu tutarın bulunup bulunmadığının dahi anlaşılamadığı; indirilecek Katma Değer Vergisi olarak beyannamede gösterilen tutarların, davalının alış faturalarındaki Katma Değer Vergileri olması ve bunun da toplam olarak yazılması nedeniyle, bu tutarda alış faturasının bulunup bulunmadığı konusunda bilgi edinilemediği belirtilmiştir.
Bu açıklamalara göre, dava konusu tutar davalı tarafından vergi dairesine nakden ödenmemiş; tersine, kendisinde sebepsiz olarak kalmıştır. Bu durumun, davalının malvarlığında davacının aleyhine ve herhangi bir haklı sebebe de dayanmayan bir artışa neden olduğu, dolayısıyla bir sebepsiz zenginleşme oluşturduğu, davacıya iadesi gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, Yerel Mahkemenin aynı gerekçeye dayalı, davanın kabulüne dair kararı usul ve yasaya uygun olup; davalı vekilinin faiz başlangıcı ve türü yönünden açık bir temyiz itirazının da bulunmaması karşısında, Özel Dairece işin esası yönünden yapılacak bir inceleme bulunmadığından, onanmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı(5.277.625.000) lira bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına 22.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy