(2577 S.K. m.2) (4721 S.K. m.716)
Dava: Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Osmaniye 1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 4.3.2002 gün ve 1995/362-2002/103 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 4.7.2003 gün ve 450-5738 sayılı ilamı ile, ( ...Dava, belediyeden satın almaya, şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden anlaşıldığı üzere tapunun dayanağı idari işlem geri alınmış bulunduğundan davacının ayni hak isteme olanağı kalmamıştır. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, davalı belediyeye ait Karaboyunlu Mahallesindeki 1337 Ada, 1 nolu parselde kayıtlı 48.869.84 m2'lik arsayı satın aldığını, satış bedelini belediyenin banka hesabına yatırdığını, 17 Mart 1994 tarihindeki belediye seçimlerinde Belediye Başkanının değiştiğini, tescil işleminin yeni başkan tarafından durdurulduğunu; tapuya tescilin bir merasimden ibaret olduğunu, davalı belediye tescile yanaşmadığından mahkemece hükmen davacı adına tescile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Osmaniye Belediye Başkanlığı vekili davanın reddini savunmuş, yerel mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak kurulan hüküm Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre 29.12.1993 tarihinde toplanan Belediye Meclisi davaya konu taşınmazın içinde bulunduğu sahanın satışına karar vermiş bu karara dayanarak toplanan Belediye Encümeni, 4.3.1994 günü 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 51/a maddesi uyarınca arsa bedellerini yatıran şahıslara satış yapılması için karar ve eklerinin imar müdürlüğüne gönderilmesini karar altına almıştır.
19.7.1994 günü toplanan Belediye Encümeni ise, davaya konu taşınmazın toplu konut alanı olarak ilan edilen yerde olduğu, belediyenin şehre kazandıracağı önemli bir proje olan toplu konut projesini engelleyeceği gerekçesi ile satış işleminin iptaline karar vermiştir.
Davaya konu taşınmaz Belediye Meclisi ve Belediye Encümeni kararı uyarınca davacıya satılmış ve satış bedeli davacı tarafından ödenmiştir. Belediye satışı takiben taşınmazın davacı adına tescili için tapu sicil müdürlüğüne devir yazısı yazmış ise de tescil işlemleri henüz gerçekleştirilmeden, Belediye Encümeninin 19.7.1994 tarih, 1933 sayılı kararı ile satış işleminin iptaline karar verilmiş, tapuya tescil yapılamamıştır.
Davacı, belediye başkanlığını hasım göstererek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş ise de davaya konu taşınmazın davacıya satışına ilişkin idari işlem, 19.7.1994 tarihli encümen kararıyla geri alınmıştır.
Davacı 19.7.1994 tarihli ve 1933 sayılı Belediye Encümen kararının iptalini sağlamış değildir. Davacı idari yargıya başvurup, bu amaca yönelik bir dava açmadığından satışın iptaline ilişkin idari karar halen ayaktadır, geçerliliğini korumaktadır.
Bu nedenle davacının iptal ve tescil isteğinin dayanağı olmadığından davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır.
Yukarıda yazılı gerekçelerle Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının temyiz edene iadesine, 28.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy