(2004 S. K. m. 279/2, 280/2)
Dava: Taraflar arasındaki "tasarrufun iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 03.04.2003 gün ve 2000/217 E. - 2003/420 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 30.09.2003 gün ve 2003/3452 E., 4429 K. sayılı ilamı ile; ( ...Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davada, borçlu A'nın banka hesaplarının kat edilmesinden sonra davalı T'ye 08.10.1998 tarihinde, onun da 11.12.1998 tarihinde davalı M. Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye devrettiği Gebze, Tepecik köyünde bulunan 30,31,32,34 parsel nolu taşınmazların devrinin mal kaçırmak kastıyla yapıldığı, her iki tasarrufun da iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Davalı T. vekili cevabında, bu taşınmazların satış bedellerini ödeyemediklerinden bizzat borçlu A'nın talebi üzerine, alacaklısı bulunan M. Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye devrettiklerini bildirmiş, M. A.Ş.vekili de cevabında, alacağına mahsuben dava konusu 4 adet parseli devir aldığını beyan etmiş, her iki savunma, borçlu vekilince de tekrarlanıp, doğrulanmıştır. Görülüyor ki, T. ve M. A.Ş.'nin borçlunun durumunu bilerek, bedel ödemeden taşınmazları satın aldıkları, kendi ikrarlarıyla sabittir. Alacağa mahsuben yapılan tasarruflar anılan yasanın 279. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mutat ( olağan ) ödeme vasıtası kabul edilmemektedir. Dairemizin süregelen uygulaması da bu yönde olup, alacağa mahsuben satışların butlanına karar verilmektedir. Kaldı ki, yine anılan yasanın 280. maddesinin 2. bendi uyarınca borçlunun ızrar kastıyla yaptığı bu tasarrufları diğer davalıların bildikleri kendi savunmalarıyla ortada iken, var olan borcun ödenmesine ilişkin gerçek bir satış olduğu gerekçesiyle davanın tümüyle reddi usul ve yasaya aykırıdır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekir"... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K."nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 20.10.2004 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy