(2004 S. K. m. 277, 278) (YHGK. 30.03.2005 T. 2005/15-217 E. 2005/206 K.)
Dava: Taraflar arasındaki "tasarrufun iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 20.06.2002 gün ve 1999/728-2002/728 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 24.09.2003 gün ve 2003/4734-4265 sayılı ilamı ile;
(...Dava, İİK. nun 277 vd. maddelerine dayanılarak tasarrufun iptali istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava konusu Mecidiye Mahallesi 1068 ada 138 parsel numaralı taşınmaz 7.4.1999 tarihinde tapuda 25.000.000.000 lira bedelle borçlu V. D. tarafından A. Ş.'e satılmıştır. Bilirkişi taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerini 85.000.000.000 lira olarak belirlemiştir. İİK. nun 278. maddesinin 3.fıkrası 2.bendine göre, akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağışlama olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin 1.fıkrasında ise bağışlama niteliğindeki tasarrufların batıl olduğu hükmü yer almaktadır. Dava şartları da oluşmuş olduğundan davanın kabul edilmesi, icra takibine konu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak, tasarrufun iptaline karar verilmesi zorunludur. Mahkemece yazılı nedenlerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 24.11.2004 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy