(1086 S. K. m. 439)
Taraflar arasındaki "tazminat, tapu iptali ve tescil, muarazanın meni, şufa davasından" dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa Asliye 2.Ticaret Mahkemesince asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.06.2002 gün ve 2001/844-2002/379 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 27.02.2003 gün ve 2002/5272- 2003/949 sayılı ilamı ile;( "1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dairemizin 8.2.2001 tarihli bozma ilamında, davacı yüklenicinin iş bedelinin 1996 yılı rayiçleri dikkate alınarak hesaplanması, yüklenici tarafından Necdet Yağlıkçıoğlu'na satılan tapulu taşınmazın aynı yöntemle bulunacak bedelinin düşülerek yüklenici alacağının bulunması gerektiği açıklanmıştır. Mahkemece 15.5.2000 tarihli bilirkişi raporu uyarınca iş bedeli 58.839.672.920 lira olarak kabul edilmiştir. Bulunan bu iş bedeli içerisinde Necdet Yağlıkçıoğlu'na satılan villanın yapı bedeli de vardır.Yüklenicinin istemekte haklı olduğu iş bedeli bulunurken, satılan villanın arsa ve yapı bedeli toplamının düşülmesi gerekir. Sadece 1.708.300.000 lira arsa bedelinin düşülerek yüklenici alacağının belirlenmesi doğru almamıştır.
3- Mahkemenin ilk kararında, 20.000.000.000 liralık davanın kabul edilen bölümü için 8.6.1995 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Dairemizin bozma ilamındaki faizin başlangıç tarihine ilişkin bölüm 11.10.2001 tarihli karar düzeltme ilamı ile kaldırıldığından ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğinden, ilk davanın kabul edilen bölümü için faiz başlangıcı 8.6.1995 olarak kesinleşmiştir. Yüklenici tarafın gönderilen 19.03.1996 tarihli ihtarname ile arsa sahibi temerrüde düşürüldüğünden 2000/204 E.sayılı dosya yönünden faiz başlangıcının bu ihtarnamenin tebliğ tarihine ödeme için tanınan sürenin eklenmesiyle bulunacak tarih olması gerekir. Mahkemece her iki davada karar altına alınan yüklenici alacağına 1.2.1996 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmamış, ilk dava yönünden kazanılmış hak kuralına da aykırı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.")gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece bozma ilamının 2. maddesi yönünden önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, asıl ve ek davada eser sözleşmesine dayalı akdin feshi nedeniyle menfi zarar karşılığı tazminat, birleşen davada ise tapu iptali ve tescil, şufa ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki eser sözleşmesi üç adet sözleşmeden oluşmaktadır. Sözleşmelerde yüklenici davacı Rüstem, iş sahibi ise davalı İbrahim'dir.
Davacı yüklenici açtığı asıl ve ek dava ile akdin haklı nedenle feshi nedeniyle menfi zararı karşılığı tazminat isteminde bulunmuş; davalı iş sahibi ise açtığı birleşen davada davacı adına devredilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve adına tescili ile el atmanın önlenmesini istemiş; ayrıca davalı Necdet Yağlıkçıoğlu'na satılan arsa nedeniyle şufa hakkını kullandığını bildirmiştir.
Davanın direnme kararına kadar ki aşamasında karşı dava yönünden hüküm kesinleşmiş olup; sadece yüklenici tarafından açılan asıl ve ek dava yönünden uyuşmazlık bulunmaktadır. Buna göre; direnme sadece bozma ilamında davacı yüklenici lehine hükmedilen tazminattan indirimi öngörülen, asıl dava yönünden dava dışı ancak karşı davanın davalısı durumundaki Necdet Yağlıkçıoğlu'na yüklenici tarafından satılan taşınmazın yapı bedeline ilişkindir.
Direnmeye konu uyuşmazlık ise; davacı yüklenicinin Necdet Yağlıkçıoğlu'na sattığı taşınmazın mahkemenin kabul ettiği gibi sadece arsa mı olduğu, yoksa bozma ilamında belirtildiği gibi üzerinde yapı mı bulunduğu, buna göre davacı lehine hükmedilen tazminattan düşülecek bir yapı bedeli bulunup bulunmadığı noktasındadır. Ancak bu konuda tarafların temyizi olmayıp, davacının diğer yönlere ilişkin temyizi bulunmaktadır.
Mahkemece 15.09.2003 günlü direnme kararında bozma ilamının 3. bendinde yer alan faiz başlangıcına yönelik bozmaya ise uyulmuş, bozma ilamı doğrultusunda yeni bir hüküm oluşturulmuştur.
Davacı vekilinin hükmün direnmeye ilişkin kısmına yönelik temyizi bulunmadığından, temyize konu bozma ilamının 3.no' lu bendine ise direnilmeyip, mahkemece hükmüne uyulan bozma doğrultusunda yeni bir hüküm tesis edildiğinden, bu yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının Özel Dairesince incelenmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için DOSYANIN 15.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, direnmeye ilişkin temyiz bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına 07.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy