(3402 S. K. m.16)
Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eşme Kadastro Mahkemesi'nce davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 12.07.2002 gün ve 2002/14 E- 99 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 24.04.2003 gün ve 2003/4301-3674 sayılı ilamiyla; (...Kadastro sırasında 121 ada 10 parsel sayılı 5200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ile harman yeri olarak tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde Veli Savaş vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve dava konusu parselin bilirkişi raporunda A ile işaretli 4200 metrekarelik kısmın davacı Veli Savaş mirasçıları adına B ile işaretli 1000 metrekarelik kısmın ise tespit gibi harman yeri olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın temyize konu edilen ve krokisinde A ile gösterilen 4200 metrekarelik bölümünün harman yeri olmadığı, tespit günü itibarı ile davacı yararına vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Uyuşmazlık, taşınmazın genel harman yeri olup olmadığı yönünde toplanmaktadır. Davacı adına tespit edilen bitişik 3 nolu parsele revizyon gören vergi kaydının taşınmaz yönü olan doğu sınırı harman yeri okumakta olup miktarı 800 metrekare, 3 nolu parselin yüzölçümü ise 3305 metrekaredir. Yerel bilirkişi davacının dayanağı 366 tahrir nolu vergi kaydının 3 nolu parsele Hazine adına olan ve tespite esas alınan 367 tahrir nolu vergi kaydının ise taşınmazın B ile işaretli bölümü ile dava dışı 5 nolu parselin tümüne ve kısmen de 6 ve 15 nolu parsellere uygunluğunu haber vermiştir. 367 tahrir nolu vergi kaydının batı sınır, 366 tahrir nolu vergi kaydı mükellef Ayşe'yi okumakla da bu yön doğrulanmıştır. Bilirkişi ve tanıklar harman yerinin 5 nolu parsel ile davalı taşınmazın B ile işaretli bölüm olduğunu söylemişlerdir. Harman yeri sınırını içeren kayıtların kapsamları yüzölçümleri ile geçerlidir. Kaydın aksi aynı kuvvete haiz başka bir kayıt ve belge ile kanıtlanmış değildir. Kayıtların sahibi lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil edeceği kuşkusuzdur. Resmi kayıt ve belgelere aykırı düşen bilirkişi ve tanıkların sözlerine değer verilemez. Taşınmazın özel harman yeri olduğu yolunda bir iddia ileri sürülmemiştir. Kamu orta malı niteliğindeki genel harman yerleri özel mülkiyete konu olamayacağından süresi neye ulaşırsa ulaşsın üzerinde sürdürülen zilyetlikte zilyet yararına bir hak sağlamaz. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında davanın tümden reddine ve taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/B maddesi uyarınca genel harman yeri niteliği ile sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı Hazine vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, Harçlar Kanunun değişik 13.maddesinin "j" bendi gereğince harç alınmamasına, 24.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy