(2762 S. K. m. 18, 40) (1086 S. K. m. 75)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 12. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 13.11.2003 gün ve 2003/724 E. 935 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 16.03.2004 gün ve 2003/10082-2004/2021 sayılı ilamı ile; (...2762 sayılı Vakıflar Kanununun 18.maddesine göre, mülhak vakıflarda tevliyetin tevcihi Vakıflar Genel Müdürlüğüne aittir. Mahkemenin bu yöndeki tespiti doğrudur. Ancak, aynı kanunun 40.maddesinde mütevelliliğe ait davalarda mütevelliler ile vakıf idaresinin birlikte hasım tutulması ve Vakıflar Nizamnamesinin 38/A maddesinde de tevliyete istekli bulunanın vakıflar idaresine dilekçe ile başvurarak vakıf mütevelliliğine hak sahibi olduğuna dair mahkeme ilamını ibraz etmesi gerektiği hükme bağlandığından, tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davalara bakmak mahkemenin görevine girer.
Her ne kadar davacı dilekçesinde, M. E. A. Vakfına mütevelli olarak tayin edilmesini istemiş ise de; temyiz dilekçesinde mütevelli olmaya ehil vakıf evladı olduğunun tespitini istediği ve 13/11/2003 tarihli oturumda tevliyet için mahkemeden karar alınması gerektiğini belirttiği dikkate alınıp, daha geniş kapsamlı bir kavram olan tayinin, tespiti de içerdiği hususu ile dava ekonomisi de gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 75.maddesi uyarınca davacıdan istemi açıklattırılarak göstereceği deliller toplanıp hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, davacının tayin istediği gerekçesi ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Taraf vekilleri
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Vakıflar Nizamnamesinin 38/A maddesine göre mütevelli olmak isteyen kimsenin, Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine dair mahkeme kararını Vakıflar İdaresine ibraz etmesi gerektiğinden, tevliyete ehil olmanın tespitine ilişkin davaların adli yargıda görülmesi gerektiğinde duraksama bulunmamasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 03.11.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy