(91 S. KHK. m. 11)
Dava : Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davaların reddine dair verilen 9.2.2001 gün ve 1996/906-2001/81 sayılı kararın incelenmesi davalı ( karşı davacı ) tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 19.9.2002 gün ve 1478-5863 sayılı ilamıyla; ( ...Davacı vekili,davalının müvekkili aracı kurumun İzmir Şubesi aracılığı ile hisse senedi alım-satımı yaptığını, davalının hesabında nakit para bulunmadığı halde verdiği emirleri sonucu doğan borcun ödenmediğini müvekkilinin 476.845.000 TL.alacağı bulunduğunu ileri sürerek bu meblağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu dosya ile birleştirilen dosyalarda davacı Serdar Kaptanoğlu davalı aracı kurum Başkent A.Ş.nin, talimatı olmadan işlem yaparak müvekkiline zarar verdiğini ileri sürerek 800.000 TL. nin tahsiline 200.000 adet Yapı Kredi 100.000 adet Vestel, 20.000 adet İş Bankası C hisse senedinin aynen iadesine, mümkün değilse fiili iade günündeki rayiç bedelden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia,savunma ve toplanan delillere göre, davalı Serdar K.'nun 9.2.1994 tarihine kadar yapılan işlemlerden haberdar olduğu,bu işlemlere sessiz kaldıktan sonra yapılan satışın İMKB Yönetmeliğinin 57.maddesine aykırı olduğunu ileri sürmenin objektif iyiniyet kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle birleşen davaların reddine, 383.030.250 TL.nin davalı Serdar Kaptanoğlundan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı aracı kurumun davalıdan hisse senedi alım-satımı konusunda yazılı talimat almadığı anlaşılmaktadır.Aracı kurum davalının 800.000.000 TL.lık ödemesinden sonra kredili alımlar yapmıştır.Olay tarihinde yürürlükte bulunan İMKB Yönetmeliğinin 57.maddesine göre aracı kurumun alım emrini yerine getirdikten sonra ihbarnameyi müşteriye göndermesi,müşterinin başka sözleşme bulunmaması halinde ilk iş gününde alım bedelini ödemesi,ödeme yapmaması durumunda aracı kurumun menkul kıymeti satabileceği gibi kendi portföyüne alabileceği hükme bağlanmıştır.
Davacı aracı kurumun müşterisi adına aldığı hisse senetlerini satabilmesi veya kendi portföyüne alabilmesi için alımla ilgili olarak müşteriye bir ihbarname tebliğ ettirmesi gerekir.Davacı aracı kurum ihbar yapma zorunluluğunu yerine getirmeyerek anılan hükme aykırı davranmıştır.Davalının 7.2.1994 tarihli telgraftaki beyanı davacı aracı kurumun yönetmelik hükmüne aykırı davranışına icazet olarak kabul edilemez.Bu nedenle davacı aracı kurum davalıya verilen zarardan sorumludur.
Mahkemece bu yönler gözetilerek iddia ve savunma doğrultusunda toplanan deliller değerlendirilip gerektiğinde uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı Başkent Menkul Değerler ve Yatırım A.Ş. vekili 12.12.1994 tarihli dava dilekçesiyle, davacı şirketin sermaye piyasasına göre kurulmuş, menkul değerler borsasında faaliyet gösteren ve borsada işlem yapmak isteyenlerin portföylerini yöneten aracı kurum olduğunu; İzmir Şubesi aracılığıyla davalı adına hisse senedi alım-satımı yaptığını, davalının hesabında kimi zaman nakit bulunmadığı halde hisse senedi alım emri verdiğini, davacı şirketin alım emirlerini gerçekleştirdiğini; bu dönemde şahısların aldıkları hisse senetlerinin bedellerini takas ve saklama A.Ş.ne ödemek zorunda bulunduğunu, bu nedenle davacı şirketin bankalardan yüksek faizli kredi kullanmak zorunda kaldığını, bu hesabı karşı tarafın hesabına yansıtmak zorunda bırakıldığını; Borsanın hızlı düşüşe geçmesi sonucu yüksek oranda zarar gören karşı tarafın bu zararını ortadan kaldırmak için davacı şirkete olan borcunu ödeme yolunu seçtiğini; aradan uzun bir süre geçmiş olmasına karşın hiçbir ödemede bulunmadığını; davacının 476.845.000 TL alacağının, Merkez Bankasının kendi işlemlerine uyguladığı faiz oranının iki katı oranındaki faizi ile birlikte BK.nun 105.maddesi uyarınca munzam zararla birlikte karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Serdar Kaptanoğlu'nun, davacı şirket aleyhine, 27.12.1993 tarihinde yatırdığı 800.000.000.TL.nın faiziyle birlikte tahsili istemiyle açmış olduğu dava ile yine davacı şirket uhdesinde kalan hisse senetlerinin aynen iadesi, mümkün olmaz ise fiili iade günündeki rayiç İMKB bedelleri üzerinden tespit edilecek bedelinin faiziyle birlikte davalı şirketten alınması için açtığı dava, görülmekte olan dava ile hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmiştir.
Yerel Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalının davacı şirket aracılığı ile borsadan hisse senedi alım satım işlemi yaptığı ve bu şekilde hukuki ilişki kurulduğu, davalının 27.12.1993 tarihinde davacı şirkete 800.000.000 TL. yatırdığı; davacı şirketin 23.12.1993, 24.11.1993 ve 27.12.1993 tarihinde olmak üzere toplam 990.462.500 TL tutarlı hisse senedi alımı yaptığı, alım satım bedellerinin peşin ödenmediği, davacının faiz karşılığı davalıyı borçlandırdığı, 9.2.1994 tarihi itibariyle davalının borcunun 1.359.190.250 TL olduğu anlaşılmaktadır. 9.2.1994 tarihinde davalı, davacı şirkete çektiği telgrafla yazılı talimatı olmadan alım satım yapılmamasını bildirmiştir. Anılan telgraf davacı şirkete aynı gün saat 15.00'de ulaşmış, ne var ki davacı şirket o tarihteki alım satım işlemlerinin sabah saat 10.00 ila 12.00 arasında yapılması nedeniyle telgraf gelmeden satış işlemini gerçekleştirmiş bulunmaktadır.
Olayın gerçekleştiği tarihte geçerli olan İMKB Yönetmeliğinin 57.maddesi "...Borsa üyesi borsada müşterileri için alım emirlerini gerçekleştirdikten sonra izleyen ilk iş günü sonuna kadar şekil ve muhtevası borsa yönetimince belirlenen ihbarnameyi düzenleyerek müşterisine gönderir. Müşteri, ihbarnameyi almasını izleyen ilk iş günü içerisinde başvurarak, aralarında yazılı başkaca bir sözleşme olmadığı takdirde, satın aldığı menkul bedellerinin kıymeti ile kurtaj ücreti ve giderlerinin tamamını ödemek suretiyle menkul kıymetleri teslim alır. Emrin verildiği sırada kaporo alınmışsa kaporo menkul kıymet bedeli ve ilgili giderlere mahsup edilir. Müşteri kendisine tebliğ edilen ihbarnamede belirtilen sürede satın alınan menkul kıymeti veya onu temsil eden belgeyi teslim almak için başvurmadığı takdirde, borsa üyesi ayrıca bir ihbara gerek kalmaksızın söz konusu menkul kıymetleri, kendi portföyüne satın alabileceği gibi, borsada da satabilir. Borsada satış halinde menkul kıymetin borsada satışından veya satılmasından doğan zarar, taahhüdünü yerine getirmeyen müşteriye, bu işlerden doğan kar üyeye aittir. İşlemden zarar doğmuşsa varsa müşterinin yatırdığı kaporadan tahsil edilir. Kaporo yetmediği takdirde müşteriden tahsil edilir..." hükmünü içermektedir.
Taraflar arasında hisse senedi alım satımına ilişkin yazılı bir çerçeve sözleşme yapılmamıştır. Ancak öteden beri süregelen ilişki içinde alım satımın sözlü talimatlarla da yapılmış olması ve dava konusu hisse senetlerini davalının sahiplenmiş bulunmasına göre akit geçerlidir. Bu hisse senetlerinin bedellerinin alım bedellerinin ödenmesi yönünden davacı o tarihlerde yürürlükte olan İMKB Yönetmeliğinin 57.maddesine uygun hareket etmemiş, alım emri üzerine satın alınan hisse senetleri bedellerinin ödenmesi için davalıya anılan yönetmelik çerçevesinde yazılı ihbarname göndermemiş ise de davacının hisse senetlerini talimat olmadan ve yetkisiz olarak satması, davalıyı alım bedellerini ödeme yükümlülüğünden kurtaramaz.
Kaldı ki davacı şirketin en son satış yaptığı 9.2.1994 günü sabah seansından sonra aynı gün öğleden sonra saat 15.00'de davalının çektiği, yazılı talimatı olmadan alım-satım yapılmaması yönündeki telgrafının eline ulaşması, davalının hisse senetlerinin satışına sözlü olarak muafakat ettiği, davacı tarafından davalıya ait hisse senetlerinin satış nedeninin davalının borcuna mahsuben yapıldığını göstermektedir. Davalı önceki alım ve satımlara ses çıkarmamakla, 9.2.1994 günü çektiği telgrafın vürudundan önce aynı gün yapılan satışa da icazet vermiş sayılır.
Hal böyle olunca, davacı kurumca yapılan satışın İMKB Yönetmeliğinin 57.maddesine aykırı olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı ( Karşı davacı ) vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle direnme kararının yukarda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıdaki dökümü yazılı ( 10.583.633 ) lira bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.5.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy