(743 S. K. m. 134, 146) (492 S. K. m. 30, 31, 32)
Dava: Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 8.10.2003 gün ve 2001/727-2003/830 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 11.2.2004 gün ve 2003/15921-2004/1431 sayılı ilamı ile, ( ...4722 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Yapılan soruşturma, toplanan delillerle "davalının davacıyı dövdüğü anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2- Eşyalar hakkında usulüne uygun açılmış bir davanın bulunmadığı nazara alınmadan hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilecek yerde, kesin hüküm oluşturacak şekilde red hükmü kurulması doğru değildir.
3- Davacı dava dilekçesinde ziynetlerini de istemiş olup başvurma harcını yatırmıştır. Ziynetler konusundaki istek boşanmanın eki niteliğinde olmayıp nisbi harca tabidir. Davacıya ziynetler yönünden eksik harç tamamlattırılmadan ( Harçlar Kanunu md. 30-32 ) yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de bozma nedenidir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.9.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy