(6831 S. K. m. 1, 2)
Taraflar arasındaki " kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sütçüler Kadastro Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 8.10.2002 gün ve 2002/67-65 sayılı kararın incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.9.2003 gün ve 5459-6073 sayılı ilamıyla; (...Kadastro sırasında Belence Köyü 250 ada 1 parsel sayılı 5289.68 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin teknik bilirkişilerin rapor ve krokilerinde B harfi ile gösterilen 196.12 m2 kısmın orman niteliği ile Hazine adına, A harfi ile gösterilen 5093.56 m2 kısmın davalılar Ali ve Bekir Balcı adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 17.09.1997 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın orman kadastro tutanakları ve haritasına göre A bölümünün 285-286 numaralı orman tahdit sınır noktalarının gidiş yönüne doğru güneyinde 291 ve 285 orman tahdit sınır taşlarının oluştuğu hattın doğusunda orman sayılmayan, orman sınırları dışında kalan yerlerden olduğu, B bölümünün ise kesinleşmiş orman sınırları içerisinde olduğu açıklanmıştır.
Çekişmeli yerde 2/B madde uygulaması ilan edilerek kesinleşmiştir. 2/B madde uygulaması ile orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılarak davalılar adlarına tesciline hükmedilen taşınmazın B bölümü 2/B parseli olan 47 parsel içerisinde kalmaktadır. Devlet ormanı olan bir yer 2/B madde uygulaması ile ancak Hazine adına çıkarılabilir. Bu durumda, öncelikle Hazinenin davaya katılımı sağlanmalı, yargılama devam ettirilip işin esası hakkında hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan husus gözetilmeksizin, eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN :Davacı Orman Yönetimi
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Davacı orman idaresi, kadastro çalışmaları sırasında davaya konu taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, taşınmazın tamamının orman sınırları içinde kaldığını, Devlet ormanlarının özel mülkiyete konu olamayacağını, zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuş, Yerel Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, özel dairece yukarda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece Orman İşletme Müdürlüğünden orman kadastro tutanakları getirtilmiş, taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasanın 1 ve 2. madde çalışmalarına 18.09.1995 tarihinde başlanıldığı, 22.08.1997 tarihinde bitirildiği, askı mazbatasının 17.09.1997 tarihinde ilan edildiği ve 17.03.1998 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Ayrıca dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olmadığı bildirilmiştir.
Yerel mahkemece 27.06.2002 ve 03.09.2002 tarihlerinde yapılan keşifler sonunda alınan uzman bilirkişi raporlarından taşınmazın krokide (B) ile gösterilen kısmının batısındaki devlet ormanıyla bir bütünlük oluşturduğu, ortalama %20-30 eğime sahip olduğu, üzerinde 80-100 yaşlarında ardıç ağaçları bulunduğu; Amenejman haritası ve Memleket haritasında orman sınırları içinde kaldığı, bozuk kapalılıkta ardıç ormanı (Bar) olarak gösterildiği, fiilen de orman olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın krokide (A) ile gösterilen bölümünün ise ziraat arazisi niteliğinde olduğu, buğday tarımı yapıldığı ve eskiden beri tarım arazisi olarak kullanıldığı saptanmıştır.
İddia, savunma, orman tahdit tutanaklar ve haritalarının uygulamasını gösterir bilirkişi rapor ve krokileri dikkate alındığında, taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün orman; (A) ile gösterilen kısmının tarım toprağı niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınır dışına çıkarılan yerlerden olmadığı, davalının zilyet ve tasarruf ettiği; davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu sonucuna varıldığından direnme kararı usul ve yasaya uygun olup, yerindedir.
Ne var ki, Özel Dairece davacı vekilinin işin esasına yönelik temyizi bozma nedenine göre incelenmemiş olup, dosyanın işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için özel daireye gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin direnme kararı yerinde ise de işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine 3.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy