(743 S. K. m. 887) (4721 S. K. m. 973) (6831 S. K. m. 1, 93) (1086 S. K. m. 38)
Taraflar arasındaki "menfi tespit-el atmanın önlenmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tire Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 11.7.2002 gün ve 2000/443-2002/572 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 3.6.2003 gün ve 9891-1073 sayılı ilamı ile, (
Davacı B. Köyü Eren mevkiindeki, aslında orman niteliğindeki taşınmazın, mera olduğu nedeniyle köy tüzelkişiliğince kaymakamlık makamına yapılan şikayet üzerine meraya tecavüzünün önlenmesine karar verildiği ve köy tüzelkişiliğince otlakiye bedeli olarak 300.000.000.- TL. alacağın tahsili için aleyhinde icra takibi başlatıldığını belirterek, taşınmazın mera olmayıp orman olduğu ile köy tüzelkişiliğine borçlu olmadığının tespitini ve davalının haksız el atmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine, 180.000.000.-TL'nin 18.8.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacının davalıya başka borcunun olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1) Mahkemece çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu saptanmış olup, Devlet ormanlarının mülkiyet hakkı Hazine'ye, intifa hakkı da orman yönetimine aittir. Davalı köy tüzel kişiliği devlet ormanında hak sahibi olamadığına göre, otlakiye bedeli adı altında ücret talep etmesi de olanaksızdır. Bu nedenle, Tire İcra Müdürlüğü'nün 2000/2227 E. sayılı dosyasında haksız olarak tahsil edilen 180.000.000.TL'nin yasal faizi ile birlikte davalı köy tüzel kişiliğinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı köy tüzel kişiliğinin otlakiye bedeli alacağına yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı köy tüzel kişiliğinin el atmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Devlet ormanına el atmanın önlenmesi davası açmakta davacı sıfatı, hak sahibi olarak Hazine ve orman yönetimine aittir. Ayrıca, kişilerin ormandaki işgal ve faydalanma şeklindeki zilyedikleri 6831 sayılı Orman Yasası'nda suç olarak tanımlanmıştır. Bu durumda, gerek davacı gerçek kişinin gerekse köy tüzel kişiliğinin dava konusu taşınmazda korunmaya değer zilyetlikleri söz konusu olamaz. Davacı gerçek kişinin orman olduğu saptanan dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesi yolunda dava açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığından, mahkemece davacının dinlenme olanağı bulunmayan el atmasının önlenmesi davasının reddine karar verilmesi gerekirken, somut olaya uymayan gerekçe ile el atmanın önlenmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır
.) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda kaymakamlıkça men edilen yerin orman sayılan yerlerden bulunmasına, davacının dava dilekçesindeki kabulüne göre mevcut zilyetliğinin MK. 887 (TMK. 973) anlamında fiili hakimiyet sağlayacak mahiyette bulunmamasına göre bu gerekçelerle Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda yazılı gerekçeler ve özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 10.3.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy