(1086 S. K. m. 73) (6831 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Erfelek Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 13.11.2000 gün ve 2000/113-115 sayılı kararın incelenmesi Davacı orman yönetimi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.03.2002 gün ve 408-2645 sayılı ilamı ile; (...Dava tapu iptali ve tescil istemi olup, mahkemece davalılardan bir kısmının dava tarihinden önce öldüğü, biri hakkında verilecek kararın diğerlerini etkileyeceği ve husumetin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimince temyiz edilmiştir.
Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olması nedeniyle davalılar adına kadastroca oluşturulan tapu kaydının iptal ve tescili isteği ile dava açmıştır. Ayı gün Dairede inceleme yapılan ve mahkemenin 2000/85, 86, 101, 107, 111, 113, 116, 121, 122 ve 131 Esas numaralı dava dosyalarına konu edilen, sırası ile Gökçebel Köyü 125 ada 69, 67, 30, 87, 125 numaralı ve 131 ada 15, 132 ada 21 numaralı ve 133 ada 53 numaralı ve 134 ada 4 ve 138 ada 67 numaralı parsellerin öncesinin orman olması nedeniyle kadastroca oluşturulan tapu kayıtlarının iptal ve tescil isteği ile dava açmış olduğu, getirtilen tapu kayıtlarının bir kısmının verasette iştirak bir kısmının paylı mülkiyet olarak davalılar adına kayıtlı olduğu ve davalılardan bazılarının dava tarihinden önce ölmesi nedeniyle 04.05.1978 gün 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gereğince ıslah ile bile olsa taraf değiştirilemeyeceğinden, dava tarihinden önce ölen kişinin mirasçılarının davaya dahil edilme olanağının bulunamadığı, ölü kişiler aleyhine ayrı bir dava açılması gerektiği, taşınmazın orman olduğunun saptanması halinde husumet doğru yöneltilerek haklarında dava açılan kişilerin paylarının orman niteliği ile tescil edileceği, ancak dava tarihinden önce ölenlerin paylarının da tarla olarak üzerlerinde bırakılacağı bu halin de tapu tekniğine uygun olmadığı gerekçesi ile davaların husumet Yönünden reddine karar verilmişse de mahkemenin bu gerekçesi dosya kapsamına uygun değildir.
Mahkeme gerekçesinde sözü edilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının uygulanması halinde, husumet yönünden değil, dava koşullarının bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerekir. Ne var ki; davanın ileri sürülüş biçimine göre davanın kabul edilmesi halinde, taşınmaz orman niteliği ile Hazine adına tescil edileceğinden, tapu malikleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu bir yana, bir kısım paylar iştirak halinde mülkiyet (elbirliği mülkiyeti) olarak davalılar adına kayıtlıdır. Bu tür mülkiyet halinde bazı paydaşların dava tarihinden önce ölmüş olmaları halinde dahi zorunlu dava arkadaşlığı nedeni ile ölü davalının mirasçılarının davaya dahil edilmesi husumet değişikliği olarak kabul edilemeyeceğinden mirasçılar aleyhindeki davanın görülebilme olanağı vardır. Kaldı ki; sağ olan davalılara dahi usulüne uygun tebligat yapılıp taraf oluşturulmadığı gibi, ölü paydaşlar aleyhine yeni bir dava açılıp bu dava ile birleştirilebileceği mahkemenin de kabulünde olduğu halde, Orman Yönetimine bu konuda herhangi bir önel de verilmemiştir.
Şu hale göre, halen sağ olan ve adreste bulunamaması nedeniyle kendilerine tebligat yapılamayan davalılara usulen dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeli ve taşınmazın ileri sürülen niteliğine göre bir kısım ölü davalılar ile sağ olan davalılar adına taşınmaz iştirak halinde (elbirliği) mülkiyet olarak adlarına kayıtlı bulunduğundan ölü davalıların getirtilen nüfus aile kayıt tablolarına ya da gerektiğinde veraset ilamının ibrazı sağlanarak mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek gerektiğinde müşterek (paylı) mülkiyet olarak kayıtlı ölü paydaşların mirasçıları aleyhine başka bir dava açıp, bu dava ile birleştirilmesi için davacı Orman Yönetimine önel verilip, usulen taraf oluşturulmalı, bundan sonra taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir...)gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı Orman Genel Müdürlüğü vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, tapu iptali ve tescil ilişkindir.
Mahkemece, ölü davalılar hakkında açılan dava husumetten reddedilmiştir.
Özel Dairece "davalılardan birisinin dava tarihinde sağ olduğu ve mirasçılarının davaya katılması ve ölü olsalardı dava koşulları oluşmadığından davanın reddi gerektiği" hususlarına işaretle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozmadan esinlenilerek hüküm fıkrasında bu kez "dava şartı yokluğundan davanın reddine" karar verilmiştir.
Şu durumda ortada direnme kararı bulunmayıp bozmadan esinlenerek oluşturulan yeni bir hüküm bulunmaktadır. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 20. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 22.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy