(1086 S. K. m. 388, 390)
Dava : Taraflar arasındaki "tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 24.09.2003 gün ve 2003/1111 E- 1384 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin 11.12.2003 gün ve 9907-10156 sayılı ilamıyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava : 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/5. ve 390.maddelerine göre, Mahkeme kararında hakimlerin ve tutanak takibinin imzalarının bulunması zorunludur. Anılan yasanın kararın hangi hususları kapsayacağını düzenleyen 388/5. maddesinde aynen; "Kararın verildiği tarih ve hakim veya hakimlerin ve tutanak katibinin imzaları" denilmekte, aynı yasanın 390. maddesinde ise; "Yazılan kararların ziri, kararı veren hakimlerle zabıt katibi tarafından imza olunur." Hükmüne yer verilmektedir.
Verilen kararın hayatiyet kazanması ve takibi, işlemlerin yapılabilmesi altının zabıt katibi ve mahkeme hakimince imzalanmasıyla gerçekleşir.
Somut olayda; 16.03.2004 günlü celsede verilen direnmeye ilişkin kısa kararın Mahkeme hakimince imzalanmadığı görülmüştür. Gerekçeli kararın mahkeme hakimince imzalanıp mühürlenmiş olması bu usulü eksikliği giderecek nitelikte değildir.
Kısa kararın mahkeme hakimi tarafından imzalanmamış olması yasanın açık hükmüne aykırı olup, bu usulü eksiklik bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararının açıklanan usulü eksiklik nedeniyle BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 09.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy