(818 S. K. m. 30)
Taraflar arasındaki "ibranamenin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sinop Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 gün ve 1997/330-2000/193 E-K sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 12.10.2000 gün ve 8362-9775 sayılı ilamı ile, (...Davada, baskı ve kandırma suretiyle iradeleri ifsat edilerek kendilerinden alınan (noterde düzenlenmiş) ibranamenin iptali istenilmiş, mahkemece dava kabul edilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Sinop İli Demirci Köyünde Organize Sanayi Bölgesi kurulmak üzere davacılara ait bir kısım taşınmazların kamulaştırıldığı, açılan bedel artırımı davalarında metrekare birim fiyatlarının 15 kat arttırılması karşısında idarece arsaların satın alınmasından vazgeçildiği, buna rağmen davalıların yerel mahkemece kararlarını Yargıtay'ın denetiminden geçirmek suretiyle kesinleştirdiklerini, bilahare alacaklarına kısa bir süre de kavuşamayacaklarını düşünerek önce vekillerini azil ve bilahare de (iptale konu edilen ibranameyi) Noter vasıtasıyla düzenlettiklerini, sözleşme gereğince davalı idareden paralarını tahsil ettikten sonra daha önce azlettikleri avukatlara tekrar vekaletname vererek uyuşmazlık konusu (ibranamenin iptali) davasını açtıkları anlaşılmaktadır. Esasen bu konularda mahkemece çözümü gereken bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
İkrah hukuka aykırı şekilde yapılan tehditle, istenilen irade beyanında bulunmadığı takdirde, bir kimsede bir kötülüğe maruz kalacağı kanaati uyandırılması o kimsenin korkutulmasıdır.
Sözleşmenin geçerliğini etkileyen bir ikrahtan söz edilmesi için; iradesi sakatlanan taraf bir tehdide maruz kalmalı, yapılan tehdit ağır ve derhal vuku bulacak bir tehlikenin mevcut olduğu kanaatini uyandırmalı, tehditte belirtilen tehlike sözleşenin şahsına veya yakınlarına yönelik olmalı, sözleşme tehdidin yarattığı korku sonucu yapılmış bulunmalı ve nihayet tehdit hukuka aykırı sayılmalıdır. Bu cümleden olarak bir hakkın veya kanuni yetkinin kullanılması söz konusu olmadıkça tehdit hukuka aykırı olduğu gibi, bir hakkın veya kanuni yetkinin kullanılacağı tehdidinin tehdit olunan için yarattığı güç durumdan aşırı menfaat elde etmek üzere yararlanılmışsa yapılan tehdit yine hukuka aykırıdır. (BK.mad.30/II) Örneğin, kiralayanın kira sözleşmesini fesih hakkını kullanacağı tehdidi ile kiracının aşırı kira bedeli ile sözleşmeyi yenilemesini sağlaması; bir ceza davası açma tehdidi ile aşırı menfaat sağlayacak bir sözleşmenin yapılması böyledir.
Davacıların serbest iradeleri ile vazgeçtikleri alacak miktarı davalı idare için fahiş bir menfaat temin etmediği gibi tüm dosya kapsamından ibranamenin korkutma hukuki sebebi ile illetli olmasından ziyade kamulaştırmadan doğan alacağın tahsili amacına yönelik bulunduğu kuşkuya yer vermeyecek biçimde anlaşılmaktadır.
Mahkemece yukarıda sıralanan hukuki ve fiili olgular dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı Sinop İl Özel İdare Müdürlüğü vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç:Davalı Sinop İl Özel İdare Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 31.3.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy