(2004 S. K. m. 67) (YHGK. 12.03.2003 T. 2003/4-249 E. 2003/156 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şişli Asliye 5. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.09.2001 gün ve 2000/207-2001/969 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.04.2002 gün ve 2002/3997-2002/5079 sayılı ilamı ile;
(1- Dava, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen dere ıslah çalışması sırasında, davacının ekili ürününe verilen zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, haricen yaptırdığı tespit sonunda, ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora dayanarak istemde bulunmuştur. Yargılama sırasında ise, yerinde keşif yapılmadan dosya üzerinde ve tespit bilirkişisi raporu esas alınarak bilirkişiden rapor alınmış ve hükme dayanak yapılmıştır.
Ne var ki, raporlarda davacının kullanımındaki ekili yerin tamamının mı, yoksa bir bölümünün mü zarar gördüğü anlaşılamamaktadır. Davalı, davacının ektiği tüm ürüne zarar vermediklerini savunmuştur. Dinlenen davacı tanıkları ise ne miktarda zarar görüldüğü hususunda herhangi bir açıklamada bulunmamışlardır. Mahkemece davacı tarlasına ne miktar zarar verildiği hususu yeterince araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Yapılacak iş, davalı çalışması sonucu ürün ekili yerin ne miktarının zarar gördüğü ve bu yere isabet edecek ürün miktarı itibariyle zarar kapsamının belirlenmesinden ibarettir. Eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca dosyada mevcut belgelerden dava konusu taşınmazda geçici işgal kararı alındığı anlaşılmaktadır. Davaya konu, zarar gördüğü iddia edilen ürün için geçici işgal bedeli ödenmiş ise bu miktarın da hesaplanacak zarar miktarında göz önünde bulundurulması gerekirken, bu hususun da suskun geçilmesi ve araştırılmaması ayrı bir bozma nedeni yapılmıştır.) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiş; davalı vekilinin temyizi üzerine de Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2003 gün ve 2003/4-249 esas, 2003/156 karar sayılı ilamıyla usulden bozulmuştur. Bu kararın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenmiş olmakla Hukuk Genel Kurulu'nca dilekçe, düzeltilmesi istenen ilam ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Hukuk Genel Kurulu'nun bozma sonrası tebligat eksiği bulunduğu ve taraf teşkili sağlanmadığı gerekçesine dayalı usulden bozma kararı maddi hataya dayandığından karar düzeltme isteminin kabulüyle, Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2003 gün ve 2003/4-249 esas, 2003/156 karar sayılı kararının kaldırılmasına 05.05.2004 gününde oybirliğiyle karar verilip işin esasının incelenmesine geçildi:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı/alacaklı; kiracısı ve zilyedi bulunduğu mülkiyeti başkasına ait taşınmazda ekili bulunan mahsullerine davalı şirketin haksız el atması sonucu zarar gördüğü iddiası ile ilamsız takip yapmış ve bu takibe itiraz edilmesi üzerine de itirazın iptali istemli eldeki davayı açmıştır.
Davalı/takip borçlusu şirket; davanın öncelikle husumet yönünden olmazsa da esastan reddini savunmuş; %40 tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, tarafların dayandığı deliller toplanmış ve mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak 13.12.2000 (15.12.2000 havale) tarihli rapor alınmış; sonuçta davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karar davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda karar başlığında açıklanan nedenlerle bozulmuş; yerel mahkeme önceki kararında direnmiştir. Hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Davaya konu zarar gördüğü iddia edilen mahsullerin ekili olduğu taşınmaz Kağıthane Deresinin ıslahı 1.kısım inşaatı kamulaştırma sahası dışında kalmakla birlikte İstanbul Valiliği İl İdare Kurulunun 23.09.1998 gün ve 1998/357-1998/117 sayılı; inşaat süresince 3 yıl süreyle kullanılmasında kamu yararı mevcut olduğu, 18 Şubat 1331 tarihli Efrada ait arazi ile Taşocaklarının Muvakkaten İşgali hakkındaki Yasanın 1. maddesine göre 2, 3, 4 ncü madde işlemleri yerine getirilmek kaydıyla ve intifa amacıyla geçici olarak işgalinde amme hizmetinin yerine getirilmesi bakımından zorunluluk olduğu, gereği yapılmak üzere keyfiyetin DSİ 14. Bölge Müdürlüğüne bildirilmesi ve Valilik Makamına sunulması şeklinde olan ve Valilik makamınca da 39.09.1998 tarihli olurla tasdik edilen geçici işgal kararı kapsamında kalmaktadır.
Sarıyer İlçe Tarım Müdürlüğünce düzenlenen tespit raporunda ekilebilecek ürünlere ilişkin farazi ürün ve fiyat hesaplaması ile olabilecek zarar miktarı bildirilmiştir.
Davacı bu rapora dayanarak davalı şirket aleyhine icra takibine girişmiş; ödeme emri borçluya 26.05.1999 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu vekili süresinde icra dairesinin yetkisine ve borcun tamamına itiraz etmiştir. İtirazında İstanbul Kağıthane deresinin ıslahı 1.Kısım inşaat işinin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, teknik sorumluluğun DSİ 14. Bölge Müdürlüğünde olduğunu, imalatların verilen talimatlara uygun yapıldığını, alacaklı gözüken yanın alacağı varsa bunu DSİ 14. Bölge Müdürlüğünden ve İstanbul Valiliğinden istemesi gerektiğini, yanlı tespiti kabul etmediklerini, borcun tamamına itiraz ettiklerini ve müvekkili şirketin Ankara'da mukim olup, tebligat adresinin Ankara olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını bildirmiştir.
Eldeki dava bu itirazın iptali istemiyle açılmıştır.
Davacı taşınmazın maliki değil, malikin rızası ile taşınmaz üzerinde tarımla uğraşan yasal zilyedidir. Tazminat talebi taşınmazın aynına değil, üzerindeki ürünün zarar görmesine dayanmaktadır. Geçici işgal kararı nedeniyle idarece ödenen işgal bedeli ise zilyede değil, taşınmaz malikine ödenen bir bedel olup, zilyedin ürünün zarar görmesine dayalı talebine etkili değildir.
Ayrıca, Mahkemece mahallinde keşif yapılmış ve alınan rapor dayanak alınarak hüküm kurulmuştur. Özel Dairenin mahallinde keşif yapılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme ile sonuca varıldığına ilişkin araştırmaya yönelik bozma gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
Yerel Mahkemenin açıklanan gerekçelere dayalı direnme kararı yerindedir. Ne var ki, bozma nedenine göre işin esası ve tazminat miktarına yönelik temyiz itirazları inceleme konusu yapılmadığından buna ilişkin inceleme yapılmak üzere dosya Özel dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Davacı vekilinin Hukuk Genel Kurulunun usulden bozmaya ilişkin kararına karşı karar düzeltme istemlerinin yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, Hukuk Genel Kurulu'nun, 12.03.2003 gün ve 2003/4-249 esas, 2003/156 karar sayılı kararının kaldırılmasına; Yukarıda belirtilen gerekçeye göre, işin esası ve tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 05.05.2004 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy