(1086 S. K. m. 437, 439)
Dava: Taraflar arasındaki "Kamulaştırmasız el atılan ağaç bedelinin tazmini" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 3/3/2003 gün ve 2002/150 2003/113 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 7/10/2003 gün ve 9213-11189 sayılı ilamı ile;
(...Dava; zemini başkasına ait tapulu taşınmaz üzerinde yetiştirilen ve mülkiyetinin davacılara ait olduğu mahkeme kararıyla belirlenen zeytin ağaçlarına kamulaştırmasız el atıldığı iddiası ile açılan ağaç bedellerinin tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın idarenin işlem ve eyleminden kaynaklanan tam kaza davası olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kamulaştırmasız el atılan zeytin ağaçlarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir ve mülkiyet hakkına dayanmakta olup, adli yargının görevi içindedir. Açıklanan nedenle işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, zemini başkasına ait taşınmaz üzerinde bulunan, davacılara ait zeytin ağaçlarına kamulaştırmasız el atıldığı iddiasına dayanan ağaç bedellerinin tazmini istemine ilişkindir.
Davacılar vekili tapuda müvekkillerinin murisi adına kayıtlı 1349 numaralı kadastral parselin, imar uygulaması sonucu park alanına terk edilerek, murise başka imar parsellerinden yer verildiğini; Yeşil alana terk edilen 1349 sayılı parsel Belediyece park yapılmayıp, çevre yolu kamulaştırma alanında bulunması nedeniyle davalı Karayolları Genel Müdürlüğünce fiilen el atıldığını ve yol yapım çalışmaları sırasında müvekkillerine ait zeytin ağaçlarının davalı idarece kaldırıldığını ileri sürerek, 10.000.000.000.TL ağaç bedelinin fiili el koyma tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin; "Dava konusu ağaçların üzerinde bulunduğu arsa, şuyulandırma sonucu park alanına terk edildiğinden, kamu malı niteliğindeki taşınmazın davalı idarece ayrıca kamulaştırılmasının gerekmediği ve eyleminin kamulaştırmasız el koyma olarak değerlendirilemeyeceği, ağaç bedellerinin şuyulandırmada bu taşınmaza karşılık davacılara verilen imar parsellerinde dikkate alınması gerektiği" gerekçesiyle davanın esastan reddine dair verdiği karar, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle göreve yönelik olarak bozulmuştur.
Görüldüğü üzere, yerel mahkeme, şuyulandırma sonucu taşınmazın ve ağaçların mülkiyetinin Belediyeye geçtiğini benimsemek suretiyle, davalı idarenin eyleminin kamulaştırmasız el koyma niteliğinde olmadığı ve davacıların isteminin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesine dayalı, işin esasına ilişkin red kararı verdiği halde; Özel Dairece bu hüküm, mahkemece işin esasına girilmeden, görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiş gibi bozulmuştur.
Hal böyle olunca, maddi hata nedeniyle işin esasının incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olup, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
Sonuç: Açıklanan gerekçeyle, maddi hata nedeniyle işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 5. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 31.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy