(2942 S. K. m. 6, 15)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, bozma üzerine direnme yoluyla; Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.06.2003 gün ve 2003/498 E. 541 K.sayılı kararın bozulmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'ndan çıkan 19.11.2003 gün, 2003/5-705 Esas, 2003/711 Karar sayılı ilamın, karar düzeltilmesi yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; Hukuk Genel Kurulu'nca dilekçe, düzeltilmesi istenen ilam ve dosyadaki ilgili bütün kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava kamulaştırma bedelinin artırılması davasıdır.
Davacı vekili, davacının sahibi bulunduğu Gölcük İlçesi Saraylı köyü 267 ve 1857 parsel sayılı taşınmazların m2'si 9.000.000 TL.den kamulaştırıldığını, oysa taşınmazların belediye hudutları ve imar planı içinde, arsa vasfında olduğunu ileri sürerek m2 değerinin 25.000.000 TL. ye çıkarılması isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının talep ettiği bedelin çok yüksek olduğunu, taşınmazların arazi niteliğinde olup değer tespitinde kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartların gözönünde bulundurulması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, dava konusu taşınmazları arsa olarak nitelendiren bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verdiği karar Özel Dairece; (...Dava kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılarak değer biçilmesi doğrudur. Bu nedenle davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bend dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kamulaştırma, Kamulaştırma Kanununun 6/son maddesine göre yapılmıştır. Kamulaştırmayı yapan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından kamulaştırmaya esas planın (projenin) onaylanmasına karar verilmiştir. Bu kararın alınması nedeniyle ayrıca kamu yararı kararı alınmasına gerek olmayıp, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlandığını gösteren karar alınır.
Dava konusu kamulaştırılan taşınmaza ilişkin alınan işe başlama kararı 22.02.2000 tarihlidir. Kamulaştırma işlemine başlama kararının alındığı bu tarih kamulaştırma tarihidir. Bu tarih ile dava tarihi arasında bir yılı aşkın süre geçmediğinden Kamulaştırma Kanununun 15/13. maddesi uyarınca taşınmazların kamulaştırılması için işe başlama karar tarihi olan 22.02.2000 tarihi esas alınarak değer biçilmesi gerekirken kamulaştırma planının (projenin) onayına ilişkin karar kamulaştırma kararı kabul edilerek 16.11.1999 tarihine göre değer biçilmiş olması, doğru görülmemiştir, gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkeme, dava konusu 267 parseli arsa olarak nitelendiren ikinci keşif sonucu verilen 20.4.2001 tarihli rapora göre karar verildiği gerekçesiyle kararında direnmiştir.
Somut olayda mahkeme kararına 20.4.2001 tarihli raporu Özel Daire mahkemenin dayanak yapmadığı esas aldığı halde taşınmazı arazi olarak nitelendiren raporu esas aldığından bahisle bozma kararı vermiştir. Yerel mahkeme direnme kararı bu nedenle doğru olduğundan davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun bulunduğundan davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Hukuk Genel Kurulunun 2003/5-705 Esas, 2003/711 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, dosyanın temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 06.10.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy