(2942 S. K. m. 21, 22, 23) (1086 S. K. m. 440, 442, 445) (3506 S. K. m. 4) (YHGK. 28.04.2004 T. 2004/5-241 E. 2004/241 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, bozma üzerine direnme yoluyla; Küçükçekmece Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.11.2003 gün ve 2003/1003 E. 1448 K. sayılı kararın bozulmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'ndan çıkan 28.04.2004 gün, 2004/5-241 Esas, 2004/241 Karar sayılı ilamın, karar düzeltilmesi yoluyla incelenmesi davacı vekilleri tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; Hukuk Genel Kurulu'nca dilekçe, düzeltilmesi istenen ilam ve dosyadaki ilgili bütün kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Düzeltilmesi istenen Hukuk Genel Kurul ilamında gösterilen gerektirici nedenlere göre, HUMK'nun 440. maddesinde yazılı sebeplerden hiç birisine dayanmayan ve yerinde olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, 3506 sayılı Yasanın 4. maddesinin b-1 fıkrası hükmüne göre takdiren, (111.405.000) lira para cezasının düzeltme isteyenden alınmasına, 01.12.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, Kamulaştırma Yasası'nın 23. maddesi uyarınca açılmış olan geri alım davasının reddi üzerine, yargılamanın yenilenmesine ilişkindir.
Davacıya ait, İkitelli köyünde bulunan 108, 110, 112, 117 ve 2320 nolu parseller davalı Milli Savunma Bakanlığı'nca atış ve eğitim alanı olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırılmıştır. Bedel arttırma davası 1987'de kesinleşmiştir.
Taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak kullanılmadığını gören davacı yasal süresi için taşınmazın geri verilmesini dava etmiştir. Mahkemece yerinde keşif yapılmış, taşınmazın atış ve eğitim alanı olarak kullanılmadığı, üzerine bir tesis yapılmadığı, hayvanların otladığı tarla halinde bulunduğu belirlenmiştir. Davalı vekilinin, taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak kullanıldığını iddia etmesi üzerine, mahkemece durum 66. Zırhlı Tugay Komutanlığından sorulmuş, verilen cevapta ise, taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak kullanıldığı bildirildiği için davacının davası red edilmiştir.
Davacı daha sonra, aynı yerde bulunan komşu taşınmazın geri verildiğini duyunca, yaptığı araştırma sonucu Milli Savunma Bakanlığı'nın 23 Mart 1989 tarihli, ...yeniden yapılanma nedeniyle atış alanı kullanma olanağı kalmadığından, 2662 ve 2229 parseller içinde bulunan şahıslara ait taşınmazların kamulaştırılmasının durdurulduğu ...vatandaşın mağduriyetinin önlenmesi bakımından eski maliklerine iadesine karar verildiğini Milli Savunma Bakanlığı emri olarak tapu idaresinden öğrenmiştir.
Bunun üzerine davacı, taşınmazın iadesine ilişkin Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/1025 E. sayılı dosyasına verilen cevabın doğru olmadığını kendisinin ve mahkemenin aldatıldığını belirterek HUMY'nın 445. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesini dava etmiştir (istemiştir).
Mahkemece, taşınmazın iadesi sırasında kamulaştırılan taşınmazla ilgili olarak doğru bilgi verilmediği (taşınmazların kamulaştırılmasının durdurularak, sahiplerine iade edilmesi için emir verildiği) gerekçe gösterilerek, yargılamanın yenilenmesi isteği kabul edilerek, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin faizi ile birlikte idareye ödenmesi koşuluyla davacıya geri verilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesince, olayda yargılamanın yenilenmesi koşulları bulunmadığı gerekçesiyle, mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca, kamulaştırmanın kesinleştiği, davalının davacıya karşı bir hilesinin söz konusu olmadığı ve yargılamanın yenilenmesi koşullarından hiç birisinin bulunmadığı belirterek mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı, Karar Düzeltme isteğinde bulunmuştur. Yukarıda açıklandığı gibi, mahkemece kamulaştırılan taşınmazın amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı 66. Mekanize Tugay Komutanlığından sorulmuş ve alınan cevaba göre dava reddedilmiştir.
Taşınmazı kamulaştıran idare Milli Savunma Bakanlığı'dır. 66. Mekanize Tugay Komutanlığının davada taraf olma sıfatı yoktur. (Yetkili organ durumunda da değildir.) Mahkemece yanlış yerden bilgi istenmek suretiyle hataya düşülmüş, gelen doğru olmayan bilgiye göre de dava reddedilmiştir. Oysa taşınmazların amacına uygun olarak kullanılması durumu yetkili idare olan Milli Savunma Bakanlığı'ndan sorulsa idi, Milli Savunma Bakanlığı 23 Mart 1989 tarihli emri ile, dava konusu taşınmazların kamulaştırılmasının durdurulduğu ve sahiplerine geri verilmesine karar verildiği biçiminde yanıt verilecekti. Mahkeme de bu bilgiye göre taşınmazların iadesi davasının kabulüne karar vermek durumunda olacaktı.
Mahkemenin yetkili idare yerine, bu konuda hukuken yetki ve sorumluluğu bulunmayan Askeri Birlik Komutanlığından bilgi istemesi yanlış olmuştur. Mahkemenin bu yanılgısından dolayı davacı hakkını yitirmiştir. (Temel kişi hak ve özgürlüklerinden olan mülkiyet hakkından yararlanması hakkı elinden alınmıştır.)
Dava yasanın belirlediği süre içinde açılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca olayda, Yargılamanın Yenilenmesi koşullarının bulunmadığı davalının bir hilesinden söz edilemeyeceği belirtilmiştir. Oysa kamulaştırmayı yapan idare olan Milli Savunma Bakanlığı 23 Mart 1989 tarihinde kamulaştırmanın durdurulduğu, maliklerine iadesine karar verildiği emrini verdiği halde, Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı Askeri Birlik Komutanlığınca gerçek duruma uymayan bir cevap verilmiştir. Burada bir kasıt olmadığı, idarenin birimleri arasındaki bilgi kopukluğu sonucu böyle bir cevap verildiği kabul edilse dahi, orta yerde bir yanıltma, aldatma durumu bulunmaktadır. Taşınmazların iadesine ilişkin dava da bu nedenle reddedilmiştir. Daha sonra gerçek durum belgelerle kanıtlandığına göre, davada yargılamanın yenilenmesi koşulu gerçekleşmiştir.
Mülkiyet hakkı, yasanın koyduğu sınırlamalara uymak ve başkalarının haklarına zarar vermemek koşuluyla kişiye, sahibi (maliki) olduğu şeyi (malı) istediği gibi kullanma, tasarruf etme ve ürünlerinden yararlanma hakkı verir. Mülkiyet hakkının, içerik ve sınırlarını belirleme yetkisinin yasalara bırakılmış olması, yasa koyucuya bu konuda mutlak bir yetki vermez. Çünkü mülkiyet hakkı Anayasa'nın güvencesi altında olup ayrıca, hukukun evrensel ilkeleri arasında yer almaktadır. Önemi nedeniyle mülkiyet hakkına, Anayasa'nın temel kişi hak ve özgürlükleri bölümünde yer verilmiştir.
Temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunulmadan, Anayasa'da belirtilen nedenlere bağlı olarak yasayla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzenine, laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkelerine aykırı olamaz (Anayasa m. 13).
Temel hak ve özgürlükleri kısıtlayıp, kullanılamaz duruma getiren sınırlamalar, hakkın özüne dokunur. Bu sınırlamaların ölçüsü, koşulları, nedenleri, yöntemi ve sınırlama nedeniyle öngörülmüş olan kanun yolları, demokratik toplum düzeni kavramı ile bağlantılıdır. (Anayasal nedenleri bulunmadıkça ve demokratik toplum düzeninin devamlılığı zorunlu kılmadıkça özgürlükler sınırlandırılamaz).
Kamulaştırma işlemi, Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkına getirilmiş bir anayasal sınırlamadır.
Hukukun genel (evrensel) ilkelerinden birisi de, mülkiyet hakkının zaman aşımı ile ortadan kaldırılamayacağıdır. Çünkü, bir malın sahibi tarafından kullanılmaması, mal ile sahibi arasındaki hukuksal ilişkiyi (mülkiyet ilişkisini) ortadan kaldırmaz.
Hukuk devleti, insan haklarına saygı gösteren, temel hak ve özgürlükleri koruyan, tüm eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendisini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, yasaların üstünde temel hukuk ilkelerinin bulunduğunun bilincinde olan devlettir. (Anayasa Mahkemesi'nin 10/4/2003 gün, 2002/112 E.-2003/33 K.)
Avrupa İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek Protokol'ün 1. maddesine göre Herkesin, mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.
Açıklanan nedenlere göre; HUMY'nın 440. maddesi uyarınca davacının karar düzeltme istemin kabulü ile, Hukuk Genel Kurulu'nun bozma kararının kaldırılarak, yerel mahkemenin direnme kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun karar düzeltme isteğinin reddine ilişkin kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy