(4721 S. K. m. 683, 713)
Taraflar arasındaki "tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.1.2003 gün ve 2002/326 E, 23 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 3.7.2003 gün ve 2003/1548 E, 2306 K. sayılı ilamı ile; (....Davacı Alaattin Yanık kendisinin ve davalıların da miras bırakanı olan Beşe Yanık adına kesinleşmiş bulunan 499 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı evin tüm eklentileri ile kendine ait olduğunun tespitine karar verilmesini isteyerek dava açmıştır.Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tarafların iştirak halinde malik bulundukları taşınmaz üzerine yapılan bina ve eklentilerinin aidiletine ilişkindir.Mahkemece eda davası açabilecek yerde tespit davası açmakta davacının hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan uygulama dosya kapsamına uygun değildir. Bina ve eklentilerinin üzerinde bulunduğu taşınmaz fındıklık niteliğiyle kadastrosu kesinleşmiş, tapu kütüğüne kaydedilmiş, malikince daha sonradan yapılan temlik işlemi muris muvazaası nedeniyle mahkemece iptal edilmiş taşınmaz tekrar tarafların müşterek murisleri adına kaydedilmiştir. Bina ve eklentilerinin dosya kapsamına göre tekrar tarafların miras bırakanına dönmeden önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Zemin dava konusu edildiğine göre davacının hukuken himaye edilmesi gereken hakkının yakın bir tehlike altında kaldığının kabulü gerekir. Dolayısıyla tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenlerle işin esasına girilerek tarafların delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşünceyle yukarıda açıklandığı şekilde karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN :Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 7.04.2004 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy