(3402 S. K. m. 14, 16)
Dava: Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Üsküdar 5. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 22.2.2001 gün ve 1999/270 2001/132 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 7.2.2002 gün ve 2001/6091- 2002/1077 sayılı ilamı ile;
(... Davacı, 61 ada 2 parsele ait tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine: hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tutanağına göre uyuşmazlık konusu 61 ada 2 parsel, 61 ada 1 parsele uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olan bu yerin, Mustafa oğlu Bilal Alpay'ın zilyetliğinde bulunduğunun muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine, 08.11.1996 tarihinde tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesinde parselin Mustafa oğlu Bilal Alpay'ın tasarrufunda olduğu belirtilmiş ve daha sonra bu açıklamalar çizilmek suretiyle tespit yapılmıştır. Davacı, dava konusu parselin adına tespit ve tescil edilen, 61 ada 1 parselle bir bütün olarak tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğunu ileri sürerek, iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, tespit tarihine kadar kazanma koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 61 ada 1 parsele ait kadastro tutanağında, 1967 tarih ve 2 numaralı tapu kaydına dayanılarak Melih Seven ve Nuri oğlu Mehmet Ali adına eşit olarak tespit ve tapuya tescil edilmiş, Melih Seven'in 1/2 payını 27.07.1989 tarihinde tapuda davacıya temlik suretiyle sicil oluşmuştur. 61 ada 1 parselin tapu kaydına göre yüzölçümü 5514 m2'dir. Kadastro tutanağının edinme sebebi sütununda; Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.1965 gün 1963/730 Esas, 1965/830 Karar sayılı hükümle orman tahdidi haricinde kaldığı anlaşılmakla tespitin yapıldığından söz edilmiştir. Tutanağın edinme sebebi sütununda, tarih ve numarası yazılı Beykoz Asliye Mahkemesinin hükmünde; davacı Hüseyin Yeniçeri'nin Orman İdaresi ve Hazine aleyhine açmış olduğu tahdide itiraz davası sonunda; 27.12.1965 gün 730-830 Esas ve Karar sayılı hükümle; 5514 m2 yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmek suretiyle, bu yere ait orman tahdidinin iptaline ve Orman idaresiyle Hazinenin elatmasının önlenilmesine karar verilmiştir. Ormancı bilirkişi tarafından düzenlenen 27.03.2000 günlü raporda; taşınmazın bulunduğu yerde, 1942 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, orman sınırlama çalışmalarının yapıldığı, dava konusu yer ve çevresinin sınırlama hattının içerisine alındığı, Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/730 Esas, 1965/830 Karar sayılı hükmüyle 5514 m2 yere ait tahdidin iptaline karar verilmiştir. Kesinleşen bu hüküm karşısında, 5514 m2'nin dışında kalan yer, kesinleşmiş sınırlama hattının içerisinde kalan orman sayılan bir yerdir. Bu tarihten sonra taşınmazın bulunduğu yerde nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarılma durumu da söz konusu olmadığına göre, kesinleşmiş orman sınırlama hattında kalan bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olmaz. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, kazanma koşullarının davacı lehine oluştuğu görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 25.02.2004 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy