(3402 S. K. m. 14, 16)
Taraflar arasındaki "tapu iptali tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yunak Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.05.2002 gün ve 1998/150 E- 2002/159 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 26.05.2003 gün ve 2003/2485-3851 sayılı ilamı ile; (...Davacı Musa Sert vekili, uyuşmazlık konusu 182 ada 66 ve 102 parsellere ait Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptal edilerek bu yerlerin vekil edeni adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 182 ada 102 parsel hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, 182 ada 66 parsel hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı Hazine vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Yargıtay bozma ilamında uyuşmazlık konusu taşınmazın çevresinde mera parsellerinin yer aldığı gözetilerek, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tahsisli mera olup olmadığının araştırılması, varsa mera tahsis kararı ve haritasının getirtilip taşınmaz başında yerine uygulanarak uyuşmazlık konusu olan taşınmazın mera tahsis kararı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi hususuna değinilmesine ve bozmadan sonra mera tahsis kararı ve ekleri merciinden getirtilip dosya arasına konulmasına rağmen, taşınmaz başında yapılan keşifte mera tahsis kararı ve ekleri haritası yerine uygulanmamış, davaya konu 66 parsel sayılı taşınmazın tahsisli mera kapsamında kalıp kalmadığı yöntemine uygun bir biçimde araştırılıp belirlenmemiştir. Dosya arasında bulunan mera tahsis kararı ile haritasının ve eklerinin eksiksiz olarak getirtilip taşınmaz başında yapılacak keşifte yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla yerine uygulanarak mera tahsis kararına göre taşınmazın konumunun belirlenmesi, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Fen Bilirkişisi Nail Özyıldız tarafından düzenlenen 01.05.2001 tarihli rapor ve krokide "yapılan incelemede, Toprak Tevzii Komisyonunun mera paftasının bu yere uymadığı" belirtilmekle birlikte, bu uygulamayı keşfi izlemeye elverişli ve denetimi olanaklı bir biçimde krokisine işaret etmemesine göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.01.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy