(1086 S. K. m. 445, 455) (3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasındaki "yargılamanın yenilenmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya Asliye 2.Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 15.12.1998 gün ve 1997/1234 E- 1998/1261 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 27.12.1999 gün ve 1999/10096-10979 sayılı ilamı ile; (...Davacılar, 1162 parselin eki olan tescil krokisinin düzeltilmesini istemişlerdir. Hazine, isteğin reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece isteğin kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılamanın Yenilenmesi veya tavzih isteğinde bulunan davacılar Antalya 2.Asliye Hukuk Mahkemesine açmış oldukları tescil davası sonunda 1986/872 esas ve 1987/541 karar sayılı hükümle 21.865 metrekare yerin 1162 parsel numarası ile adlarına tapuya tescil edildiğini, tescil edilen bu yerin 576 kadastro parselinin güneyinde yer almış olmasına rağmen, tescil dosyası nedeniyle alınan krokide 576 parselin doğusuna isabet ettiğini ileri sürerek, bu hususun tavzih veya yargılamanın yenilenmesi yolu ile düzeltilmesini istemişlerdir. 1162 parsel hükmen davacılar adına tapuya tescil edilmiştir. 1986/872 esas 1997/541 karar sayılı tescil davası nedeniyle düzenlenen krokide tescil konusu taşınmaz 576 parselin doğusunda gösterilmiştir. Davacıların isteği üzerine bu dava nedeniyle yapılan inceleme sonucu düzenlenen 24.11.1998 günlü krokiye göre de A harfi ile gösterilen dava konusu taşınmazın 576 parselin güneyinde bir yer olduğu belirtilmiştir. Görüldüğü üzere: yukarıda tarih ve sayısı yazılı kesinleşen hükmün eki olan kroki, dava konusu taşınmazın konumunu göstermekten uzaktır. Davacılar bu eksikliğin yargılamanın yenilenmesi veya tavzih yoluyla yerine getirilmesini istemiş olmaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi sebepleri HUMK.nun 445 ve devamı maddelerinde belirtilmiştir. Olayda yargılamanın yenilenmesi sebebi bulunmamaktadır. Diğer yönden hükmün açık olmaması veya çelişik fıkraları içermesi ya da hükümle gerekçe arasında açık bir uyumsuzluğun bulunması halinde bu hususun hükümlerin tavzihi, yolu ile düzeltilmesi istenebilir. incelenmekte olan olayda tavzih sebepleri de bulunmamaktadır. Mahkemece isteğin, hükümlerin tavzihi hükümleri çerçevesinde ele alınarak dava konusunu değiştirecek şekilde, yeniden hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Ortaya çıkan bu belirsizlik ancak bağımsız bir dava ile giderilebilir. Başka bir anlatımla, davacıların 576 parselin güneyinde yer alan bölüm hakkında müstakil bir dava açıp adına tescil ettirmesi gerekmektedir. Eldeki bu dava yeni bir dava niteliğinde olmadığından açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy