(1086 S. K. m. 437, 439)
Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 3. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.9.2002 gün ve 2001/1112-2002/845 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 11.3.2003 gün ve 2002/24936-2003/3503 sayılı ilamı ile, (...1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2- Davacı işçi sendikal tazminat isteğinde bulunmuş, mahkemece istek doğrultusunda karar verilmiştir.
Davacının sendikaya üye olmadığı anlaşılmaktadır. Bunun dışında sendikal faaliyetlerinin neler olduğu açıklanmış değildir. Bu konuda dinlenen davacı tanıkları da feshin sendikal faaliyetlere bağlı olduğu yönünde soyut nitelikte anlatımlarda bulunmuşlar ancak, söz konusu faaliyetlerin neler olduğu belirtilmemiştir.
Öte yandan dosya içinde bulunan bilirkişi raporuna göre Ocak 2001 ile Ağustos 2001 tarihleri arasında çıkarılan işçilerin sayısının, sendikaya üye olanlardan daha fazla olduğu da anlaşılmaktadır. Buna göre sendikaya üye olmayan çok sayıda işçinin de iş akti işverence feshedilmiştir.
Davacı işçinin iş aktinin feshinin sendikal nedene dayandığı ispatlanabilmiş değildir. Buna göre, mahkemece anılan isteğin reddine karar verilmelidir.
3-Davalı işveren tarafından işyeri personel yönetmeliği 1.7.2001 tarihinde değiştirilmiş ve bazı işçilik hakları bakımından sınırlamaya gidilmiştir. Davacı işçi, bu konuda işverence hazırlanan ve yeni yönetmeliğin kabul edildiğine dair muvafakat belgesini imzalamadığını belirterek, anılan yönetmeliğin uygulanamayacağını ileri sürmüş ve ihbar, kıdem tazminatları ile izin alacağı ile ilgili fark isteklerde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı için yeni yönetmeliğin uygulanmasının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
İşverence tek taraflı olarak yürürlüğe konulan personel yönetmeliği ile, önceki personel yönetmeliğinde belirlenen kıdem tazminatı, ihbar önelleri ve izin süreleri indirilmiş ve 1475 Sayılı İş Kanunundaki gibi tespit edilmiştir.
Davalı işverenin bu uygulamasının, iş şartlarının işçi aleyhine olarak tek taraflı değiştirilmesi olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda davacının 1475 Sayılı İş Kanununun 16/II-e maddesi uyarınca akdi haklı olarak fesih imkanı vardır. Ancak davacı işçi anılan yasanın 18.maddesinde öngörülen 6 işgünü içinde bu yola gitmemiştir. Böyle olunca davacı işçi bakımından 1.7.2001 tarihinden itibaren yeni personel yönetmeliğinin uygulanması gerekir. Buna göre ihbar ve kıdem tazminatlarının işverence yeni personel yönetmeliğinde belirlenen sürelere göre hesaplanarak ödenmesi yerindedir. İhbar ve kıdem tazminatı fark isteklerinin reddine karar verilmelidir. Bununla birlikte davacının 1.7.2001 tarihinden önce hak kazandığı yıllık izinleri, bir önceki yönetmelikte belirlenen izin sürelerine göre hesaplanmalıdır.
4- Davacı işçiye ihbar ve kıdem tazminatları ile birlikte izin alacağının da banka hesabına yatırılmak suretiyle ödendiğine dair belge davalı vekili tarafından dosyaya sunulmuştur. Mahkemece ilgili banka şubesinden davacıya izin alacağının ödenip ödemediği araştırılarak, bu konuda bir karar verilmelidir.
5- Reddedilen miktar için davalı vekili lehine avukatlık ücretine karar verilirken yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 87.500.000 TL.nin altında hüküm kurulamayacağının da gözetilmemesi hatalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, iş akdinin sendikal faaliyetler nedeniyle feshedildiği iddiasına dayalı alacak (Kıdem ve ihbar tazminatları ile ücretli izin alacağı farklarının ve ayrıca sendikal tazminat ile prim alacağının tahsili) istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin, sendikal tazminat da dahil olmak üzere, davanın kısmen kabulüne yönelik hükmü, Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuştur.
Yerel Mahkeme, diğer bentlerde gösterilen bozma nedenlerine uymuş; (2) nolu bentte açıklanan bozma nedenine karşı direnme hükmü kurmuştur.
Davacı işçinin sendika üyesi olduğunu gösteren üye kayıt fişinin bozmadan önceki aşamada dosya içerisinde bulunmadığı; davacı vekilinin 5.2.2002 günlü delil listesi ekinde sunduğu 5.9.2001 günlü üye kayıt fişinin ise davacıya değil, Mehmet Uz isimli başka bir işçiye ait olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Nitekim Yerel Mahkemenin önceki kararında da, davacı işçinin işyerinde örgütlü sendikaya üye olduğuna dair kayıt bulunmadığı açıkça belirtilmiştir.
Bozmadan sonra, davacı vekilince verilen ve önceki kararda direnilmesi istemini içeren 2.5.2003 günlü dilekçe ekinde, ona zımbalanmış şekilde davacıya ait sendika üye kayıt fişi sunulmuştur. Bu dilekçede, üye kayıt fişinin bozmadan önce dosya içerisinde bulunduğuna ve temyiz incelemesinde gözden kaçtığına dair bir iddia da yoktur.
Yerel Mahkeme, sözü edilen üye kayıt fişine dayanarak, "Dosyada mevcut üye kayıt fişinden davacının sendika üyesi olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.
Bu durumda, ortada bir direnme kararı değil; bozmadan önceki aşamada dosya içerisinde olmayan, bozmadan sonra sunulan üye kayıt fişi esasa alınmak suretiyle oluşturulmuş, yeni bir hüküm bulunduğunun kabulü gerekir.
Bu nedenle dosya, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeyle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 9. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE 18.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy