(5521 S. K. m. 1) (1475 S. K. m. 13, 14)
Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatı ile ücret alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Denizli İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.3.2003 gün ve 207-122 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16.12.2003 gün ve 10229-22039 sayılı ilamı ile;
(...Davacının 3568 sayılı Yasa ve buna bağlı yönetmelik uyarınca stajer davacı, davalının yanında çalıştığı dosyadaki belgelerden anlaşılmıştır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesinde ifade edildiği gibi iş mahkemeleri işçi ile işveren arasındaki davalara bakmakla görevlidir. Davacının işçi olmadığı anlaşıldığına göre davanın görev yönünden reddine karar vermek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, ihbar ve kıdem tazminatı ile ücret alacağı istemine ilişkindir.
Davacı, davalıya ait muhasebe bürosu işyerinde 20.12.1997 ila 1.3.2003 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işverenin ücret ödemelerini sürekli aksatması ve çalışmasının bir kısmını başkasına ait bir işyerinde göstermesi nedeniyle haklı olarak iş aktini feshettiğini ileri sürerek, ödenmeyen ihbar ve kıdem tazminatı ile ücret alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının stajyer olarak çalıştığını, bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı isteyemeyeceğini, davacının işçi olduğunun kabulü halinde ise, ücret alacağının bulunmadığını, davacının müşterilerden topladığı paraları resmi kurumlara yatırmayıp zimmetinde tutması ve işyeri çalışanlarının haysiyet ve şerefine karşı söz ve davranışlar içerisine girmesi nedeniyle 5.12.2000 tarihinde iş aktini haklı olarak feshettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemenin, çalışılan tüm sürenin İş Kanunu kapsamında bir çalışma olduğu kanısıyla kıdem tazminatı ve ücret alacağı bakımından davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak kurduğu hüküm, Özel Dairece, yukarıda açıklanan nedenlerle, çalışılan tüm sürenin stajyerlik kapsamında olduğu ve bu nedenle iş mahkemesinin görevsiz bulunduğu gerekçesiyle bozulmuş; yerel mahkemece, davacının stajyer olarak çalıştığı dönem bakımından bozma kararına uyulmuş, stajyerliğin bitiminden sonra çalışılan dönem için ise direnilerek ücret alacağına hükmedilmiştir.
Dosya içerisindeki; Denizli Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası Başkanlığı tarafından gönderilen 19 Kasım 2002 tarihli yazıya göre, davacı Alinin 1.11.1995 tarihinde Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir İbrahim Çokaka ait işyerinde 1.11.1995 tarihinde muhasebecilik stajına başladığı, 21.11.1997 tarihine kadar burada stajına devam ettiği, 1.5.1998 tarihinde ise davalıya ait muhasebe işyerinde stajına devam ettiği, 4 yıllık muhasebecilik stajını 30.4.2000 tarihi itibari ile tamamladığı ve Serbest Muhasebeci ünvanını elde ettiği anlaşılmaktadır. Yine dosya içerisindeki Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtları, davalının temyiz dilekçesindeki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, davacının stajını bitirdikten sonra, 1.5.2000 tarihinden sonraki dönemde aynı işyerinde bu kez işçi olarak çalışmaya devam ettiği belirgin hale gelmektedir.
Hal böyle olunca mahkemenin, davacının işçi olarak çalıştığı 1.5.2000 tarihinden sonraki dönem bakımından iş mahkemesinin görevli olduğu yönündeki direnme hükmü yerindedir.
Ne var ki, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin direnme kararı yerinde olup, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 13.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy