(2821 S. K. m. 63) (1086 S. K. m. 429)
Dava: Taraflar arasındaki sendika mali sekreteri olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4.İş Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 11.12.2003 gün ve 2003/1684-1686 sayılı kararın incelenmesi davacı-davalı Tez Koop-İş Sendikası Genel Bakanlığı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 27.1.2004 gün ve 856-1327 sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı taraf ve davalı Sendikanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacılar dava dilekçesinde, davalılardan Abdullah Yazıcının İstanbul 2 Nolu Şube Mali Sekreterlik ünvanını haksız ve hukuka aykırı kazandığından söz ederek davacı Özcan Aydın'ın Mali Sekreterlik ünvanının devam ettiğinin tespitine, sataşmanın önlenmesine, dava sonuna kadar Özcan Aydın'ın Mali Sekreterliğine ihtiyati tedbiren karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davacılardan Rabia Özkaraca, Tuncer Koçak, Recep Vergül ve Adem Yalçın'ın üyesi oldukları Sendikanın İstanbul 2 nolu Şube yönetim kurulu üyesi şube başkan yardımcısı ve şube sekreterliğinde bulundukları kendileri hakkında şube yönetimi ve şube başkanlığınca bir işlem yapılıp mevcut sıfatları yönünden bir karar verilmediği gibi davalı sendika genel merkezince de herhangi bir işlem yapılıp karar verilmediğinden bu davacılar yönünden mahkemece çözümlenmesi gerekecek bir hukuki sorun olmadığından açılan davada bu davacılar yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı Özcan Aydın'ın üyesi olduğu Sendikanın İstanbul 2 nolu şube mali sekreteri olduğu davacının usulüne uygun bu görevden alındığına ve davalı Sendika merkezince bu konuda bir işlem yapıldığı anlaşılamadığından davacının sendika ana tüzüğüne göre sendika içinde çözümlenmesi gereken bir durumu yargıya taşıması konusunda mahkemece çözülecek bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmakla, bu davacı yönünden de bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Modern iş hukukunda işçi ve işveren kuruluşlarının dahili organizasyonu ve işleyişleri konusunda ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır. Öte yandan işçi ve işveren kuruluşlarının üyeleri üzerinde belirli bir otoriteye sahip bulunmaları, başka bir anlatımla "sendika disiplinini" tesis etmek yanında, kuruluşun üyelerine de üyesi oldukları kuruluşu denetleme imkanının, kontrol hakkının "sendikal demokrasi düşüncesi" sağlanmaya çalışılmıştır. Gerçekten de Sendikalar Kanunumuzda sendika ve konfederasyonların dahili organizasyonu ve işlemesi konusunda oldukça ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır. Bir yandan da kanunun izin verdiği ölçüde, tüzükte de kuruluşun organizasyonu ve işleyişine ilişkin hükümler konmasına olanak tanınmıştır. Organların her birinin görev ve yetkileri kanunda belirtmek suretiyle, organlar arasında yetki bölüşümü ya da dağılımı konusunda bir uyuşmazlık ya da tereddüt çıkması engellenmeye çalışılmıştır. (Konu hakkında ayrıntılı bilgi için Bkz. Narmanlıoğlu, Ünal: İş Hukuku II, Toplu İş İlişkileri, İzmir 2001, s.101)
2821 sayılı Sendikalar Kanunun 63. maddesine göre; işçi ve işveren sendikaları ve konfederasyonları hakkında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Medeni Kanun ve Dernekler Kanununun bu kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
Uyuşmazlık mevcut sendika tüzüğüne göre davacı taraf talepleri konusunda sendika içi yolların tüketilip tüketilmemesi konusunda toplanmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki sendika şube başkanı ve yönetim kurulunun, şube mali sekreterinin yerine bir başkasını getirme olanağı yoktur. Bu tür bir olanağa davalı Sendika Ana Tüzüğünde ve Sendikalar Kanununda yer verilmemiştir. Kıyas yoluyla Dernekler Kanunu da buna elverişli değildir.
Davalı Sendikanın gerek cevap dilekçesinde gerek dayanağı olan ve sözü edilen Şubeye gönderilen 17.9.2003 tarihli yazıda; Ağustos 2003 ayı sarflarınızın içerisinde göndermiş olduğunuz Abdullah Yazıcı'ya ait 1 adet mal beyanı noter makbuzu, Ana tüzüğümüz gereğince Özcan Aydın'ın Şube Mali Sekreterliği görevi devam ettiğinden Genel Yönetim Kurulumuzca sarf kabul edilmeyerek yazımız ekinde iade edilmiştir ifadesi bulunmaktadır.
Başka bir anlatım ile yapılan hukuki işlem Sendika Yönetim Kurulunca kabul edilmemiştir. Böylece Sendika Ana Tüzüğünün 20. madde kapsamında sendika içi başvuru yolu tüketilmiş bulunmaktadır.
Mahkemece Özcan Aydın yönünden davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı-davalı Tez Koop-İş Sendikası Genel Başkanlığı
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı ve davalı Tez Koop-İş Sendikası Genel Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 13.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy