(6183 S. K. m. 58) (506 S. K. m. 80/6)
Dava : Taraflar arasındaki "ödeme emrinin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11. İş Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 9.10.2003 gün ve 2002/166 - 2003/1435 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 1.3.2004 gün ve 2003/10084 - 2004/1410 sayılı ilamı ile;
"... Dava hukuki nitelikçe, eksik işçilik bildirimine dayalı olarak Kurumca tahakkuk ettirilen ek prim ile kayıt geçersizliği ile 1999 yılı 7. ayına ait aylık sigorta prim bildirgesiyle yine aynı yıl 2. dönemine ait ek prim bordrosunun verilmediğinden bahisle tahakkuk ettirilen idari para cezasının 6183 sayılı Kanun kapsamında işverenden tahsiline yönelik ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı aynı Kanun'un 58. maddesidir.
Davalı Kurum süresinde yetkisizlik itirazında bulunmuştur.
Bu bağlam da, davada çözümlenmesi gereken hukuksal sorun, Kurum alacaklarının takip ve tahsilinde hangi iş mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin bulunmaktadır.
506 sayılı Kanun'un 3917 sayılı Kanun'la değişik 80/6 maddesi "Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde; alacaklı sigorta müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir" hükmünü içermektedir.
Somut olayda; 6183 sayılı Kanun'a tabi takibin konusu, idari para cezası ve prim borçlarına ilişkin olduğundan, bu borç Kurum alacakları kapsamındadır ve alacaklı sigorta müdürlüğü Sivas Sigorta Müdürlüğü'dür. Ne var ki, dava; alacaklı sigorta müdürlüğünün bulunduğu Sivas İş Mahkemesi'nde değil, yetkisiz Ankara İş Mahkemesi'nde açılmıştır.
Hal böyle olunca da, mahkemece, Ankara İş Mahkemesi'nin yetkisizliğinden bahisle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi gerekirken aksinin kabulü ile işin esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır..."
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken,önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, 02.03.2005 gününde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy