(1086 S. K. m. 429, 440, 442) (YHGK. 24.03.2004 T. 2004/4-179 E. 2004/159 K.)
Dava: Taraflar arasındaki araç iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 13.5.2003 gün ve 2001/700-2003/450 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 27.9.2004 gün ve 2004/7175-10530 sayılı ilamı ile;
(...Davacı, adına kayıtlı otomobilin ayrıldığı eşi olan davalıda kaldığını bildirerek ondan alınıp kendisine verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan incelemede dava konusu otomobilin davalının elinde olduğu tespit edilebilmiş değildir. Yargılama sırasında dinlenen davalı tanıkları, tarafların ayrılmasından sonraki tarihlerde otomobili davacının kullandığını gördüklerini bildirmişlerdir. Ancak, bu tanıkların yalan beyanda bulundukları iddiası ile haklarında ceza davası açılmıştır. Mahkemece ceza davasının sonuçlanması beklenmeden bu tanıkların beyanları geçersiz sayılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, ceza yargılaması sonucunda adı geçen tanıkların beyanları doğru olduğu kabul edilecek olursa ortaya çelişkili yargı kararları çıkmış olur. Bu nedenlerle tanıklarla ilgili ceza yargılamasının sonucu beklenmeli, bundan sonra tüm deliller ile birlikte yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir. Yerel mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir ise de, karar onanmış olduğundan davalının karar düzeltme istemi HUMK'nun 440-442 maddeleri uyarınca kabul edilmeli, onama kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenle bozulmalıdır...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarından G. A. ve G. Ç. hakkında yalan beyanda bulundukları iddiasıyla Bursa Asliye 9.Ceza Mahkemesinde dava açılmıştır.
Yerel mahkeme ilk kararında ceza yargılamasının sonucu beklenmeden, söz konusu tanık beyanları geçersiz sayılarak davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, Özel Daire yukarıda açıklanan nedenlerle; yargı kararları arasında bir çelişki oluşmaması için, ceza mahkemesi dosyasının sonucunun beklenmesi gerekir gerekçesi ile kararı bozmuştur.
Yerel mahkemece bozma kararından sonra ceza mahkemesi dosyasını celbedilip, direnme kararında ceza mahkemesi kararı gerekçe yapılmış olmakla bozma aşamasından sonra yeni bir delile dayandığından, ortada varlığından söz edilebilecek bir direnme hükmü mevcut olmayıp, Özel Daire denetiminden geçmeyen yeni bir hüküm kurulduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca da; kurulan bu yeni hükme yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yeni hükme yönelik olan davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 21.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy