(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tomarza Kadastro Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına tespit gibi tescile dair verilen 03.05.2002 gün ve 1999/10 E- 2002/24 K. sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 17.06.2004 gün ve 2004/1771-2429 sayılı ilamı ile;
(... Mahkemece, davacı tarafın, kendisine verilen kesin önel içerisinde keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmediği gözönüne alınarak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dava konusu taşınmazlardan 113 ada 69 parsel sayılı taşınmaz Rabia Apaydın ile ölü Mehmet Apaydın adına tespit edilmiştir. Kural olarak kadastro davaları lehine tespit yada kadastro komisyonunca tescile karar verilen gerçek yada tüzel kişiler arasında görülür. Daha açık bir anlatımla kadastro davaları, hakları çatışanlar arasında görülür. Ne var ki, 113 ada 69 parsel sayılı taşınmazın tespit malikleri Rabia Apaydın ile ölü Mehmet Apaydın'ın mirasçıları davaya çağrılarak taraf koşulu oluşturulmamıştır. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Bu olgu dikkate alındığında taraf koşulu oluşturulmadan, dava dosyasının keşfe hazır hale getirildiğinden söz edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için 113 ada 69 parsel sayılı taşınmazın tespit maliklerinden ölü Mehmet Apaydın'ın yasal mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus kayıt örnekleri ilgili nüfus müdürlüğünden getirtilmeli, mirasçıların kimlikleri bu yolla tebliğe elverişli adresleri zabıta aracılığı ile belirlenmeli, ölü Mehmet Aydın mirasçıları ile tespit maliklerinden Rabia Apaydın'a dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçenlerden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece taraf koşulu oluşturulmadan işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Nefikat Tamer'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacının İsteminin Özeti: Davacı, kocası Ahmet'e ait taşınmazın, kadastro tespiti sırasında kök muris Mustafa adına yazıldığını ileri sürerek tespitin iptali ile kocası Ahmet mirasçıları adlarına tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini, tespit gibi tescile karar verilmesini savunmuştur.
Yerel mahkemece, 69 parsel hakkındaki dava tefrik edilmiş, verilen kesin süre içerisinde keşif giderleri mahkeme veznesine yatırılmadığından davanın açılmamış sayılmasına, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
Temyiz Evresi, Bozma ve Direnme: Davacının temyizi üzerine hüküm Özel Dairece, taraf teşkili yapılmadığından bozulmuş, yerel mahkemece önceki karardaki gerekçeyle direnme hükmü kurulmuştur.
Gerekçe: Mahkemece bozmadan sonra, tefrik edilen 69 parsele ilişkin 1999/31 Esas, 24 Karar sayılı dava dosyası getirtilip incelenmiş, direnme hükmü kurulmuştur.
Bozmadan sonra toplanan delile dayanılarak hüküm kurulduğundan, ortada varlığından söz edilebilecek bir direnme kararı olmayıp, yeni bir hüküm kurulduğunun kabulü gerekir.
O halde dosya, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 7. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 07.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy