(5521 S. K. m. 5)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. İş Mahkemesince davanın yetkisizlik nedeniyle reddine dair verilen 08.07.2004 gün ve 2004/362 E. 1150 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.09.2004 gün ve 2004/24779-20753 sayılı ilamı ile;
(...Dosya içeriğine göre davacı işçinin dava dışı Mavi Ulaştırma ve Haberleşme Tic. AŞ. tarafından işe alındığı, bir süre sonra bu defa aynı gruba ait davalı Rumeli Telekom AŞ. tarafından işe giriş bildirgesinin düzenlendiği, ancak davacının dava dışı firmanın işveren olarak gözüktüğü süre dahil olmak üzere akdin başlangıcından fesih tarihine kadar davalı partinin Ankaradaki genel merkezinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, davalı şirketin merkezi İstanbulda olmasına rağmen davacının tüm çalışması Ankarada geçmiştir. Davacının davalı parti merkezinde çalıştığı hususu yetki itirazında bulunan davalı şirket tarafından da kabul edilmektedir. Mevcut delillere göre davacının çalıştığı işyeri Ankarada olup, 5521 Sayılı Kanunun 5. maddesine göre işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de davaya bakılabileceği öngörüldüğü gibi davada davalı olarak gösterilen Genç Partinin merkezi de Ankaradır. Bu nedenlerle davanın esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken işyerinin İstanbulda olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre ve özellikle davada sadece Rumeli Telekom Anonim Şirketinin davalı bulunmasına karşın, davacı işçinin işini yaptığı işyerinin Ankarada bulunduğu belirlenmekle, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMKnun 429. maddesi gereğince bozulmasına, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 04.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy