(1086 S. K. m. 429) (818 S. K. m. 158, 161)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; A. Asliye 4. Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 7.5.2003 tarih ve 2003/104-271 s. kararın tetkiki taraflar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 9.12.2004 tarih ve 2004/3888-12326 s. ilamı ile,
(...Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı idare tarafından davalı şirkete satışı yapılan D. Pamuklu Sanayi İşletmesinin satış bedelinin vadesinde ödenmemesi sebebi ile, oluşan cezai şart alacağının tahsiline ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 2.3.1998 gününde imzalanan Varlık Satış Sözleşmesinin Cezai Şarta ait 6. maddesi Alıcı satış bedelinin, vadeye bağlanan anapara tutarı ile bu tutarın faizini ödemediği takdirde bu sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen kesin teminat mektubunun idarece ihtara gerek kalmadan irat kaydedileceği, teminat mektubunun paraya çevrilmemesi halinde ise vade gününde ödenmesi gereken tutara vade gününden alacağın tahsil edileceği güne kadar geçen süre için faiz ve cezai şart uygulanacağı hükmünü içermektedir.
Davacı idare tarafından, teminat mektuplarının 17.12.2002 gününde paraya çevrildiği, aynı tarihte de davalı şirketin teminat mektubu bedellerini davacı idarenin hesabına havale ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, bu olgu gözetilmeksizin cezai şart koşulu irdelenmeden, yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Taraflar vekilleri
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici sebeplere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozmanın kapsamına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istem halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 05.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy