(3402 S. K. m. 12)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İncesu Kadastro Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 28.12.2004 gün ve 2004/180 E. 239 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin 24.02.2005 gün ve 2005/569-504 sayılı ilamıyla; (...Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılıp, hüküm kurulduğuna, sözü edilen hükmün gerekçesine ve toplanıp değerlendirilen deliller ile hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki davacı M. Bolat dava konusu taşınmazlarda 1/2 oranında payı olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Şerife Bolat'ın dava ve temyize konu taşınmazların tespitine karşı itiraz ve davası bulunmadığı gibi başkaları tarafından açılan davaya da usulün 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde katılmamıştır. Öte yandan davanın kısmen kabulü doğrultusundaki önceki günlü hükmü davacı M. Bolat temyiz etmemiştir. Hal böyle olunca önceki günlü hüküm davacı M. Bolat yönünden kesinleşmiştir. Mahkemece bu olgu göz önünde tutularak dava konusu taşınmazların 1/2 payının davacı M. Bolat adına, 1/2 payının da tespit gibi davalı hazine adına tesciline karar verilmesi zorunludur. Kuşkusuz Şerife, koşullarının varlığı halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/son maddesi hükmü uyarınca orada belirtilen yasal hak düşürücü süre içerisinde genel mahkemede dava açabilir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek usulün 74.maddesine aykırı biçimde dava dışına çıkılmak ve bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönler de göz ardı edilerek dava konusu taşınmazların tümünün davacı M. Bolat adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı Hazine vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacı, kadastro sırasında 225 ada 130 ve 354; 308 ada, 88, 278; 280 ada, 14; 311 ada, 213 parsel sayılı taşınmazların davalı hazine adına tespit edildiğini ileri sürmüş, miras yoluyla gelen hakka, taksime, harici satın almaya ve zilyetliğe dayanarak, 308 ada 278 ve 311 ada 213 parsellerin kız kardeşi Şerife ile birlikte; diğer taşınmazların kendisi adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 308 ada, 278 parsele ve 311 ada, 213 parsele yönelik talebin kabulüyle anılan parsellerin 16 oranında; 225 ada 354 ve 130 parseller; 280 ada, 14 parsel; 308 ada, 88 parsellerin ise tamamen davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Özel Dairece dava edilen diğer parseller yönünden onanan hüküm, 14 ve 213 parseller bakımından, meralık araştırması yapılması gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, yapılan araştırma sonucunda anılan parsellerin davacı adına tesciline karar verilmiş; Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
1- Mahkemece, 311 ada, 213 parsel yönünden bozma ilamına uyularak karar verilmiş olduğundan, Yargıtay'ın denetiminden geçmeyen yeni bir hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. O halde bu parsel yönünden dosya, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel daireye gönderilmelidir.
2- 280 ada, 14 parsel sayılı taşınmazın, dava dilekçesinde tamamının davacı adına tescilinin istendiği; mahkemece verilen ilk kararda isteğin kabul edildiği; bozmaya uyularak yapılan araştırma neticesinde niza konusu taşınmazın mera olmadığı sonucuna varılarak verilen ikinci kararda da ilk hüküm gibi davacı adına tescile karar verildiği, davalı hazine yararına usulü kazanılmış hak söz konusu olmadığı anlaşıldığından, bu parsel bakımından direnme karan usul ve yasaya uygun olup, yerindedir. Onanması gerekir.
Sonuç: 1- Yukarıda açıklandığı üzere, 1. maddede açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın
7. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE;
2- Davalı hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda 2.maddede açıklanan nedenlerle direnme kararının ONANMASINA, harçlar Kanunun değişik 13.maddesinin J bendi gereğince harç alınmamasına, 27.09.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy