(1086 S. K. m. 440) (2004 S. K. m. 194)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davadan dolayı, bozma üzerine direnme yoluyla; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 23.5.2006 gün ve 17-365 sayılı kararın bozulmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'ndan çıkan 8.11.2006 gün, 2006/14-661 Esas, 2006/689 Karar sayılı ilamın, karar düzeltilmesi yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; Hukuk Genel Kurulu'nca dilekçe, düzeltilmesi istenen ilam ve dosyadaki ilgili bütün kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Sonuç: Düzeltilmesi istenen Hukuk Genel Kurul ilamında gösterilen gerektirici nedenlere göre, HUMK. nun 440. maddesinde yazılı sebeplerden hiç birisine dayanmayan ve yerinde olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, takdiren (160.000) YTL para cezasının düzeltme isteyenden alınmasına, 21.3.2007 gününde Almar A.Ş.yönünden oybirliği, Marla A.Ş.yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan tazminatın kiracı ve kira sözleşmesinin müteselsil kefili olan diğer davalı şirketten tahsiline ilişkin olup, Yüksek Özel Dairenin İİK.nun 194 ncü maddesine dayalı bozma ilamının verildiği tarih itibariyle davalılardan Almar
. A.Ş.nin iflasına karar verilmiş olduğundan ve mahkemenin karar tarihinden sonra iflasa karar verilmiş olması halinde dahi İİK.nun 194 ncü maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinden ve bozma kararı sonrasında iflas kararının Yargıtay Yüksek 19 ncu Hukuk Dairesi'nce bozulması hususu mahkemece bozmaya uyulduğunda değerlendirilmesi gereken bir konu olduğundan davacı tarafın bu davalıya yönelik karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir ise de, yukarıda açıklandığı üzere davada kendisine müteselsil kefil sıfatıyla husumet yöneltilen Marla
. A.Ş. aleyhine verilmiş bir iflas kararı mevcut değildir. Diğer davalı hakkında alınan iflas kararı da bu davalı bakımından önemi haiz değildir. Diğer davalı aleyhine açılan davanın İİK. nun 194 ncü maddesi uyarınca 2. alacaklılar toplantısının 10 gün sonrasına kadar ertelenmesi iflas etmeyen davalı aleyhine açılan davanın görülmesine engel olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulüyle HGK. nun temyiz bozma kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının kısmen onanmasına ve temyiz incelenmesi için dosyanın Yüksek Özel Daireye gönderilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bu davalıya yönelik kararına karşıyız. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy