(2004 S. K. m. 67) (492 S. K. m. 28, 32)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.02.2006 tarih ve 2004/296 E- 60 K. s. kararın tetkiki davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 11.12.2006 tarih ve 2006/5706-11941 s. ilamı ile;
(...Davacı vekili, davalının imalathanesinde kullanmak üzere ihtiyacı olan çikolata ambalaj makinesini müvekkilinden 4.900 YTL bedelle aldığını, satış bedeli karşılığı çek verdiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine takibe giriştiklerini ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi sebebiyle hukuken kıymetinin kalmadığını, müvekkilinin bu çeki 2001 yılında mal alışverişi için birine verdiğini, mallar gelmediği için çekin işleme konulmadığını, elinde çeki bulunduran kişinin çeki kaybettiğini söylemesi sebebiyle çekin peşine düşmediğini, davacının bu çeki nasıl elde ettiğini bilemediğini davacının açtığı davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığından zaman aşımı definde bulunduklarını, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinin gerekli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının iddiasını kanıtladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, asıl alacak yönünden itirazın iptal edilmesine ve takibin devamına, 9.090 YTL olarak hesaplanan işlemiş faizin, 7.197 YTL'ye indirilmesine, takipten itibaren değişen oranlarda asıl alacak üzerinden ticari faiz işletilmesine, asıl alacak üzerinden hesaplanan %40 oranındaki 1.960 YTL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde, icra takibinde talep edilen ve itiraza uğrayan toplam 13.990.000.000.TL alacağa yönelik itirazın iptali istendiği halde, peşin harcın 4.900.000.000.TL'lik asıl alacak miktarı üzerinden tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Görüldüğü gibi somut olayda dava değeri 13.990.000.000.TL olup Harçlar Yasasının 28/a maddesi uyarınca alınması gereken peşin harcın bu miktar üzerinden hesaplanıp tahsil edilmesi gerekir. Aynı kanunun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz. Bu halde mahkemece eksik peşin harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilip işin esasının tetkiki usul ve kanuna aykırıdır.
Öte yandan davacı, takip öncesi dönem için işlemiş temerrüt faizi talep etmiş bulunduğuna göre, öncelikle borçlunun temerrüde düşüp düşmediğinin saptanması, şayet temerrüt oluşmuş ise, buna göre takip öncesi dönemde işleyecek temerrüt faizinin uygulanacak faiz oranı da belirlenerek hesaplanması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması kabul şekli itibariyle isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Davacı, davalıya satılan çikolata ambalaj makinesi karşılığı alınan çekin karşılıksız çıktığını; alacağın tahsili için davalı borçlu hakkında 4.900.000.000 TL. üzerinden icra takibine geçildiğini, itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuş; yerel mahkemece asıl alacak miktarı 4.900.000.000 TL. üzerinden davanın kabulüne ait olarak verilen karar Özel Dairece, harcın, dava değeri yani icra takibinde talep edilen asıl alacak ve faiz toplamı 13.990.000.000 TL. üzerinden alınması; peşin harcın da bu miktara göre hesaplanması; kabul şekli itibarıyla da, davalı borçlunun temerrüde düşüp düşmediğinin saptanması; temerrüt oluşmuş ise buna göre takip öncesi dönemde işleyecek temerrüt faizinin, uygulanacak faiz oranı da belirlenerek hesaplanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, harç bakımından bozma ilamına uyulmuş; kabul şekli itibarıyla verilen bozma kararına karşı direnme hükmü kurulmuştur.
1- Mahkemece Özel Dairenin harç bakımından verdiği bozma kararına uyulmak suretiyle bir karar verilmiş olduğundan, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının tetkiki için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
2- Kabul şekli itibariyle, temerrüt faizi yönünden yapılan bozma, tamamen eleştiri niteliğinde olduğundan, bozmada işaret edilen bu tür eleştirilere karşı direnilmesi mümkün olmadığından, bu hususun Hukuk Genel Kurulu'nca tetkiki olanaklı değildir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yukarda 1 no'lu bentte gösterilen sebeple yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının tetkiki için dosyanın 19. Hukuk Dairesine gönderilmesine; 05.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy