(2942 S. K. m. 1, 5, 6, 7, 8, 10, 14) (7201 S. K. m. 1, 8, 16, 17) (HGK 05.07.2006 T. 2006/5-498 E. 2006/503 K.) (HGK 28.02.2007 T. 2007/5-85 E. 2007/92 K.) (HGK 28.02.2007 T. 2007/5-86 E. 2007/93 K.) (HGK 19.09.2007 T. 2007/5-639 E. 2007/601 K.)
Taraflar arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın tapuya tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Dicle Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 20.07.2006 tarih ve 2005/145-2006/130 s. kararın tetkiki davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 06.02.2007 tarih ve 2006/12614-2007/1183 s. ilamı ile,
(...Dava, 4650 s. Kanunla değişik 2942 s. Kamulaştırma Yasasının 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın dava şartı (ön şart) yokluğu sebebi ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 14/5. maddesine göre; usulüne uygun olarak açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında taşınmaz malın gerçek malikinin daha önce öldüğü sabit olursa mirasçıları davaya dahil edilmek suretiyle devam olunacağı hüküm altına alındığından, tapu malikinin mirasçıları tesbit edilip adlarına dava dilekçesi tebliğ edilmek suretiyle davaya devam edilip esastan inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde davada dava şartı gerçekleşmediğinden (ön şart oluşmadığından) bahisle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, 4650 s. Kanunla değişik 2942 s. Kamulaştırma Yasasının 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın tapuya tescili istemine ilişkindir.
Davacı TEİAŞ Genel Müdürlüğü vekili; müvekkili idarece alınan kamu yararı kararına dayanılarak, mülkiyeti davalı E. Çelik'e ilişkin bulunan Diyarbakır İli, Dicle İlçesi Altay Köyü 791 parsel sayılı, 10 000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 4414,23 m2'lik bölümünde irtifak hakkı tesisi ile ilgili olarak 2942 s. Kamulaştırma Kanunu'nun 4650 s. Kanunla değişik 8. maddesi uyarınca davalıya taahhütlü mektupla bildirim yapıldığını, ancak pazarlıkta anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek; 2942 s. Kamulaştırma Kanunu'nun 4650 s. Kanunla değişik 10. maddesi uyarınca, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin ve pazarlığa çağrı belgesinin tebliğe çıkarıldığı tarihler itibariyle ölü olan davalı E. Çelik'e, mahkemece tebliğe çıkarılan dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye muhatabın ölü olduğundan bahisle bila tebliğ iade edilmiş; duruşmalarda kendiliğinden hazır bulunan mirasçılardan A. Çelik ve bir kısım mirasçılar vekili, idarece takdir edilen bedele karşı beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemenin, davacı idarece 2942 s. Yasanın 7. maddesine uygun araştırma yapılıp, bunun sonucuna göre aynı Yasanın 8. maddesinin öngördüğü anlamda satın alma usulünün denenmediği, anlaşarak satın alma teşebbüsünün yapılması ve sonuçsuz kalmasının davanın ön şartı olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği karar, Özel Daire'ce yukarda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkemece satın alma aşamasındaki ön şart yokluğunun, dava aşamasında taraf teşkili sağlanarak giderilemeyeceği gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.
Dava konusu 791 parsel s. taşınmazın kayden maliki bulunan ve 17.9.1988 gününde vefat eden davalı E. Çelik'e, davacı idarece taahhütlü posta ile tebliğe çıkarılan pazarlığa çağrı belgesinin Muhtarın oğlu N. Ayhan imzasına teslim edildi şerhi verilerek 29.6.2005 gününde tebliğ edildiği belirtilmiş; idarece taşınmaz mal malikinin ölü olduğu belirlenip, mirasçıları ve bunların adresleri araştırılmadığından, satın alma aşamasının anlaşmazlıkla sonuçlandığına dair her hangi bir belge düzenlenmemiş ve ölü tapu maliki E. Çelik aleyhine, 2942 s. Kamulaştırma Yasasının 4650 s. Kanunla değişik 10. maddesi uyarınca görülmekte olan dava açılmıştır.
Bilindiği üzere; 4.11.1983 tarih ve 2942 s. Kamulaştırma Yasasının uygulanması sırasında ortaya çıkan sorunların sağlıklı bir şekilde çözümü ve Anayasa'nın 46 ncı maddesinde ön görülen ve asıl kural olan, kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılıklarının nakden ve peşin olarak ödenmesi koşuluyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların objektif esaslara göre hızlı, doğru ve sağlıklı bir biçimde kamulaştırılması esasının tam olarak uygulanmasının sağlanması amaçlanarak, 24.4.2001 tarih ve 4650 s. kanun ile değişik hükümler getirilmiştir.
Kanunun genel gerekçesinde de ifade edildiği üzere; ...Devlet ve kamu tüzelkişilerinin ancak zorunlu hallerde ve başka şekillerde taşınmaz mal sağlayamamaları durumunda hızlı, doğru ve sağlıklı bir biçimde kamulaştırma yapmalarının sağlanması, kamulaştırma nedeniyle adli ve idari yargıda açılacak davaların önlenmesi veya en aza indirgenmesi, buna rağmen açılacak davaların hızla sonuçlandırılması, doğru bedel tespiti yapılarak kamulaştırma nedeniyle Devlet veya sair kamu tüzelkişileri ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerinin haksızlığa uğramasının önlenmesi, kamulaştırma işlemlerinin hızla sonuçlandırılarak, Devletin veya sair kamu tüzelkişilerinin işlerinin ve yatırımlarının çabuklaştırılmasının sağlanması, uygulamada ortaya çıkan sorunların süratle çözümlenmesi amacıyla;
1- Anayasamızın 46 ncı maddesi hükmüne uygun olarak, Devlet ve sair kamu tüzelkişilerinin ancak zorunlu ve gerçekten kamu yararının gerektirdiği hallerde ortaya çıkan ihtiyaçlarını başka şekillerde (pazarlıkla satın alma, Maliye Bakanlığından veya sair kamu kurum ve kuruluşlarından tahsis suretiyle taşınmaz mal edinme gibi) karşılayamamaları halinde kamulaştırma yapmalarının temini amacıyla, kamulaştırma yetkisi tanınan Devlet ve sair kamu tüzelkişilerinin kamulaştırma ihtiyacı ortaya çıktığında, Kamulaştırma Yasanın 5 inci maddesinde sayılan mercilerce verilecek kamu yararı kararlarının 6 ncı maddesi uyarınca onaylanmasından veya 6 ncı maddenin son fıkrası uyarınca yapılacak kamulaştırmalarda, yetkili icra organınca verilecek karardan sonra, idarelerin kıymet takdir komisyonu ve uzlaşma komisyonu kurarak öncelikle Yasanın 8 inci maddesinde ön görülen satın alma usulü uygulamalarının sağlanabilmesi;
2- Kamulaştırma Kanunundaki mevcut kamulaştırma sistemi değiştirilerek, kıymet takdir komisyonları eliyle yaptırılan kıymet takdiri usulü ve esaslarının ve buna bağlı sair işlemlerinin ve keza, bedel artırım davaları açılabileceği yönündeki hükümlerin kaldırılarak, yeniden düzenlenen 10 uncu maddeyle kamulaştırma işleminin tek davayla ve hızlı bir biçimde çözümlenmesi amacıyla, kamulaştırmayı yapacak olan Devlet ve sair kamu tüzelkişilerinin doğrudan mahkemeye başvurarak, kamulaştırılacak taşınmaz malın gerçek kamulaştırma bedelinin tespiti ile, bu bedel karşılığında ve bu bedelin ödenmesi kaydıyla kamulaştırma yapılmasına ve taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tesciline karar verilmesinin sağlanması, bu davaların seri olarak ve hızla sonuçlandırılması... öngörülmüştür.
Görüldüğü gibi; 4650 s. Yasa ile, 2942 s. Kamulaştırma Kanunundaki mevcut kamulaştırma sisteminin değiştirilmesinin amacı, uygulanabilir, gecikmeleri ortadan kaldıran ve süratli biçimde sonuca ulaşan bir sistem kurmaktır.
O halde, Kamulaştırma Kanununda, 4650 s. Yasa ile yapılan değişiklik sonucu getirilen yeni sistemde; anılan Kanunun 5 inci maddesinde sayılan mercilerce verilecek kamu yararı kararlarının 6 ncı madde uyarınca onaylanmasından sonra, 8 inci maddede belirtilen esaslar çerçevesinde idarenin, kıymet takdir komisyonu ve uzlaşma komisyonu kurarak, tesbit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, taşınmazı pazarlıkla ve anlaşarak satın alma iradesini malike bildirmesi; tarafların anlaşamaması veya ferağ verilmemesi halinde 10 uncu madde gereğince kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve idare adına tescili öngörülmüştür.
Konuyla ilgisi bakımından öncelikle; 4650 s. Kanunla değiştirilen 2942 s. Kamulaştırma Kanununun, Kamulaştırmada önce yapılacak işlemler başlığı altında düzenlenen 7 inci maddesi ile, Satın Alma Usulü başlığı altında düzenlenen 8 inci maddesi üzerinde durulmasında yarar vardır.
Burada önemle vurgulanmalıdır ki; Kanunda yapılan değişiklik sonucu, idarelerin tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırma işlemlerinde öncelikle pazarlıkta satın alma veya trampa usulünü uygulamaları esastır. Kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırmayı yapacak idare, taşınmaz malın bedelini belirleyebilmek için yöntemine uygun bir şekilde kıymet takdir komisyonu oluşturarak taşınmazın tahmini bedelini belirler ve ayrıca bu bedel üzerinden pazarlıkla satın alma ve trampa işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak üzere üç kişilik bir uzlaşma komisyonu kurar (m.8).
Kanunun 7. maddesi uyarınca, kamulaştırma işlemlerini yapan idarenin, tapu kayıtlarını getirtip mal sahiplerinin adreslerini tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden veya ayrıca haricen yaptıracağı araştırma ile belgeye bağlamak suretiyle tesbit ettirmesi ve bütün bu araştırmalar sonucunda tebligat adresi tesbit edilemediği takdirde ilanen tebligat yapılması gerekir.
Hemen belirtilmelidir ki, kamulaştırılacak veya üzerinde irtifak hakkı kurulacak taşınmaz malın malik veya zilyedinin belirlenmesi ve adreslerinin araştırılması hususu, 7. maddenin değişiklik gerekçesinde de ifade edildiği gibi, kamulaştırmanın kısa süre içinde tamamlanması ve sürüncemede bırakılmaması açısından son derece önem arz ettiği gibi; malı kamulaştırılan kişinin bundan haberdar edilmesinin önemi de izahtan varestedir.
Görüldüğü üzere idarenin; malik veya zilyedin adresini tapu, vergi ve nüfus müdürlükleri ile ayrıca köylerde jandarma, polis teşkilatı bulunan yerlerde ilgili birimlerden sorarak tesbit etmesi, tebligat adresinin belirlenememesi halinde ilanen tebligat yaptırması; nüfus kayıtlarında malikin veya zilyedin ölü olduğu belirlendiği takdirde, bu kez kamulaştırma işlemlerini mirasçılar adına yaparak, mirasçıların adreslerini de aynı makamlardan araştırması, Kamulaştırma Kanunu'nun 7. maddesinin amir hükmü gereğidir.
Bu aşamadan sonra idarece, satın alma usulüyle kamulaştırma için anlaşma yolunun denenmesi; eş söyleyişle 4650 s. Kanunla önemli değişiklikler getirilen 2942 s. Kamulaştırma Yasasının 8 inci maddesine göre idarenin kendi bünyesi içerisinde oluşturduğu kıymet takdir komisyonunca belirlenen tahmini bedeli belirtmeksizin, malikin 7 nci madde uyarınca tesbit edilen adresine resmi taahhütlü bir yazı ile uzlaşma davetiyesi gönderilmesi ve malik yada temsilcisinin 15 tarih içerisinde uzlaşma görüşmesi yapmak üzere idareye başvurması halinde, pazarlık görüşmesi yapılması; anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde 2942 s. Kamulaştırma Yasasının 4650 s. Kanunla değişik 10 uncu maddesine göre, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili için idare tarafından mahkemeye dava açılması gereklidir.
Kamulaştırma Yasasının açıklanan 8 inci maddesinin 4650 s. Kanunla değiştirilmeden önceki metninde, Kamulaştırmayı yapacak idarenin, kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırmanın her safhasında mal sahibi ile anlaşarak taşınmaz mal veya kaynağı yada bunlar üzerinde bulunan irtifak haklarını satın alabileceği öngörülmüş ve bu suretle idareye satın alma usulü ile kamulaştırma yapma zorunluluğu getirilmemiş iken; 8 inci maddenin 4650 s. Kanunla değiştirilen metninde yer alan İdarelerin, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esastır hükmü ile, satın alma usulüyle kamulaştırma için idarenin anlaşma yolunu denemesi kanuni bir zorunluluk haline getirilmiş ve ayrıca mal sahibi ile anlaşmanın nasıl yapılacağı hususu kapsamlı olarak düzenlenmiştir.
Bu noktada; 8 inci maddede, idarenin uzlaşma davetiyesini ...resmi taahhütlü bir yazıyla malike bildirir hükmü yer almasına karşın, tebligatın (bildirimin) hangi yasaya göre yapılacağına dair açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
O durumda bu yönün; Kamulaştırma Yasasının genel yapısı, ruhu ve öngördüğü ilkeler çerçevesinde, genel hukuk kuralları da dikkate alınarak, yargısal içtihatlarla açıklığa kavuşturulması; bu noktadan hareketle, Kamulaştırma Kanunundaki hükümler Tebligat Yasası hükümlerine göre özel hükümler niteliğinde olduğundan öncelikle bu hükümlerin uygulanması, burada açıklık bulunmayan durumlarda Tebligat Yasasının ilgili hükümlerinin uygulanması, Tebligat Yasası hükümlerinde yer almayan gönderi türlerinin de, Posta Yasası hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Yargısal uygulamada üst norm olarak kabul edilen, eş söyleyişle tebligatın nasıl yapılacağına ait içerdiği düzenlemelere atıf yapılan, 7201 Tebligat Yasasının 1 inci maddesi; Kazai merciler, genel ve katma bütçeli daireler, belediyeler, köy hükmi şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak bilcümle tebligat, bu Yasa hükümleri dairesinde Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır. Hükmünü amirdir.
Şu halde, anılan maddede sayılan kamu kuruluşları tebligatlarını 7201 s. Tebligat Yasası ve bu Yasaya göre çıkarılmış Tüzük hükümleri uyarınca yapmalıdırlar.
Bu cümleden olarak; somut olaydaki gibi, 8.6.1984 gün ve 233 s. Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Yasa Hükmünde Kararname ve değişiklikleri ile 22.1.1990 gün ve 399 s. Yasa Hükmünde Kararnameye dayanılarak çıkarılan 2001/2026 s. Kararname'nin eki Bakanlar Kurulu kararı ve 4628 s. Elektrik Piyasası Yasası çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere kurulan Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi, anılan Yasa uyarınca lehine kamulaştırma yapma yetkisini haiz ve Kamulaştırma Yasasının 1 ve 6 ncı maddelerinde belirtilen kamu kurumlarından sayıldığından; davacı idarece tebligatın, Kamulaştırma Kanununda hüküm bulunduğu takdirde bu yasaya göre, aksi durumda Tebligat Yasası hükümlerine göre yapılması gerektiği kuşku ve duraksamadan uzaktır.
Bilindiği gibi, 7201 s. Tebligat Kanununa göre esas olan, tebligatın muhatabın bizzat kendisine yapılmasıdır. Esasen, Kamulaştırma Yasasının değişik 8 inci maddesinde de, bildirimin taşınmaz mal malikine yapılması gerektiği belirtilmiş, ancak tebligatın yapılacağı kimseler açısından başka bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu noktada; 7201 s. Tebligat Yasasının 16 ncı maddesinde, Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır hükmü yer almakta olup; buna paralel bir düzenlemeyi içeren 5584 s. Posta Kanunu'nun Posta maddelerinin yetkili yerlere verilmesi başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, Alıcılar veya yukarda belirtilen kişiler konutlarında bulunmazlarsa taahhütlü maddeler ve havale, koli, değerli mektup ve kutuların haber verme kağıtları kendisiyle birlikte oturan ailesinden veya hizmetçilerinden yetişmiş olan birine, bunların da bulunamamaları halinde aynı yerde oturan, müdür, katip, mal sahibi gibi kimselere verilebilir denilmektedir.
Kısaca; idarece Kamulaştırma Yasasının 8 inci maddesi uyarınca uzlaşma davetiyesinin resmi taahhütlü bir yazı ile taşınmaz mal malikine bizzat tebliğ edilmesi; mal sahibinin adreste bulunmaması durumunda, Tebligat Yasasının yukarda açıklanan buna ait hükümleri uygulanarak, tebligatın muhatap adına kabule yetkili kimselere (örneğin aynı çatı altında oturan aile efradına) yapılması gerekir.
Tebligatın, muhatap (taşınmaz mal sahibi) veya muhatap adına tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmamış olması halinde, geçerli kabul edilmesi olanaklı değildir.
Şu açıklamalardan anlaşıldığı üzere; idarelerin, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırma işlemlerinde pazarlıkla satın alma usulünü uygulamaları kanuni bir zorunluluk olup; idarece öncelikle, Kamulaştırma Yasanın 7 nci maddesi uyarınca taşınmaz mal sahibinin, onun ölümü halinde mirasçılarının adreslerini tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden veya ayrıca haricen yaptıracağı araştırma ile tesbit ettirilmesi, bu aşamadan sonra 8 inci madde gereğince anlaşma yolu denenerek, malikin veya mirasçılarının 7 nci madde uyarınca tesbit edilen adresine resmi taahhütlü bir yazı ile uzlaşma davetiyesinin gönderilmesi ve tebligatın, Tebligat Kanununa göre mal sahibine bizzat yada onun adına kabule yetkili kimselere yapılması; mal sahibi bu davete icabet etmez veya gelip de tahmini bedelde anlaşma sağlanamaz ise, ancak bu takdirde 10. maddeye göre bedel tespiti ve tescil istemiyle mahkemeye dava açılması gerekir.
Eğer 7 ve 8. maddelerdeki şartlar yerine getirildikten sonra ve dava açma aşamasında malikin öldüğü tesbit edilirse, işte o zaman ve yalnızca bu duruma rağmen 4650 s. Kanun'la değişik 2942 s. Kanunu'nun 14. maddesinin 5. fıkrası gereğince tapu miktarının mirasçıları davaya dahil edilerek davanın görülmesine devam edilir.
Burada üzerinde önemle durulması gereken bir başka yön ise, idarece 7 ve 8 inci maddelerde ön görülen prosedüre uyulmadan bedel tespiti ve taşınmazın idare adına tescili istemiyle mahkemeye dava açılması durumunda nasıl bir karar verilmesi gerektiği sorunudur.
4650 s. Kanunla 2942 s. Kamulaştırma Kanununda yapılan değişiklikle, kamulaştırmanın uluslararası normlara ve Anayasa'ya en uygun ve en süratli bir biçimde sonuçlandırılması ve değişiklikten önceki Kanunda kamulaştırma işlemlerindeki kural hataları sebebiyle meydana gelen gecikmelerin önüne geçilmesi ayrıca 8. maddenin 7. madde de açıklanan biçimde gereği gibi uygulanarak dava açılmasının asgariye indirilmesinin amaçlanmış olmasına göre; mahkeme önünde görülmekte olan ve taraf teşkili sağlanıp esasına girilmiş bulunan bir davanın reddedilip, yeniden kamulaştırma işlemlerinin baştan yapılmasının istenmesi, Yasanın gerek lafzına gerekse ruhuna aykırı olacaktır.
Bu itibarla mahkemece, 2942 s. Kamulaştırma Yasasının 10 uncu maddesine göre açılmış bedel tespiti ve tescil davasında taraf teşkili sağlanmadan ve işin esasına girilmeden önce, davanın aynı Yasanın 7 ve 8 inci maddelerinde ön görülen uzlaşma şartlarına uyulmadan açıldığının saptanması durumunda reddine karar verilmesi gerektiği; aksi takdirde, taraf teşkili tamamlanıp işin esasına girilerek, kamulaştırma bedelinin keşfen tesbit ve idarece mal sahipleri adına bankaya bloke edilmesinden sonra, artık bu eksiklik sebebiyle davanın reddine karar verilemeyeceği açıktır.
Nitekim; yukarıdan beri açıklanan bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.1.2006 tarih ve E:2006/5-748 K:2006/756; 5.7.2006 tarih ve E:2006/5-498 K:2006/503; 28.2.2007 tarih ve E:2007/5-85 K: 2007/92 ve 28.2.2007 tarih ve E:2007/5-86 K: 2007/93; 19.09.2007 tarih ve E:2007/5-639 K: 2007/601 s. kararlarında da aynen benimsenmiş ve istikrarlı olarak uygulana gelmiştir.
Somut olaya gelince; davacı Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi yararına irtifak hakkı tesisi için kamu yararı kararı alınan dava konusu 791 parsel s. taşınmazın tapu maliki E. Çelik'in, pazarlıkla satın alma aşamasında nüfus kaydı getirtilerek sağ olup olmadığının belirlenmesi, 17.9.1988 gününde vefat eden taşınmaz mal sahibi mirasçılarının adreslerinin 7 nci madde uyarınca tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden veya ayrıca haricen yaptıracağı araştırma ile tesbit ettirilmesi, belirtilen yöntemle adresi tesbit edilen mirasçılara 8 inci madde gereğince resmi taahhütlü bir yazı ile uzlaşma davetiyesinin gönderilmesi ve bildirimin Tebligat Yasası hükümlerine göre mal sahibine bizzat yada onun adına kabule yetkili kimselere yapılmasının aranması, bu araştırmalar sonucunda mirasçıların adresleri tesbit edilemediği takdirde ilanen tebligat yapılarak; öncelikle satın alma usulü denendikten sonra, mirasçılar davete icabet etmedikleri yada gelip de tahmini bedeli kabul etmedikleri takdirde görülmekte olan bedel tespiti ve tescil davasının açılması gerekirken, idarece tapu malikinin sağ olup olmadığına dair nüfus kayıtları getirtilmemiş, 7 inci maddede sayılan kuruluşlardan adresi araştırılmamış ve bunun sonucu olarak pazarlığa çağrı belgesi, 17.9.1988 gününde ölmüş bulunan tapu malikine, taşınmazın bulunduğu köy adresine tebliğe çıkarılarak, üstelik onun adına kabule yetkili bulunmayan Tebligat Kanununa aykırı usulle muhtarın oğluna yapılan bildirimle yetinilerek, pazarlıkla anlaşma sağlanamadığından bahisle ölü tapu maliki aleyhine görülmekte olan dava açılmıştır. İlke olarak, idarenin, öncelikle 8 inci maddenin şartlarını gözetmesi ve yerine getirmesi gerekir.
Yargılama aşamasında ise; dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği için çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iade edilmesi üzerine davalı E. Çelik'in dava ve pazarlıkla satın alma tarihlerinden önce vefat ettiği anlaşılmış; adres araştırması cihetine gidilen bir kısım mirasçıların vekili ve mirasçılardan A. Çelik, aşamalarda kendiliğinden hazır bulundukları duruşmalarda idarece takdir edilen bedele karşı beyanda bulunmamışlar; böylece Yerel Mahkemece, taraf teşkili tamamlanmadan ve işin esasına girilmeden yargılama sonuçlandırılmıştır.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davacı idarece pazarlıkla satın alma aşamasında tapu maliki E. Çelik'in ölü olduğu nüfus kayıtlarından belirlenerek mirasçılarının ve bunların adreslerinin 2942 s. Kamulaştırma Yasasının 7. maddesinde ön görülen şartlar yerine getirilmek suretiyle araştırılmadığı ve buna bağlı olarak 8. maddede belirtilen anlamda satın alma usulünün uygulanmadığı, dolayısıyla idarece uzlaşma şartlarına uyulmadan görülmekte olan davanın açıldığı belirgin olup; Mahkemece ölü olduğu belirlenen tapu maliki mirasçılarının adres araştırmasına yönelik olarak yazı yazıldığı, belirlenen mirasçılara henüz tebligat dahi yapılmadığı, duruşmada hazır bulunan bir kısım mirasçı ve vekili de tahmini bedele ait beyanda bulunmadan 8 inci maddede ön görülen şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından ve bu aşamada bozma gerekçesinin aksine taraf teşkili tamamlanarak esasa ait hüküm kurulması olanağı bulunmadığından; uzlaşma şartlarına uyulmadan açılan davanın reddine dair verilen önceki kararda direnilmesi usul ve kanuna uygundur. Direnme kararı bu sebeple onanmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarda açıklanan sebeplerle ONANMASINA, 17.10.2007 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy