(6762 S. K. m. 688) (2004 S. K. m. 170) (YHGK. 14.03.2001 T. 2001/11-199 E. 2001/244 K.)
Dava: Taraflar arasındaki itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 17.05.2007 gün ve 2007/ 534-511 sayılı kararın incelenmesi davalı/alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 01.10.2007 gün ve 2007/14187-17434 sayılı ilamı ile;
...Alacaklı tarafından keşideci A. Pazarlama Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile U.P. San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine geçilmiştir. Borçlu keşideci vekili, icra mahkemesine başvurarak yetki itirazının yanı sıra çekin U.P. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin emri havalesine keşide edilmiş iken, bu çekin U.P. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından alacaklıya ciro edildiğini, bu nedenle bu ciro işleminin uygun olmadığından bahisle takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece ciro silsilesinde kopukluk olduğu gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Hukuk Genel Kurulu'nun 14.3.2001 tarih, 2001/199 E. ve 2001/244 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere, kambiyo senetlerinde lehtar hanesine hakiki ve hükmü şahsın belirli şekilde yazılması şarttır. Ne var ki, lehtarın eksik ifade edilmesi ve bunun sonradan belirli hale dönüştürülmesi durumunda yukarıda açıklanan kuralın tamamlanmış olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda takip konusu ciro şerhinde lehtarın tam hüviyeti belirlenmiş olmakla eksiklik de tamamlanmıştır. Bu durumda şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir...
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı/alacaklı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle aynı ilkelerin Hukuk Genel Kurulu'nun 14.3.2001 tarih ve 2001/11-199 E. ve 2001/244 K. sayılı ilamında da vurgulanmış olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 12.03.2008 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy