(4721 S. K. m. 1027)
Dava: Taraflar arasındaki tapuda isim düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Hüyük Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 21.12.2006 gün ve 2006/43-341 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 09.04.2007 gün ve 3159-3805 sayılı ilamı ile;
Davacı, 8005 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında annesi ve murisi olan Fatma Yıldırım'ın Mustafa yazılı baba adının İsmail olarak düzeltilmesini istemiş, davalı idare vekili takdiri mahkemeye bırakmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapuda isim düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, 8005 parsel sayılı taşınmazda annesi Fatma Yıldırım'ın Mustafa yazılı baba adının İsmail olarak düzeltilmesini istemiştir. 8005 parsel sayılı taşınmaz 1/5'er hisse itibariyle Mustafa evlatları Talip Yıldırım, Salih Yıldırım, Fatma Yıldırım ile 1/5'er hisse itibariyle de Salih kızı Fatma Yıldırım ve Abdullah kızı Ümmü Yıldırım adına hükmen tescil edilmiştir.
Dosyaya hem Hacı Salih oğlu 1888 doğumlu İsmail'in ve hem de Osman oğlu 1893 doğumlu Mustafa Yıldırım'a ait kayıt tabloları celbedilmiştir. Mustafa Yıldırım'ın Şerife'den doğma 1930 ve 1935 doğumlu olmak üzere iki adet Fatma Yıldırım adında kızı vardır. Bunlardan 1930 D.lu olan 01.02.1931 tarihinde ölmüştür. İsmail Yıldırım'ın ayrıca Salih ve Talip isimli de iki oğlu bulunmaktadır.
İsmail'in aile nüfus kayıt tablosunda ise soyadı yazılı değildir. Fatma Turan ve Abdülmecit Turan adlı iki çocuğu vardır. Başkaca çocuğu yoktur ve bunlardan Fatma, Mehmet Yıldırım ile evlenerek Yıldırım soyadını almıştır.
Bu durumda Osman oğlu Mustafa Yıldırım'ın mirasçıları olan Salih, Talip ve Fatma Yıldırım tapu kaydında 1/5'er hisse sahibi görünen Osman evlatları Salih Yıldırım, Fatma Yıldırım ve Talip Yıldırım adlı kişilerle örtüşmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece davanın ancak Mustafa ve Şerife kızı 1935 doğumlu Fatma Yıldırım veya mirasçıları hasım gösterilerek açılacak bir tapu iptali tescil davası ile çözümlenebileceği düşünülerek reddine karar verilmesi gerekirken mülkiyet nakline sebep olacak şekilde davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tapuda isim düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, murisi İsmail kızı Fatma Yıldırım'ın tapuda Mustafa olarak gözüken baba adının İsmail olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine karar Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkeme önceki kararında direnmiş, hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Dosyada bulunan nüfus kayıtlarına göre İsmail'in soyadı bulunmadığı gibi, İsmail Yıldırım adına ayrı bir kayıt da yer almamaktadır. Dolayısıyla, bozma ilamında yer alan İsmail Yıldırım'ın ayrıca Salih ve Talip isimli de iki oğlu bulunmaktadır. ibaresi dosya gerçeğine uygun düşmemektedir.
Diğer taraftan, yine bozma ilamında Osman evlatları Salih Yıldırım, Fatma Yıldırım ve Talip Yıldırım adlı kişilerle örtüşmektedir. ibaresine yer verilmiş ise de bu kişiler Osman değil Mustafa evlatlarıdır.
Bu tespitler karşısında bozma ilamının beşinci paragrafının son cümlesinde; İsmail Yıldırım'ın ayrıca Salih ve Talip isimli de iki oğlu bulunmaktadır. Cümlesinin bozma metninden çıkarılması ve yine bozma ilamının yedinci paragrafında yer alan Osman evlatları ibaresinin de Mustafa evlatları olarak düzeltilmesi yoluna gidilmiş; bozma ilamının bu çıkarılan bölümler dışında kalan tespitleri ve bu tespitlere dayanarak Mahkemece davanın ancak Mustafa ve Şerife kızı 1935 doğumlu Fatma Yıldırım veya mirasçıları hasım gösterilerek açılacak bir tapu iptali tescil davası ile çözümlenebileceği düşünülerek reddine karar verilmesi gerekirken mülkiyet nakline sebep olacak şekilde davanın kabulü doğru görülmediğine ilişkin bozma nedeni sonuç itibariyle Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenmiştir.
Hal böyle olunca; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında çıkartılan bölümler dışında kalan açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 30.01.2008 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy