(4077 S. K. m. 3, 10, 23) (1086 S. K. m. 7, 27) (YHGK. 31.01.2007 T. 2007/13-60 E. 2007/45 K.) (YHGK. 27.09.2006 T. 2006/14-556 E. 2006/604 K.) (YHGK. 05.10.2005 T. 2005/14-490 E. 2005/563 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi'nce, mahkemenin görevsizliğine dair verilen 30.01.2007 gün ve 2006/1299 E., 2007/16 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2007 gün ve 5729-6450 sayılı ilamı ile; (... Dava, davalı yüklenicinin 22.10.2003 günlü satışına dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile tüketici mahkemesinde açılmıştır.
Mahkemece, konut amaçlı alınan yer kiraya verilerek ticari maksatla kullanıldığından söz edilerek davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun tanımlar başlıklı 3/c maddesinde Tüketici Kanunu'nun uygulanması açısından mal; alışverişe konu olan taşınır eşya, konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayrı maddi mallar, tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi, satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetlerin kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek ve tüzel kişiler olarak tanımlanmış, üçüncü maddede tanımlanan iş ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar yasanın 23. maddesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanına alınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, alış verişe konu olan konut amaçlı taşınmaz, satın alan davacı tüketici kavramına uyan gerçek kişi, satıcı olan davalı ise ticari ve mesleki faaliyeti kapsamında tacir olmayan gerçek kişiye mal sunan yüklenicidir. Tarafların sıfatlarına, alış verişe konu bağımsız bölümün konut olmasına göre açılmış bulunan davanın tüketici mahkemesinin görev alanına gireceğinde hiçbir duraksama olmamalıdır. Üzerinde uyuşmazlık çıkan satın alınan taşınmazın satın alan tüketici tarafından doğrudan konut olarak kullanılmaması ve fakat konut amacıyla kullanmak üzere üçüncü kişiye kiralanmış olması bir tasarruf biçimi olup, alış verişe konu malın konut niteliğini etkilemez.
Mahkemece, çekişmenin esasının incelenmesi yerine yasa hükmü yanlış yorumlanarak yazılı olduğu şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Hukuk Genel Kurulu'nun 31.01.2007 gün ve E: 2007/13-60, K: 2007/45; 15.11.2006 gün ve E: 2006/13-644, K: 2006/707; 27.09.2006 gün ve E: 2006/14-556, K: 2006/604; 05.10.2005 gün ve E: 2005/14-490, K: 2005/563; 14.12.2005 gün ve E: 2005/13-637, K: 2005/731 sayılı ilamlarında da aynı ilke kabul edilmiş olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararma uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 09.04.2008 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy