(818 S. K. m. 413) (3194 S. K. m. 21, 32, 42) (YHGK. 04.04.2001 T. 2001/15-305 E. 2001/336 K.) (YHGK. 17.11.1999 T. 1999/15-653 E. 1999/965 K.)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 12.07.2006 gün ve 2006/104 E., 221 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 17.03.2008 gün ve 2006/7438 E. 2008/1700 K. sayılı ilamı ile;
(... Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca bağımsız bölümlerin sözleşmede kararlaştırılandan büyük yapılması nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde davalı arsa sahibine bırakılacak bağımsız bölümlerin 100'er m2 yerine 125 ve 140'ar m2 yapıldığı davacıya toplamda 260 m2 fazla yer verildiği ileri sürülerek bedelinin ödetilmesi talep edilmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi Daire'mizin yerleşmiş içtihat ve uygulamalarına göre kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde fazladan yer kazanılmış veya sözleşmede yazılı olandan daha büyük yer yapılmışsa aynı yerden paylaşım oranına göre yüklenici de yararlanacağından veya yükleniciye ait bağımsız bölümler de büyüyeceğinden, arsa sahiplerinin sebepsiz zenginleşmesinden söz edilemez ise de; mahkemece bu hususta yeterli inceleme yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş uyuşmazlık konusu inşaat ile ilgili tasdikli proje, tadilat projesi ve belediye işlem dosyası celp edildikten sonra mahallinde uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak yükleniciye kalan bağımsız bölümlerin de arsa sahiplerine isabet eden bağımsız bölümlerin büyümesi oranında geniş yapılıp yapılmadığı sadece davalı arsa sahiplerinin dairelerinin büyük yapılıp yapılmadığı, sadece arsa sahiplerine ait bağımsız bölümler büyük yapılmışsa BK'nın 413 ve devamı maddeleri uyarınca yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre bedeli konusunda rapor alınıp sonucuna uygun bir karar vermek olmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu yükleniciye kalan bağımsız bölümlerin de aynı şekilde büyük yapıldığından söz edilerek davanın reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca bağımsız bölümlerin sözleşmede kararlaştırılandan büyük yapılması nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Davacı yüklenici, sözleşme gereği davalı arsa sahibine düşen 8 adet bağımsız bölümün 100'er m2 yerine; 4 adedinin 125 m2 ve diğer 4 adedinin 140 m2 yapılarak teslim edildiğini ve toplam 260 m2 fazla yer verildiğini belirterek, şimdilik 6.000 YTL ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı arsa sahibi, davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmişlerdir.
Davacı vekili 23.06.2006 tarihli dilekçesinde ve 12.07.2006 günlü oturumda; imar planı ve proje dahilinde tüm dairelerin 140 m2 olarak imal edildiğini, sadece zemin kattaki daire ve dükkanların 125 m2 imal edildiğini belirtmiştir.
Uyuşmazlık, Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca bağımsız bölümlerin sözleşmede kararlaştırılandan daha büyük yapılıp yapılmadığının tespiti için yeniden araştırma yapılmasına gerek olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece; Davacı vekili, gerek 23.06.2006 tarihli dilekçesinde, gerekse 12.07.2006 günlü oturumda, imar planı ve proje dahilinde tüm dairelerin 127 ve 140 m2 olarak inşaa edildiğini belirttiğine göre, arsa sahibine verilen dairelerin yüzölçümlerinin büyüme miktarı, davacı yüklenicinin payına düşen dairelerde de aynen mevcut olduğu, diğer bir ifade ile inşaat alanındaki büyüme, taraflara isabet eden dairelere aynen yansımış olduğundan, yüklenicinin, ayrıca bir bedel isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
Özel Daire, yukarıda açıklanan nedenlerle kararı bozmuştur.
Mahkemenin direnmeye ilişkin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çarpık ve düzensiz şehirleşmeyi önlemek amacıyla getirilen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca her türlü inşaat yapılması yerel idarelerden izin alınmasına bağlıdır. Ruhsatsız, başka bir anlatımla kaçak yapılar, aynı Yasanın 32. maddesi uyarınca yıktırılır; ayrıca, 42. madde de kaçak yapılarla ilgili gerek iş sahibi, gerek yüklenici yönünden cezai yaptırımlar getirmiştir. İmar Kanunu hükümleri kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce re'sen göz önünde bulundurulur. İmar suçu oluşturan kaçak yapıların yıkılması gerekeceğinden, yaratılan ekonomik değerlerin korunmasından da söz edilemez. Diğer bir ifade ile bu tür yapılar hakkında tescil, tespit, nefaset farkı, eksik işler bedeli vs. talep edilemez. Ancak yıkım talebinde bulunulabilir. Nitekim bu husus HGK'nun 17.11.1999 tarih ve 1999/15-653 E. 965 K.; 04.04.2001 tarih ve 2001/15-305 E.-336 K. sayılı kararlarında da aynen benimsenmiştir.
Somut olayda, dava konusu inşaatın yasal hale getirilip getirilemeyeceği mahkemece araştırılmamış ve bu konuda taraflara gereken mehil verilmemiştir.
O halde, öncelikle bu hususun araştırılması sonucuna göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararının gereğinin yerine getirilmesi gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 03 06.2009 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy