Taraflar arasındaki şikayet kanun yolundan dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 9.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 12.03.2010 gün ve 2010/226 E. 2010/263 K.sayılı kararın incelenmesi şikayetçi/borçlu tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 17.03.2011 gün ve 2010/23396 E. 2011/3821K.sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Şikayetçi/borçlu vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Bilindiği üzere, İcra Hakimliğinin kararlarına karşı temyiz süresi İcra İflas Kanununun 363.maddesi gereğince tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 10 gün olup; kararın yüze karşı verilmesi halinde bu süre tefhimden, yoklukta verilmesi halinde ise tebliğ tarihinden itibaren hesaplanacaktır.
Somut olaya gelince:
İstek, şikayete ilişkin olup, İcra Mahkemesince hükme bağlanmıştır.
Yerel Mahkemece şikayetin reddine ilişkin direnme kararı karşı taraf/alacaklı vekilinin yüzüne karşı, şikayetçi/borçlu vekilinin yokluğunda verilmiş olup; şikayetçi/borçlu vekiline karar 23.08.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir.
İcra Mahkemesinin kararına karşı yasal 10 günlük temyiz süresi tatile rastlamayan 02.09.2011 günü mesai bitiminde sona ermiştir.
Şikayetçi/borçlu vekili ise hükmü 05.09.2011 tarihinde harcını yatırmak suretiyle temyiz etmiş; dilekçesi aynı tarihte havale ve başka mahkemeden gönderilmekle muhabere defterine kaydolunmuştur.
Hal böyle olunca; yasal temyiz süresi geçtikten sonra verilmesi nedeniyle, incelenme olanağı bulunmayan temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle, şikayetçi/borçlu vekilinin süresinde verilmeyen temyiz dilekçesinin REDDİNE, 28.3.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy