(7201 S. K. m. 35)
Dava: Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.05.2006 gün ve 2003/836-2006/376 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan İ. S. vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09.07.2007 gün ve 2006/10610-2007/9280 sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece kısmen bozmaya uyulmuş, kısmen önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre, davalılardan H. K.'in dava dilekçesinde Çağlayan Mahallesi 18. Sokak No:18 Tuzluçayır/ANKARA şeklinde bildirilen adresine çıkarılan tebligat evrak üzerinde iki mahalle adı yazılı olduğundan, adresin hangisine ait olduğu tanınıp bilinmediğinden tebliğin mümkün olmadığı açıklaması ile 13.11.2003 tarihinde bila tebliğ iade edilmiştir.
Davacı vekili 23.12.2004 tarihli dilekçesiyle bu davalının adresinin Tuzluçayır Mahallesi, 4.Sokak 35/c Mamak/ANKARA olduğunu bildirmiş; bu adrese çıkarılan tebligatın adı geçene tebliğ edildiği 07.04.2004 tarihli celsede zapta geçirilmişse de anılan tebligat parçasına dosya arasında rastlanmamış; denetlenememiştir.
Davalı gerek bu celseye gerekse takip eden celselere katılmamış; herhangi bir beyanda da bulunmamıştır.
31.05.2006 tarihli celsede maddi tazminatla ilgili davanın kısmen kabulüne, hükmedilen miktarların davalılardan müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı Generali Sigorta yönünden açılan manevi tazminat davasının reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile hükmedilen miktarın davalılar H. K. ve İ. S.'dan alınmasına, fazla istemin reddine karar verilmiş; kararı davacılar vekili ile davalılardan İ. S. vekili temyiz etmiştir. 31.05.2006 tarihli karar davalı H. K.'e daha önce herhangi bir tebligat yapılmayan Ege Mah. 145/16 Natoyolu Mamak/Ankara adresine, kime ait olduğu belirtilmeyen temyiz dilekçesi ise Tuzluçayır Mahallesi, 4.Sokak 35 Mamak/ANKARA adresinde Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre 19.07.2006 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yine davalı H. K.'e kime ait olduğu belli olmayan temyiz dilekçesi aynı şekilde Tuzluçayır Mahallesi, 4.Sokak 35 Mamak/ ANKARA adresine tebliğe çıkarılmış; adresin yıkıldığından ve muhtarlıkta adı geçenin adresine rastlanmadığından bahisle bila tebliğ iade edilmiştir. Aynı tebligat bu defa yıkıldığı bildirilen adreste Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 19.07.2006 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacılar vekili ile diğer davalı İ. S. vekilinin temyiz itirazları üzerine Özel Dairece karar 09.07.2007 gün ve 2006/10610-2007/9280 sayılı ilamla kısmen davacılar kısmen de davalı İsmail yararına bozulmuştur. Bozma ilamı davalı H. K.'in bu kez Tuzluçayır Mah adresine -sokak, kapı vs bilgilere yer verilmeden- tebliğe gönderilmiş ve Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 09.08.2007 tarihinde kapıya yapıştırıldığı ifade edilerek tebliğ edildiği açıklaması düşülmüştür.
Davacılar vekilinin karar düzeltme dilekçesi de davalı H. K. yine aynı şekilde sadece Tuzluçayır Mah adresine -sokak, kapı vs bilgilere yer verilmeden- tebliğe gönderilmiş ve Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 21.09.2009 tarihinde kapısına yapıştırıldığından bahisle düşülen tebliğ şerhi ile mahkemeye gönderilmiştir.
Karar düzeltme isteminin reddinden sonra davalı H. K.'e içinde karar bulunduğuna ilişkin bir açıklama içermeyen tebligat daha önce yıkıldığı bildirilen Tuzluçayır Mahallesi, 4.Sokak 35 Mamak/ANKARA adresinde T.K.'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Bozma sonrası davalı H. K.'e ilk duruşma günü tebliğ edilmemiş; takip eden 20.05.2008 tarihli duruşma günü tebliğine ilişkin tebligat da yine aynı adrese aynı şekilde 22.04.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı H. K. yargılamaya katılmamış; beyanda da bulunmamıştır. Mahkemece 20.05.2008 tarihli celsede davacı Behiye yönünden bozmaya uyulmasına, generali sigorta ile ilgili vekalet ücretine ilişkin bozmaya ise direnilmesine karar verilmiştir. Takip eden celselere de davalı H. K. katılmamış; mahkemece 20.11.2008 tarihli kararla yargılama sonlandırılmış; asıl davada davalı H. K. yönünden karar kesinleştiğinden bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davada ise dava atiye terk edildiği halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kısmen direnme kısmen uymaya ilişkin bu karar ve kime ait olduğu belirtilmeyen temyiz dilekçesi de davalı H. K.'in Tuzluçayır Mahallesi, 4.Sokak 35 Mamak/ANKARA adresinde T.K.'nun 35.maddesine göre 27.04.2009 ve 06.07.2009 tarihlerinde tebliğ edilmiştir.
Yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı üzere davalı H. K.'e usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmadığı gibi, daha sonra Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatlar tebliğ adresi olarak bildirilen Tuzluçayır Mahallesi, 4.Sokak 35/c Mamak/ANKARA adresine yapılmamıştır. Tuzluçayır Mahallesi, 4.Sokak 35 Mamak/ANKARA adresine eksik olarak çıkarılan tebligat parçasında muhtarlıkça adresin yıkıldığı ve adı geçenin muhtarlıkta kaydı olmadığı belirtildiği halde takip eden tebligatlar ya bu adrese ya da sadece Tuzluçayır mahallesi adresine gönderilmiştir.
Birleşen dosyada duruşma gününün tebliğine ilişkin tebligat ta Tuzluçayır Mahallesi, 4.Sokak 35 Mamak/ANKARA adresine gönderilmişse de adresin boş olduğundan bahisle bila tebliğ iade edilmiştir. Bu adreste davalı H. K.'e yapılan geçerli bir tebligat dosya kapsamında yer almamaktadır.
Tebligat Kanunu'nun 35.maddesinin uygulanabilmesi için aynı adrese daha önce usulünce yapılmış bir tebligatın varlığı gerekir.
Dosyada davalı H. K.'e yapılmış usulüne uygun bir tebligat bulunmamaktadır.
Son olarak direnme kararının tebliği de usulünce gerçekleştirilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, aleyhine hüküm kurulan davalı H. K.'e ilk duruşma gününün tebliğine dair belge, bu belge yoksa merciinden yapılacak araştırma ile tebliğin nasıl ve hangi tarihte gerçekleştirildiğine ilişkin bilgi eklenmek ve ayrıca direnme kararının usulünce tebliği ile karara karşı yasal başvuru süresi beklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a gönderilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan eksik giderilerek, dosyanın eksiksiz olarak, dizi pusulasına da bağlanmak suretiyle Yargıtay'a gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy