(2547 S. K. m. 56) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki Alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.12.2006 gün ve 2004/64 Esas, 2006/890 Karar sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 25.9.2008 gün ve 2007/5493 Esas, 2008/5683 Karar sayılı ilamı ile;
(
Dava, alacak ve munzam zarar tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece alacak istemi yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının munzam zarar isteminin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı yüklenici şirketin tüm, davalı iş sahibi Üniversitenin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) İstanbul Teknik Üniversitesi Gelişim Vakfı tarafından davacı yüklenici şirket aleyhine açılan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1378 Esas sayılı borçlu olmadığının tespitine dair dava dosyasında yüklenici Ö... İ... Taah. ve Tic. A.Ş. vekili davanın haksız olduğunu belirterek reddini istemiştir. Yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. Yüklenici şirket söz konusu davada davanın reddini isteyip, yapılan yargılama sonucunda haksız çıktığından, o dosya sebebiyle yaptığı 2.840,50 YTL giderin davalı Üniversiteden tahsilini isteyemez. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak bu isteminde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3) Davacı yüklenici şirket davanın açılmasında önce ihtarname göndererek BK'nun 101. maddesi uyarınca davalı Üniversiteyi temerrüde düşürmemiştir. Davacı yüklenici şirket tarafından İTÜ Geliştirme Vakfı'na gönderilen ihtarnamenin davalı Üniversiteyi temerrüde düşürdüğü düşünülemez. Bu durumda 42.205,12 YTL hakediş bedeli yönünden faizin dava tarihi yerine 5.1.2000 tarihinden başlatılması da hatalı olmuştur.
4) Davalı Üniversite 2547 Sayılı Yasa'nın 56. maddesinin (b) bendi uyarınca harçtan muaftır. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak, davalı Üniversiteden harç tahsiline de karar verilmesi yanlış olmuştur.
Yapılacak iş; hakediş bedeli olan 42.205,12 YTL yönünden, daha önce temerrüt söz konusu olmadığından, dava tarihi olan 13.1.2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle tahsil kararı verilmesinden, davacı tarafın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1378 Esas sayılı dosyasıyla ilgili yapılan giderlere dair 2.840,50 YTL.lik istemi yönünden de davanın reddedilmesinden, davalı Üniversite harçtan muaf olduğundan, karar harcı alınmadan ve davacı tarafça yatırılan peşin ve karar harcının davacı yüklenici şirkete iadesine karar verilerek karar oluşturulmasından ibarettir.
Kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir
),
Gerekçesiyle 1. bentte açıklanan sebeplerle davacı yüklenici şirketin tüm, davalı Üniversitenin sair temyiz itirazlarının reddine, 2., 3. ve 4. bentler uyarınca kararın davalı Üniversite yararına BOZULMASINA karar verilmiş, taraf vekillerinin karar düzeltme talebi üzerine, özel Dairenin 24.12.2009 gün ve 2009/2859 Esas, 2009/7106 Karar sayılı ilamı ile;
(
Dava, hakediş alacağıyla, munzam zararın ve davalının sebep olduğu yargılama giderinin ödenmesi istemiyle açılmış, mahkemenin kısmen kabule dair kararı tarafların temyizi üzerine Dairemizce davacı yüklenicinin tüm, davalı iş sahibinin kısmen temyiz itirazları reddedilerek davalı yararına bozulmuş, bozma ilâmına karşı tarafların karar düzeltme istemleriyle dosya yeniden incelenmiştir.
1) Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Mahkemece kabul edilen hakediş alacağına 05.01.2000 tarihinden faize hükmedilmiş, Dairemiz bozma ilâmında İTÜ Geliştirme Vakfına gönderilen ihtarnamenin davalı Üniversiteyi temerrüde düşürmeyeceği, davadan önce davalının temerrüdü bulunmadığından faize dava tarihinden hükmedilmesi gerektiğinden karar bozulmuştur.
Oysa bu defa yapılan incelemede, davacı, davalı Üniversite ile çalışanlarını muhatap göstererek Beyoğlu 9. Noterliği'nden gönderdiği 16.06.2003 gün ve 11006 yevmiye numaralı ihtarnamesinde 06.04.2000 tarihli 44.286.988.051 TL tutarlı fatura bedelinin tebellüğden itibaren 10 gün içinde ödenmesini istemiştir.
Anılan fatura, İstanbul Teknik Üniversitesi Geliştirme Vakfı adına düzenlenmiş olduğundan davalının temerrüdü bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren verilen 10 günlük ödeme süresinin sonunda gerçekleşmiştir.
İhtarnamenin davalı üniversiteye tebliği belli olmadığından, tebliğ tarihi araştırılarak, bu tarihe 10 günlük ödeme süresi eklenmeli ve saptanacak tarihten itibaren hakediş alacağına faiz uygulanmalıdır. Mahkeme kararının bu sebeple bozulması gerekirken temerrüd bulunmadığından bahisle bozma yapılması doğru olmamış, davacının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir
),
Gerekçesiyle (1.) bendde yazılı sebeplerle davalının tüm, davacının diğer karar düzeltme istemlerinin reddine,
(2.) bent uyarınca Özel Dairenin yukarda açıklanan bozma ilâmının (3.) bendinin tümüyle kaldırılmasına, yerine yukarda açıklanan bozma nedenlerinin yazılmasına,
Yine bozma ilâmının (4.) bendinde yer alan
daha önce temerrüt söz konusu olmadığından dava tarihi olan 13.1.2004 bölümünün çıkartılmasına, yerine saptanacak temerrüt kelimelerinin yazılmasına,
1. bendde yer alan yüklenicinin tüm sonuç bölümündeki (3.) bent uyarınca davalı üniversite kelimelerinin çıkartılarak 1. bende yüklenicinin sair, sonuç bölümüne (3.) bent uyarınca yüklenici kelimelerinin yazılmasına karar verilerek dosya yerine geri çevrilmekle; yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda kısmen direnilmiştir.
H.G.K.nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, H.G.K.'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 29.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy