(4721 S. K. m. 4, 166, 174, 175) (818 S. K. m. 42)
Dava: Taraflar arasındaki boşanma, nafaka, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 1.Aile Mahkemesince boşanma davasının kabulüne, maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulüne, yoksulluk nafakası isteminin reddine dair verilen 30.12.2008 gün ve 2007/50 E., 2008/1204 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 20.04.2010 gün ve 2009/3609 E., 2010/7797 K. sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davacı-davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur.
Türk Medeni Kanununun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK. 174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz edilen hükmün yukarıda 2.bentte açıklanan nedenle bozulmasına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle onanmasına...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat yönünden mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı-(karşı davacı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy